Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/482 E. 2023/5818 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/482
- Karar No
- 2023/5818
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11 Hukuk Dairesi SAYISI :2021/818 -2021/1259 HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ :Bergama 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/246 - 2017/384
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ile davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacılar vekili tarafından istenilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davacılar vekili Avukat ... geldi. Davalı .... ve diğer davalılar tarafından gelen olmadı. Davacılar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 02.05.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 11.09.2007 tarihinde davalı ...'nin yol çalışması yaptığı alana müvekkili ...'ın eşi diğer müvekkillerinin babası olan ...'in motosiklet ile girmesi üzerine granit parkelerin sökülmüş olması ve gerekli uyarı önlemlerinin alınmaması nedeniyle tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkillerinin desteğinin vefat ettiğini ileri sürerek, müvekkillerinin her biri için ayrı ayrı 40.000,00'er TL manevi tazminatın davalı ... ve davalı ...'den müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle, 3.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, talep artırım dilekçesiyle talebini davacı eş ... için 11.394,20 TL, davacı çocuk Aşkın Nur için 118.728,99 TL davacı çocuk Doğan Refik için 131.087,90 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı .... vekili, olay tarihindeki Metoroloji-Soma yolu kavşağı arasındaki yol bakım ihalesinin müvekkiline ihale edilmediği için müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, davalı ... zaman zaman müvekkili şirket işçisi olarak çalışsa da olay tarihi itibariyle müvekkili şirkette çalışmadığını, adı geçen davalı müvekkili şirketin çalışanı olduğu zamanda bile asıl görevinin belediye inşaat kontrolörlüğü olup müvekkili şirket adına kontrolörlük yapmadığını, bu kişinin müvekkili şirket çalışanı olarak kabul edilmesi halinde de mesleki bilgi ve yeteneğe sahip ve eğitimlerini almış bir inşaat teknikeri niteliği taşıdığını, ceza dosyasında alınan raporlara göre davacıların desteğinin asli kusurlu olduğunu, fahiş tazminat talep edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müteveffanın sürücü belgesi olmadan kask takmadan, 1,58 promil alkollü olarak şehir içi hız limitinin çok üstünde 80 km hız ile seyrederken orta refüje çarparak yol çalışmasının bulunduğu yola girdikten sonra motosikletin üstünden fırlayarak yere düştüğünü, bu şekilde hayatını kaybettiğini, müteveffanın kendi kusuru ile kazanın meydana geldiğini, ceza yargılaması sonucunda müteveffa asli, müvekkili tali kusurlu olarak kabul edilmiş ise de tanık beyanlarından gerekli önlemlerin alındığının anlaşılacağını, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, yol onarım işini yapan taşeron firma ile iş yaptıran Beta şirketi arasındaki sözleşme ve eki, yapım işleri genel şartnamesinin 9. maddesine göre yüklenicinin işyeri ve çevresindeki bölgede yeterli güvenlik önleminin alınmaması sebebiyle doğabilecek hasar ve zararın ödenmesinden sorumlu olduğunu, aynı sözleşmeye ek iş çizelgesinde sorumlu olarak inşaat teknikeri olan müvekkili ...'nin ismi çizilerek sorumlu olarak inşaat mühendisi Önder Öngel'in tayin edildiğini, kazaya neden olduğu iddia edilen yol yapımının şantiye şefi sorumlusu inşaat mühendisi Önder Öngel'e ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Ergo Sigorta Şti vekili, müteveffanın müvekkili nezdinde sigortalı motosikletin sürücüsü ve maliki olup müteveffanın kusuruyla kaza gerçekleşmesi halinde tazminat istenemeyeceğini, diğer davalıların kusurlu olması halinde de müvekkilinin tazminat sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, olay tarihi itibariyle kişi başı maddi teminat poliçe limitinin 80.000,00 TL olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEMENİN İLK KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulü ile Davacı ... Yörür için 4.557,68 TL, Davacı ... için 47.491,60 TL, Davacı ... için 52.808,57 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan Beta Ulaşım Temizlik Tic. Ltd. Şti. ve ... yönünden kaza tarihi olan 11.09.2007 tarihinden itibaren; diğer davalı Ergo Sigorta Şirketi yönünden dava tarihi olan 04.06.2014'den itibaren işleyecek yasal faizi (davalı ... yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, Davacı ... Yörür için 25.000,00 TL, Davacı ... için 25.000,00 TL, Davacı ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan Beta Ulaşım Temizlik Tic. Ltd. Şti. ve ...'den kaza tarihi olan 11.09.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tüm taraflar vekileri ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'nin 11 Hukuk Dairesi'nin 09.07.2019 tarih ve 2018/628-2019/1086 sayılı kararıyla; davalı ... yönünden poliçe limiti belirtilmediği, diğer davalılar yönünden ise manevi tazminat miktarının yüksek olduğu gerekçesiyle HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararı kaldırılıp maddi tazminat hükmü aynen tekrar edilip maddi tazminat yönünden davalı sigortanın toplam 80.000,00 TL limitle sorumlu olduğu açıklanıp, manevi tazminatın 10.000,00' er TL olarak belirlenmesine dair yeniden hüküm kurulmuştur.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 26.10.2020 tarih ve 2019/4454 - 2020/6227 sayılı kararı ile; davalıların tüm tazminattan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları ve sigorta şirketinin 80.000,00 TL poliçe limitiyle sorumlu olduğu belirtilmiş ise de davacılar lehine hükmedilen tazminat toplamı 80.000,00 TL'nin üzerinde olduğu, bu şekilde gerekçe ile hüküm arasında uyumsuzluk oluştuğu ve bu hususun hükmü çelişkili hale getirdiği, infazda tereddüt yarattığı gerekçesiyle hükmün davacı ve davalı ... yararına bozulmasına tarafların maddi tazminata ilişkin diğer itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, tarafların manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının hükmün miktar yönünden kesin olması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bergama İcra Müdürlüğü'nün 2018/375 E sayılı takip dosyası infazda gözetilmek ve tahsilde tekerrür etmemek koşuluyla davacı ... Yörür için 11.394,20 TL, davacı ... için 118.728,99 TL, davacı ... ... için 99.367,42 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan Beta Ulaşım Temizlik Tic. Ltd. Şti. ve davalı ... yönünden kaza tarihi olan 11.09.2007 tarihinden itibaren; diğer davalı Ergo Sigorta A.Ş. yönünden ise dava tarihi olan 04.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle(davalı ... şirketinin poliçe limiti gözetilerek davalı ..., davacı ... için 3.972,00 TL, davacı ... için 41.389,00 TL, davacı ... için 34.639,00 TL'sinden müteselsilen sorumlu olmak koşuluyla) davalılardan müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, davacı ...'in fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, davacı ... Yörür için 10.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan Beta Ulaşım Temizlik Tic. Ltd. Şti. ve ...'den kaza tarihi olan 11.09.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davacı eşin evlendiği tarihten itibaren onun payının cocuklara devredilmesi gerekirken yapılmadığını, destekten yoksun kalma tazminatının bilinmeyen döneminin hesabına esas ücreti hatalı olarak tespit edildiğini, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının çok düşük olduğunu belirterek kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde ; bozmadan sonra tekrar hesap raporu alınması ve tazminatın yükseltilmesinin hatalı olduğunu, davacının maddi tazminatı temyiz etmediğini, davanın zamanaşımına uğradığını, kazanın meydana geldiği yerin yapım işinin belediye tarafından kendilerine verildiğini ancak sözleşmeyi göndermediklerini sorumluluklarının bulunmadığını, kusurlarının bulunmadığını, manevi tazminat miktarlarının yüksek olduğunu, hesap raporunda destek sürelerinin her iki çocuk için de 22 yaşın esas alınmasının hatalı olduğunu, SGK'dan alınan tazminatın indirilmesi gerektiğini, ayrı ayrı dava ret sebebi olduğundan kendilerine ayrı vekalet ücretinin hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyetine ve kapsamına göre uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın yoldaki çalışma nedeniyle karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu sigortalı araçta bulunan sürücünün vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu ve devamı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91 inci maddesi.
3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı; bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekilinin aşağıdaki (2) numaralı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları ile davalı ... vekilinin (3) numaralı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Hükme esas alınan hesap raporunda desteğin pay dağılımında davacı eşin destek payı olarak verilen 2 payın, davacı eşin evlenme tarihinden sonra diğer davacılar olan çocuklara dağıtılmadan hesaplama yapıldığı görülmektedir. Ayrıca hükme esas hesap raporu, bozma ilamı sonrasında alınmış olup, kaza tarihinde yürürlükte olan yasal düzenlemeler dikkate alınmadan güncel olarak kullanılan TRH Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile hesaplama yapıldığı görülmektedir.
Bu durumda mahkemece, kaza tarihinde yürürlükte olan PMF Yaşam Tablosu ile desteğin bakiye ömrünün belirlenmesi ve prograsif rant yöntemi ile hesaplama yapılması, yapılacak hesaplamada desteğin pay dağılımı yapılırken davacı eşin yeniden evlendiği tarih itibariyle destek payının ondan alınarak çocuklarına eşit şekilde dağılımının yapılması gerektiği için hesap bilirkişisinden ek raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır.
3.Somut olayda hükme esas alınan kusur raporunda tek taraflı trafik kazası yapan davacıların desteğinin %60 oranında kusurlu olduğu, kazanın meydana geldiği yolun yapımını yürüten kurum ve kişilerin ise %40 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. 12.08.2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'na göre sürücü olan desteğin kusurunun destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatındaki davacılara yansımayacağının mahkemece kabulünde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak somut olayın bağlamında davacıların tespit edilen zararı, trafik sigortası poliçe limitinin çok üzerinde tespit edilmiş olması ve hükmedilen maddi tazminat miktarları dikkate alındığında, davalıların iç ilişkide biribirlerine rücu imkanının ortadan kalktığı görüldüğünden, mahkemece davalıların kusur durumlarına göre ayrı ayrı sorumlu olduğu miktarlar belirlenerek hüküm altına alınmak üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4. Bozma nedeni ve şekline göre davalı ... vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekili ile davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm BOZULMASINA,
3. Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin vekalet cüretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına
8.400,000 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacılara verilmesine, Peşin alınan temyiz harclarının istek halinde davalı ...'ne ve davacılara iadesine,
02.05.2023 tarihinde üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
KARŞI OY
Destekten yoksun kalma tazminatı esas itibari ile fiili desteklik olgusuna dayanmakta ve bu tazminatı talep edenin ölen kişinin sağlığında iken fiilen kendisine destek olduğunu ispatlaması gerekmektedir. Ölüm olayı gerçekleşmeden fiili desteklik olgusu ispat edilmiş ise, ölüm olayı gerçekleşmemiş olsaydı desteklik ilişkisinin gelecekte de devam edeceği karine olarak kabul edilmektedir. Somut olayda, davacı eşe, ölen eşin sağlığında destek olduğu bilindiğine göre ölmemiş olsaydı desteklik ilişkisinin yine devam edeceğinin kabulü gerekir. Dolayısıyla fiili durumda eşlerden biri ölmeden veya boşanma gerçekleşmeden diğer eş başka birisi ile evlenemeyeceğine göre sağ kalan eşin destek payının her halde ayrılması lazım gelir. Nitekim aktüerya bilirkişisi de desteğin ölümünden bir süre sonra evlenmiş olan davacı eşin destek tazminatını evlenme tarihine kadar hesaplamış, ancak yeni evlilik destek eşin ölümü sebebiyle gerçekleştiğinden destek yaşamış olsaydı böyle bir evlilik gerçekleşmeyeceğinden ve destek gelirinin iki payını eşine vermeye devam edeceğinden sağ kalan eşin destek payını ayırmaya devam etmiştir. Gerek fiili desteklikte, gerekse farazi desteklikte fiilen destek almak veya destek alacağı kabul edilmek farklı şeydir. Hukuki sebeplerle destek tazminatı talep edememek farklı şeydir. Ölen eşin yaşamış olsaydı hem davacı eşine hem de çocuklarına destek olacağı kabul edildiğine ve bunun gelecekte fiilen gerçekleşmeye devam edeceği benimsendiğine göre ölüm olayına bağlı ve bu olaydan sonra gerçekleşen durum sebebiyle (yeniden evlenme sebebiyle) bu andan itibaren destek tazminatı alamayacak eşin payının destek tazminatı hesaplanırken ayrılması uygulaması doğrudur. Bir an için bu görüşün yerinde olmadığı düşünülse bile desteklik ilişkisi faraziyeye dayandığından bu kez de ölenin yaşına, cinsiyetine göre yaşasaydı yeniden evlenip evlenmeyeceğinin tayin edilmesi ve evlenme ihtimali varsa evleneceği müstakbel eşi için destek payı ayrılması gerekeceğinin değerlendirilmesi icap etmektedir. Açıklanan sebeplerle halen hayatta olan eşin destek payının ayrılmasına yönelik uygulamayı doğru bulduğumdan, onun payının çocuklara aktarılmasına yönelik bozma kararına katılmıyorum.