Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/12709 E. 2024/10272 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/12709
- Karar No
- 2024/10272
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/698 Değişik İş, 2022/715 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/İtirazın Vekalet Ücretine Yönelik Kabulü İle Uyuşmazlık Hakem Heyeti Kararı Kaldırılarak Davanın Kabulü SAYISI : K-2022/105816
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın vekalet ücretine yönelik kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın 17.07.2020 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olan davacının yaralandığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 nci maddesi gereğince 5.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsili talep etmiştir. Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile dava değerini 75.869,68 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik belge ile başvuru yapıldığını, davacı tarafından sunulan raporun hükme esas alınamayacağını, kaza nedeniyle davacının sürekli iş göremezliğinin oluşmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesini, müvekkilinin dava tarihinden yasal faizden sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre davacının zararını belirleyen rapora itibar edilerek davanın kabulü ile 75.869,68 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 17.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvuru şartının yerine getirilmediğini, kaza nedeniyle davacının sürekli iş göremezliğinin oluşmadığını, davacının zararının %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücünün kusurunun belirlenmesi gerektiğini, davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren faize hükmedilebileceğini, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıya yapılan başvurunun usulüne uygun olduğu, davacı tarafından sunulan raporun olay tarihindeki yönetmeliğe uygun olduğu, davacının zararının Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde tespit edildiği, davacı yolcu olduğundan kusur raporu alınmasına gerek görülmediği, davacının ev hanımı olması nedeniyle SGK ödemesinden söz edilemeyeceği, davalının temerrüt tarihinden itibaren faizden sorumlu olduğu, bu yönlere ilişkin itirazın yerinde olmadığı, ancak davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinde Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası gözetilmeyerek fazla vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olması nedeniyle davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazının kabulünün gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 75.869,68 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 17.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili yararına tam ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olan davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun(6098 sayılı Kanun) 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun'un) 85, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin(AAÜT) 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, davacı tarafından usulüne uygun başvuru yapılmış olmasına, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40-2020/40 sayılı kararı sonrasında %1,8 teknik faizin uygulanma imkanı olmamasına, kazanın tek taraflı olması ve davacının da yolcu olması sebebiyle kusur raporu alınmadan karar verilmesinde isabetsizlik olmamasına, olay iş kazası olmadığından SGK ödemesinin araştırılmasına gerek görülmemesine, temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin yerinde olmasına, İtiraz Hakem Heyetince maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olması ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Somut olayda hükme esas alınan İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalınca düzenlenen 27.08.2021 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası vücudunda oluşan kalıcı yara izleri (skar) nedeniyle meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranı %5 olarak hesaplanmış, İtiraz Hakem Heyetince bu rapor hükme esas alınmıştır. Ancak davacının vücudunda oluşan yara izlerinin yönetmelikte belirlenen kriterleri karşılayıp karşılamadığı hususunda tereddüt hasıl olmuştur. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı, vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu hükme esas alınan raporu düzenleyen hastane dışında davacının ikametgahına en yakın yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp (karara davacı tarafından itiraz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,04.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.