İlk Derece Mahkemesi · Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/574 E. 2024/642 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/574
Karar No
2024/642
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA" GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO: HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI :1- VEKİLLERİ: DAVALI : 2- VEKİLLERİ: DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak;16.07.2021 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu dava dışı sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın düğün konvoyundaki 3 aracın arasında geçerken ... plakalı araç ile çarpması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını, ... plakalı aracın kaza tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı olduğunu, kazaya karışan ve plakası tespit edilemeyen diğer 3 aracın bunduğu, plakaları tespit edilemediğinden diğer davalı ... Hesabının da sorumlu olduğunu, davacının kaza tarihinde eczane işçisi olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davacınıln yaralanması nedeniyle geçici işgöremezlik süresince uğradığı maddi zarar, sürekli işgöremezliği nedeni ile uğranılan maddi zarar, tedavi ve iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zarar ve kaçınılmaz tedavi giderinden doğan maddi zararları (her bir zararı için 1,00-TL) olmak üzere, şimdilik toplam 4,00-TL maddi zararın temerrüdün oluştuğu 22.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olduğunu, kazada sigortalının kusursuz olduğunu, davacıya SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, geçici işgöremezlik ve tedavi giderinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini taleple davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Hesabı A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davalı kurumun mesuliyetinin, kusur oranı ve teminat limitiyle sınırlı olduğunu, kusur oranının tespit edilip, kazaya karışan araçların poliçesinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, geçici işgöremezlik, bakıcı gideri ve tedavi giderinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkin tazminat isteminden ibarettir. Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur. Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır. Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigorta kuruluşu kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. gün itibariyle temerrüde düşecektir. Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Somut olayda davacı, davaya konu trafik kazası neticesinde yaralandığını iddia ederek, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri tazminatı ve tedavi gideri tazminatı istemlerinde bulunmuştur. Davaya konu 16/07/2021 tarihli trafik kazasının sürücü ... ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ... kasabası yolu üzerinde ... mahallesinden ... istikametine seyir halindeyken ... trafik ışıklarından yaklaşık 2250 m. civarında çıkış yaptığında yol kapatan düğün konvoyundaki araçların arasından zikzak yaparak geçmek istediği esnada aracının direksiyon hâkimiyetini kaybederek yolun karşı şeridine geçtiğinde aracının sol ön kapı kısımlarıyla düğün konvoyunda bulunan ve ...' dan ... istikametine gitmekte olan sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracın yanında seyreden düğün konvoyunda hareket eden sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracının ön kısmı ile ... plakalı aracın ön kısmıyla çarpışması, çarpışmaların sonucunda ... ile ... plakalı araçların yol platformu dışında boş arazide, ... plakalı aracın yol üzerinde durabilmesi sonucunda meydana geldiği anlaşılmıştır. Davacı, ... plakalı aracın ZMMS poliçesine dayalı olarak davalı ... Sigorta A.Ş.'nin, kazaya karışan ancak plakası tespit edilemeyen araçlar yönünden ise ... Hesabı'nın oluşan zarardan müteselsilen sorumlu olduklarını iddia etmiştir. ... Hesabı Yönetmeliği'nin 9/1. maddesine göre; Hesaba zorunlu sigortalara ilişkin olarak; a) Sigortalının veya sigortayı yaptırmakla sorumlu olanın tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için, b) Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için, c) Zorunlu sigorta teminat limitleri ile sigorta poliçesinde belirtilen teminat arasındaki fark kadar ödenecek bedensel tazminat tutarları için, ç) Sigorta şirketinin malî bünye zaafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası halinde ödemekle yükümlü olduğu maddi ve bedenselzararlar için, d) Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada,13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işletenin sorumlu tutulmadığı hallerde, kişiye gelen bedenselzararlar için başvurulabilir. Kaza tespit tutanağı ve mevcut raporlar arasındaki çelişkileri giderdiğinden ve dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan 28/04/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile, kazanın oluşmasında ... plakalı araç sürücüsünün % 20, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen üç araç sürücüsünün ise % 80 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Meydana gelen kazada ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olması nedeniyle ZMM poliçesine istinaden davalı ... Sigorta A.Ş., plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücülerinin kusuru nedeniyle ise davalı ... Hesabı davacının zararından müştereken ve müteselsilen sorumludur. Bu kapsamda öncelikle zarar görenlerin davaya konu trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremez hale gelip gelmediğinin tespiti için hangi yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiği belirlenmelidir. Maluliyetin tespiti yönünden hangi yönetmeliğin uygulanacağına ilişkin KTK'da ve TBK'da açık hüküm bulunmadığından bu boşluğun içtihatlarla doldurulması gerekmektedir. Konya BAM . Hukuk Dairesi'nin süregelen uygulamasına göre; 2918 sayılı KTK'nın 90. ve 92. maddeleri ile genel şartlara yapılan atfın 09/10/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı kararı ile iptaline karar verilmesi nedeniyle genel şartların ve Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği ile Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanma kabiliyetinin kalmadığı gerekçesiyle, haksız fiil tarihi 11/10/2008 tarihinde önce ise Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinin uygulanması gerekir. (Konya BAM . HD.'nin 08/02/2023 tarihli, ... E ... K sayılı kararı) AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı iptal kararı karşısında genel şartların uygulanma kabiliyetinin kalmadığı açık ise de, iptal kararı Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği ile Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasına engel değildir. Her ne kadar 01/06/2015 tarihli Genel Şartlar'da bu yönetmeliklere atıf yapılmakta ise de bu yönetmelikler genel şartlardan bağımsız olup, genel şartlara yapılan atfın hatta doğrudan genel şartların yürürlükten kaldırılması bu yönetmeliklerin uygulanmasına engel değildir. Zira bu yönetmeliklerin dayanağı 01.06.2015 tarihli genel şartlar olmayıp, Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği'nin 3. Maddesinde, Erişkinler ... Yönetmeliği'nin de yine 3. Maddesinde belirtildiği üzere bu yönetmeliklerin dayanağı kanundur. Dolayısıyla bu yönetmelikler ya da yönetmeliğe dayanak teşkil eden kanunlar yürürlükten kalkmadığı sürece bu yönetmeliklerin uygulanmasına engel bir durum bulunmamaktadır. Bunun yanında her ne kadar Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihli genel şartların yürürlüğe girmesi ile birlikte uygulanmaya başlanmış ise de; bu yönetmeliğin 30.03.2013 tarihinde yürürlüğe girdiği, yürürlüğe girdiği tarihten 01.06.2015 tarihine kadarki süreçte de uygulanmasına engel bir halin olmadığı, ancak yargı kararları ile bu süreçte Çalışma Gücü ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasının tercih edildiği, tercihin bu yönde kullanılmasına bir engel olmadığı gibi aksi yönde kullanılmasına da bir engel olmadığı, ancak 2918 sayılı KTK'daki atıf nedeniyle 01.06.2015 tarihli genel şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte bu tarihten itibaren Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasının bir zorunluluk olduğu, AYM iptal kararının sadece bu zorunluluğu ortadan kaldırdığı, dolayısıyla yargı organlarının takdir hakkını kullanarak yürürlükte olan yönetmeliklerden herhangi birisini tercih etmesinin mümkün olduğu, Yargıtayca bu takdir hakkı kapsamında hangi tarihler arasında hangi yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik oluşturulan uygulamanın yerleşik hale geldiği, Yargıtay ve diğer BAM uygulamalarının aksine Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği ile Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı yönündeki kabule açık yasal bir engel yoksa da TMK'nın 4. maddesi uyarınca kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkimin, hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği, hakimin takdir hakkını kullanırken keyfi uygulamalardan kaçınmasının gerektiği, yerleşik ve genel kabul gören uygulamaların aksine hareket edilmesinin adil yargılanma ilkesine aykırılık teşkil edeceği ve yargıya güveni ortadan kaldıracağı, Yargıtay uygulamasının da herhangi bir yasa hükmüne aykırılık teşkil etmemesi karşısında KONYA BAM . HD'NİN ANILAN GÖRÜŞÜNE İŞTİRAK EDİLMEMİŞTİR. Kısaca üzerinde durulmasının faydalı olacağı düşünülen bir diğer husus ise, 14/02/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2022 gün ve ... E. ... K sayılı kararı iptal kararıdır. 7237 sayılı yasanın 18. maddesiyle 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklik ile, 09/06/2021 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazaları yönünden maluliyetin tespitinde Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanması yasal zorunluluk haline gelmiştir. Ancak, anılan değişikliğin AYM tarafından iptaline karar verilmesi karşısında bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararının Erişkinler ... Yönetmeliği'nin uygulanmasına engel bir yönü yoktur. Yargıtay . Hukuk Dairesinin yerleşik hale gelen uygulamasına göre; maluliyet belirlemesinin, kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.(Emsal ilam:Yargıtay . Hukuk Dairesi ... E ... K) Davaya konu trafik kazası 16/07/2021 tarihinde meydana gelmiş olup, davacının kalıcı sakatlığının bulunup bulunmadığının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerekir. NEÜ Meram Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından tanzim edilen 22/12/2022 tarihli maluliyet raporu ile, davacının yaralanmasının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre % 10 oranında kalıcı sakatlık niteliğinde olduğu, davacının geçici iş göremezlik süresinin 9 ay, başkasının yardımına muhtaç olduğu sürenin 3 ay ve tedavi gideri zararının 9.000,00 TL olduğu belirlenmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ibraz edilen 05/01/2023 tarihli mütalaa niteliğindeki rapor ile davacının yaralanmasının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre % 6 oranında kalıcı sakatlık niteliğinde olduğu, davacının geçici iş göremezlik süresinin 6 ay ve başkasının yardımına muhtaç olduğu sürenin 1 ay olduğu belirlenmiştir. Her iki rapor arasındaki çelişkileri giderdiğinden ve dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından tanzim edilen 16/03/2023 tarihli maluliyet raporu ile, davacının yaralanmasının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre % 5 oranında kalıcı sakatlık niteliğinde olduğu, davacının geçici iş göremezlik süresinin 9 ay, başkasının yardımına muhtaç olduğu sürenin 3 ay ve tedavi gideri zararının 9.000,00 TL olduğu belirlenmiştir. 16/03/2023 tarihli rapordaki değerlendirilmelerin dosya kapsamına uygun olduğu kabul edildiğinden davacının kalıcı sakatlık oranının % 5, geçici iş göremezlik süresinin 9 ay, başkasının yardımına muhtaç olduğu sürenin 3 ay ve tedavi gideri zararının 9.000,00 TL olduğu kabul edilmiştir. Tazminat hesabının ne şekilde yapılacağı konusunda 2918 sayılı KTK'da ve 6098 sayılı TBK'da açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu kapsamda hesaplamanın yargı kararları ile yerleşik hale gelen uygulamalara göre yapılması gerekir. Hesaplamalarda prograsif rant yönteminin uygulanması konusunda herhangi bir görüş farklılığı yoksa da bakiye yaşam süresinin tespitinde hangi yaşam tablosunun esas alınacağı konusunda Konya BAM . HD. nin uygulamaları ile Yargıtay uygulamaları farklılık arz etmektedir. Konya BAM . HD.'nin yerleşik hale gelen uygulamalarına göre, 2918 sayılı KTK ile genel şartlara yapılan atfın, AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı kararı ile iptaline karar verilmesi nedeniyle bakiye yaşam süresinin PMF 1931 yaşam tablosuna göre belirlenmesi gerekir. (Konya BAM . HD.'nin 17/02/2023 gün ve ... E ... K) TRH 2010 yaşam tablosunun, genel şartların yürürlüğe girmesiyle uygulanmaya başlandığı, önceki dönemde PMF 1931 yaşam tablosunun uygulandığı bilinen bir gerçektir. Genel şartların yürürlüğe girmesinden önceki dönemde, her ne kadar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay Dairelerinin uygulamalarına istinaden PMF 1931 yaşam tablosu esas alınmaktaysa da TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınmasına da engel yasal bir düzenleme bulunmamaktaydı. Genel şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte, KTK'da genel şartlara yapılan atıflar nedeniyle, hesaplamalarda TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması yasal bir zorunluluk haline gelmiş, devam eden süreçte ise AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı iptal kararı ile bu zorunluluk ortadan kalkmıştır. Hemen belirtilmelidir ki, iptal kararı ile sadece bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararı TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasını imkansız hale getirmemiştir. Gelinen aşamada, mahkemeler takdir yetkisi kapsamında gerek PMF 1931 yaşam tablosunu, gerekse TRH 2010 tablosunu esas alabilecektir. Ancak takdir hakkının, 4721 sayılı TMK'nın 4. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun olarak kullanılması gerekir. Bu takdir hakkı kapsamında, genel kabul gören yaşam tablosunun esas alınması hakkaniyete daha uygun olacaktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 02/12/2021 tarihli, ... E, ... K sayılı ilamı ve 21/12/2021 tarihli, ... -... E., ... K sayılı ilamı ile bakiye yaşam süresinin tespitinde ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması gerektiğine işaret etmiştir. Yine, Yargıtay Daireleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin uygulamaları da bu yönde olmuştur. Bu nedenle, TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınmasının hakkaniyete daha uygun olacağı kabul edildiğinden, Konya BAM . HD.'nin PMF 1931 yaşam tablosunun dikkate alınmasına yönelik görüşüne iştirak edilmemiştir. Kısaca üzerinde durulmasının faydalı olacağı düşünülen bir diğer husus ise, 14/02/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2022 gün ve ... E. ... K sayılı kararı iptal kararıdır. 7237 sayılı yasanın 18. maddesiyle 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklik ile, 09/06/2021 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazaları yönünden bakiye yaşam süresinin tespitinde TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanması yasal zorunluluk haline gelmiştir. Ancak, anılan değişikliğin AYM tarafından iptaline karar verilmesi karşısında bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararının TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasına engel bir yönü yoktur. Dosya kapsamına ve belirtilen kriterlere uygun olduğundan hükme esas alınan 03/07/2024 tarihli bilirkişi raporu ile davacının sürekli iş göremezlik zararının 533.852,98 TL, geçici iş göremezlik zararının 20.777,93 TL, bakıcı gideri zararının 10.732,50 TL ve tedavi gideri zararının 9.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır. Somut olayda, davacıya atfedilebilecek bir müterafik kusur tespit edilmediğinden hesaplanan tutardan müterafik kusur indirimi yapılamayacağı kabul edilmiştir. Davacı vekili, 10/07/2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı istemini 533.852,98 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı istemini 20.777,93 TL'ye, bakıcı gideri tazminatı istemini 10.732,50 TL'ye ve tedavi gideri tazminatı istemini 9.000,00 TL'ye çıkarmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... E. ... K. sayılı ilamı; "Bu itibarla, kazaya neden olan her iki aracın zorunlu mali sorumluluk sigortalarının ayrı ayrı poliçe limitlerinin toplamı esas alınarak, her bir sigortanın kendi sigortalısının kusuruna göre ve toplam gerçek destek zararları karşılanana kadar ayrı ayrı kendi limitlerine göre sorumlu oldukları gözetilerek hüküm kurulması gerekir. Somut olayda davacıların talep hakları olan destekten yoksunluk tazminatı davacı eş Dilek için 227.459,45 TL, davacı Beyza için ise 64.105,08 TL olarak hesaplanmış olup, gerçek tazminat miktarının her iki sigorta şirketinin kişi başı sakatlanma ve ölüm halinde poliçe limiti olan 160.000,00 TL’nin üzerinde olduğu belirgindir. Bu durumda, davalı sigorta şirketlerinin ayrı ayrı poliçe limitlerinin toplamı dikkate alınarak karar verilmesi gerektiğine işaret eden yerel mahkeme direnme kararı yerindedir." Davaya konu trafik kazası 16/07/2021 tarihinde meydana gelmiş olup, kaza tarihi itibariyle geçerli ZMMS poliçesi yaralanma teminat klozu limitinin 430.000,00 TL olduğu, oluşan zarara 4 farklı aracın sebebiyet vermesi nedeniyle davalıların sorumluluğunun poliçe limitlerinin toplamı kadar olduğu kabul edilmiştir. Dolayısıyla davacının sürekli iş göremezlik tazminatı isteminin limiti aşmadığı sonucuna varılmıştır. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında ... plakalı araç sürücüsünün % 20, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen üç araç sürücüsünün ise % 80 oranında kusurlu olduğu, meydana gelen kazada ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olması nedeniyle ZMM poliçesine istinaden davalı ... Sigorta A.Ş., plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücülerinin kusuru nedeniyle ise davalı ... Hesabı'nın oluşan zarardan müteselsilen sorumlu olduğu, kaza neticesinde yaralanan davacının sürekli iş göremezlik zararının 533.852,98 TL, geçici iş göremezlik zararının 20.777,93 TL, bakıcı gideri zararının 10.732,50 TL ve tedavi gideri zararının 9.000,00 TL olduğu, davalıların bu zarardan müteselsilen sorumlu oldukları sonucuna varıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN KABULÜ ile, 533.852,98 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 20.777,93 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 10.732,50 TL bakıcı gideri tazminatı ve 9.000,00 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 574.363,41 TL tazminatın 22/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 39.234,76 TL harçtan, peşin alınan 2.042,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 37.192,06 TL eksik harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 1.600 TL. yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 4-Davacı tarafından yapılan 2.123,40 TL harç gideri, 2.237,17 TL SÜ maluliyet rapor masrafı, 2.065,00 TL NEÜ maluliyet rapor masrafı ve 13.923,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 20.348,57 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı ... Hesabı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Kendisini vekille temsil eden davacı için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 90.154,51 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/10/2024 Katip Hakim e-imzalıdır e-imzalıdır 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre Elektronik İmzalıdır.

Atıf: Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/574, K. 2024/642, T. 10.10.2024, www.arakarar.com/karar/konya-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-574-e-2024-642-k-89538f0f0d07