Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/8744 E. 2024/2954 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/8744
Karar No
2024/2954
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/377 D. İş, 2022/374 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-17712 DAVA TARİHİ : 15.10.2021 HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi-İtirazın Kabulü İle Davanın Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/50604 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine,İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 29.09.2018 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araçtan yola dökülen yağ nedeniyle davacının sürücüsü olduğu motosikletten düşmesi sonucu meydana gelen tek taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL bakıcı gideri ve 1.200,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 12.700,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile bilirkişi raporu doğrultusunda sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 161.729,29 TL, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 10.844,21 TL ve bakıcı giderine ilişkin tazminat talebini 1.603,12 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunu kabul etmediklerini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, kazanın davacının iddia ettiği şekilde gerçekleştiği hakkında kendi ifadeleri dışında bilgi ve belge bulunmadığını ,yoldaki yağ ve akaryakıt nedeniyle belediye, karayolları ya da ilgili idareye başvurulması gerektiğini, trafik kazasına plakası tespit edilemeyen aracın sebebiyet verdiğinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, hesaplama yapılması durumunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yönteminin esas alınması ve tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıya kusur tespitine yarar evrak sunulmadığı, başvuranın söz konusu iddiasını destekleyen dayanağının kendi soyut beyanı olduğu, bu nedenle başvuru şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; olayın plakası bilinmeyen araçtan yola dökülen yağ nedeniyle motosikletin kayması ve direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle meydana geldiğini, bu hususun kaza tespit tutanağı ve CD çözümlerinden de anlaşıldığını belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararıyla; davacı vekilinin itirazının kabulü ile 01.03.2022 tarihli K-2022/50604 sayılı Sigorta Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, olayın yola yağ dökülmesinden kaynaklı olduğu ve olayın oluş şekli ile kolluk kuvvetleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağının kapsamından olayda davacının herhangi bir kusuru bulunmadığının benimsendiği ve bu itibarla davacının talep edebileceği tazminatların tespiti için aktüerya bilirkişisinden alınan raporda tazminatın usulünce hesaplandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 161.729,26 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 10.844,21 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.603,12 TL bakıcı gideri bedelinin 09.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru şartının gerçekleşmediğini, davacının müvekkilinin eksik evrak talebini yerine getirmediğini, uyuşmazlık konusu kaza ile ilgili dosyadaki belgelerden, olayın oluş şekli ve kusur durumu hakkında kanaat edinilemediğini, kaza hakkında değerlendirme yapılamadığını, bu nedenle dava açma şartı oluşmadığından öncelikle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini, işletilme halinde bulunan aracın kusuru nedeniyle kazanın gerçekleştiğinin ispatlanamadığını, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının hukuka uygun olduğunu, bir motorlu taşıtın yola kaygan madde döktüğünün ispatı bir yana, kazanın davacının kendi kusuru nedeniyle gerçekleşmediğinin ispatlanamadığını, tek taraflı trafik kazasında davacı motorun sürüş hakimiyetini kaybetmiş olduğunu; olayın, tespit edilemeyen bir aracın neden olduğu trafik kazası olmadığını, çarpma bulunmadığını, kazanın tek taraflı olup davacının kazaya kendi idaresindeki motosiklet ile karıştığını, müvekkiline husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, keza eğer yolda bir kayganlık var ise belediye, karayolları ya da ilgili idareye başvurulması gerektiğini, müvekkilinin karayollarının güvenli sürüşe uygun tutulmasından sorumlu olmadığını, ayrıca, cd izleme tutanağında da yola bir başka aracın kaygan madde döktüğünün tespit edilemediğini, İtiraz Hakem Heyetince, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı kaldırılarak, davacının herhangi bir kusuru olmadığı gerekçesiyle %100 kusur üzerinden aleyhte hüküm kurulmuşsa da motosikletin olay anındaki hızı, istiap haddinin aşılması gibi kazaya neden olabilecek diğer etmenlerin araştırılmadığını, tek taraflı beyanla kusur takdirinde bulunulduğunu, dava konusu kazaya, tespit edilemeyen aracın neden olduğunun ispatlanamadığını, görgü tanığı beyanları, kamera kayıtları ve sair delillerin birlikte toplanması ve kuşkuya mahal vermeyecek şekilde kazanın gerçekleştiğinin ispatlanması gerektiğini, denetime elverişli kusur raporu temin edilmemesinin bozma nedeni olup kazanın oluşu hakkında hiçbir inceleme yapılmaksızın plakası tespit edilemeyen aracın %100 kusurlu olduğunun kabulünün hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, olayda motosiklete 3 kişi binilerek açıkça istiap haddi aşıldığından ayrıca başvuranın kask takmaması ve koruyucu ekipman kullanmaması nedeniyle bizzat zararın artmasına kendi kusuruyla sebep olduğundan tazminattan en az %20 oranında indirim yapılması gerektiğini, hükme esas raporun, Sağlık Bakanlığı tarafından yetkili kılınmış sağlık kurum ve kuruluşlarının sağlık kurulları tarafından mevzuata uygun düzenlenmediğini, davacının tazminat talebine dayanak olarak sunduğu raporun alınma yöntemi yönünden mevzuata aykırı olup içerik itibariyle de eksik ve hatalı değerlendirmelerle fahiş maluliyet hesabı yapılmış olması nedeniyle değerlendirmeye alınamayacağını, tazminat hesaplamasının TRH Yaşam tablosu ve % 1,65 teknik faiz dikkate alınarak yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatından müvekkilinin sorumluluğu bulunmamakta olup kabul anlamına gelmemekle beraber SGK'dan ödeme alınıp alınmadığının araştırılmadığını, davadan önce mevzuata uygun sağlık kurulu raporu sunulmadan ve kazanın oluşuna dair yeterli kanaat elde edilebilecek bilgi ve belge ibraz edilmeden, kazanın işletilme halinde bir motorlu taşıtın kusurundan kaynaklandığı ispatlanamadan doğrudan dava yoluna gidildiğinden müvekkilinin temerrüdünden söz edilemeyeceğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araçtan yola dökülen yağ nedeniyle oluştuğu iddia edilen trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri tazminatı ve rapor gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. 6100 sayılı Kanun'un 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olayda, dava konusu olaya ilişkin Hakem Heyetlerince kusur raporu alınmadığı, davalı tarafından ise kusura itiraz edildiği görülmektedir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, dava konusu trafik kazasına ilişkin dosya arasında mevcut tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için konusunda uzman bilirkişiden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir. 3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 3 üncü maddesi uyarınca taşıma sınırı (istiap haddi/kapasite), bir aracın güvenle taşıyabileceği en çok yük ağırlığı veya yolcu sayısını göstermekte olup ikincil mevzuat ve eki cetveller ile aracın trafik tescil belgesinde; yolcu taşıma izni verilen araçlarda azami kaç koltuk bulunacağı, kaç yolcu taşınabileceği, ayakta veya aracın römorkunda yolcu taşınıp taşınamayacağı hususları belirlenmiştir. Davacının, zararın artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir. Somut olayda; davacının sürücüsü olduğu motosiklette sürücü dahil 3 kişinin bulunduğu hususu trafik kaza tespit tutanağı ile sabit olup kazanın da davacı motosiklet sürücüsünün direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi sonucu meydana geldiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla ; taşımanın istiap haddi aşılmak suretiyle yapılmış olduğu nazara alındığında müterafik kusur durumunun oluştuğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 20.03.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi (Karşı Oy) KARŞI OY Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3 üncü maddesi uyarınca taşıma sınırı (istiap haddi/kapasite), bir aracın güvenle taşıyabileceği en çok yük ağırlığı veya yolcu sayısını göstermekte olup ikincil mevzuat ve eki cetveller ile aracın trafik tescil belgesinde; yolcu taşıma izni verilen araçlarda azami kaç koltuk bulunacağı, kaç yolcu taşınabileceği, ayakta veya aracın römorkunda yolcu taşınıp taşınamayacağı hususları belirlenmiştir. Davacının sürücüsü olduğu araç motosiklet olup sürücü ve 2 yolcu ile seyir halinde iken, yol kaplaması üzerine dökülen yağ nedeniyle davacının direksiyon hakimiyetini kaybetmesi suretiyle tek taraflı kaza meydana gelmiş; kaza tespit tutanağında istiap haddinin 2 kişi ile aşıldığı şeklinde tespit yapılmıştır. Sayın çoğunluk tarafından, taşımanın istiap haddi aşılarak yapılması nedeniyle araç sürücüsü olan davacı bakımından bu hususun müterafik kusur teşkil edeceği kabul edilip tazminattan indirim yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Ancak varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. Zira, hak edeceği tazminattan % 20 gibi ciddi oranda indirim yapılmasına karar verilen davacının sürücüsü olduğu motosikletin yaptığı kazanın oluş biçimi de dikkate alınarak kazanın meydana gelmesi ve davacının maluliyetine yol açan yaralanmasıyla istiap haddinin aşılması arasında illiyet bağı olup olmadığı hususunda uzman bilirkişiden rapor alındıktan sonra müterafik kusura ilişkin değerlendirme yapılması hakkaniyete daha uygun olacaktır. Açıklanan biçimde yapılacak araştırma sonucuna göre müterafik kusur durumunun değerlendirilmesi şeklindeki değişik gerekçeyle kararın bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun herhangi bir araştırma yapılmaksızın tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması şeklindeki (3 numaralı bentteki) bozma gerekçesine katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/8744, K. 2024/2954, T. 20.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-8744-e-2024-2954-k-27ddbecc0963