Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/1520 E. 2024/2828 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1520
- Karar No
- 2024/2828
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/648 E., 2021/695 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-26780 DAVA TARİHİ : 22.01.2021 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kısmen Kabulü/ İtirazın Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/72075 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.05.2016 tarihinde davacının idaresindeki motosiklet ile davalı nezdinde ZMMS poliçesi olan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini toplam 324.519,10 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının tahkim başvurusundan önce davacıya % 2 maluliyet oranı, % 75 kusur oranına göre 28.06.2017 tarihinde 8.795,76 TL ödeme yaptığını, davacının dosyaya sunduğu maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatından poliçe teminatı kapsamında sorumlu olmadığını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında alınan rapora göre davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davacının dosyaya sunduğu raporda davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin % 16,4 oranında, geçici iş göremezlik süresinin 300 gün, geçici bakıcı süresinin 150 gün olduğunun tespit edildiği, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre tazminatın aktüer bilirkişi raporu ile 316.115,21 TL sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplandığı, davalının tahkim başvurusundan önce davacıya 28.06.2017 tarihinde 8.795,76 TL kısmi ödeme yaptığı, kısmi ödemenin ödeme tarihindeki verilere göre yetersiz olduğunun tespit edildiği, kaza tarihindeki sakatlık teminat limitinin 310.000,00 TL olduğu, kısmi ödemenin poliçe teminat limitininden mahsubu ile bakiye sürekli iş göremezlik zararının belirlendiği gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile 301.204,24 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı, 12.023,37 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 8.235,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 321.462,61 TL tazminatın 24.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, davacı lehine 30.950,00 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacının dosyaya sunduğu ve hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatından sorumlu olmadığını, bakıcı gideri tazminatından % 50 oranında indirim yapılması, davacı motosiklet sürücüsünün kaza esnasında kask ve koruyucu tertibat kullanmaması sebebiyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, poliçe teminat limitinin 310.000,00 TL olup, sürekli iş göremezlik tazminatı ile teminatın tüketildiğini, bu nedenle geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatına ilişkin talebinin reddine karar verilmesi, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalının poliçe teminatına göre geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatından sorumlu olduğu, tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre doğru olarak hesaplandığı, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin femur kırığına bağlı diz eklemi kısıtılığı ve radius kırığına bağlı el bileği kısıtlılığı olduğu, davacının kaza esnasında kask takıp takmamasının meydana gelen maluliyet arasında illiyet bağı bulunmadığı, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılamayacağı, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davacı lehine AAÜT'ye göre tam oranda nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusuna konu ettiği nedenlerle, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının isabetli olduğu, davalının poliçe teminatı kapsamında geçici bakıcı gideri tazminatından sorumlu olduğu, bakıcı giderinden indirim yapılamayacağı, davacının kaza esnasında kask takıp takmamasının meydana gelen maluliyet ile arasında illiyet bağı bulunmadığı, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılamayacağı, kaza tarihinde ZMMS poliçesinde sakatlık teminat limitinin 310.000,00 TL, tedavi gideri teminat limitinin 310.000,00 TL olarak belirlendiği, geçici bakıcı gideri tazminatının tedavi gideri teminat limiti kapsamında olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda, kaza sonrası düzenlenen ve hükme esas alınan... Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 25.11.2020 tarihli raporunun Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği anlaşılmaktadır. 21.05.2016 kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlüktedir. İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden davacının güncel muayenesi yapılarak olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun biçimde, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 3. Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlal etmesi hali 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesinde özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlali halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddi zararın türleri; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar şeklinde düzenlenmiştir. Kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan davacının, gelir getirici bir işte çalışmadığı, dolayısıyla geçici iş göremezlik süresince mahrum kaldığı herhangi bir kazancının bulunmadığı, buna göre davacının geçici iş göremezlik zararının da doğmadığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında alınan aktüer bilirkişi raporunda kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan ve gelir getirici bir işte çalıştığı tespit edilemeyen davacı için geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanmıştır. Şu durumda, Hakem Heyeti tarafından söz konusu rapor benimsenerek davacı lehine geçici iş göremezlik tazminatını da kapsar şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 4. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 18.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.