Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/437 E. 2023/5792 K. – Maddi Ve Manevi
Konu: Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/437
- Karar No
- 2023/5792
- Karar Tarihi
- Konu
- Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1589 E., 2021/1688 K. HÜKÜM/KARAR : Red/ Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/300 E., 2021/400 K.
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Kocaeli 1.Asliye Ticaret Mahkemesinde müvekkili ile davalılardan UM Deniz San. A.Ş arasında görülmekte olan tazminat davasında, Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde ek dava ikame edilmek suretiyle müvekkili şirket aleyhine ihtiyati haciz kararı verildiğini, bu esnada davalı ...'nin ek dava ve icra dosyasına konu alacakları ile her türlü talep, takip ve dava hakkını diğer davalı...'a devrettiğini, kendilerinin ihtiyati haczin kaldırılması için 100.000 USD teminat yatırdıklarını ve ihtiyati haczin kaldırıldığını, davanın da dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, yatırdıkları teminatı iade aldıklarını ancak haksız şekilde uygulanan ihtiyati haciz sebebiyle müvekkilin uğramış olduğu maddi ve manevi zararların tazmini için davalılar tarafından yatırılan 118.250,00 TL tutarındaki teminatın maddi tazminat olarak, 10.000,00 TL'nin ise manevi tazminat olarak ihtiyati haciz tarihi olan 20.10.2020 tarihinden ihtiyati haczin kaldırıldığı 17.05.2021 tarihine kadar işlemiş olan yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesi isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP Davalı vekili cevap sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının arabuluculuk süreci tamamlanmadan eldeki davayı açtığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; haksız geçici hukuki koruma sebebiyle ortaya çıkan tazminat taleplerinin zorunlu arabuluculuk kapsamı dışında olduğunu, mahkeme tarafından verilen 1 aylık süre içinde de arabuluculuğa başvurduklarını, arabulucu tarafından 21.06.2021 tarihinde düzenlenen davet mektubunun dosyaya iletildiği, ilk toplantı tarihinin 01.07.2021 olarak belirlendiğini belirterek mahkemece verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca ticari uyuşmazlıklarla ilgili açılan davalarda dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurmuş olmanın dava şartı haline getirildiği, eldeki davanın da ticari dava niteliğindeki haksız ihtiyati hacizden kaynaklı tazminat davası olması sebebiyle dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması gerektiği ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18-A-2 maddesine göre de davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemesinin zorunlu olduğu ve tüm bu açıklamalara göre; arabuluculuk dava şartına tabi eldeki davada, davacının arabuluculuk son tutanağını dava dilekçesine eklemediği, mahkemece verilen 1 haftalık süre içerisinde de tutanağın sunulmadığı, mahkemece dosya üzerinden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; haksız ihtiyati haciz nedeniyle açılacak tazminat davalarında haksız fiillere uygulanan 2 yıllık genel zamanaşımı süresinin uygulandığını, eldeki davada da 2 yıllık genel zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini, mahkemenin tazminat davasını açmak için kendilerine 1 aylık süre verdiğini, haksız geçici hukuki koruma sebebiyle ortaya çıkan tazminat taleplerinin zorunlu arabuluculuk kapsamı dışında olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, haksız ihtiyati haciz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A ve 4 üncü maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18-A-2 nci maddesi, 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.