Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/13662 E. 2024/11762 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/13662
- Karar No
- 2024/11762
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/741 Değişik İş, 2022/741 Karar
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmayan motorsiklet sürücüsünün yaya konumunda olan davacıya çarpması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını ve davacının malul kaldığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 nci maddesi uyarınca 40.000,00 sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında bedel arttırım dilekçesi ile talebini 168.004,46 TL'ye arttırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2021.E.29328 sayılı dosyasında davacının başvurusunun usulden reddine karar verildiğini, eldeki davanın kesin hüküm sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı kuruma kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmış maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığından usulüne uygun yapılmış bir başvurudan bahsedilemeyeceğini, zorunlu trafik sigortası bulunmayan araç sürücüsüne kusur atfedilemeyeceğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,65 teknik faiz yöntemi esas alınarak yapılması gerektiğini, davalı kuruma usulüne uygun başvuru yapılmadığından davalının temerrütünün söz konusu olmadığını ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyaya başvuru aşamasında sunulan raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olmadığı, bu nedenle davalı sigorta şirketine usulüne uygun yapılmış bir başvurudan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle başvurunun dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvuru aşamasında dosyaya sunulan ve Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 01.12.2021 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak, rapor düzenlemeye yetkili sağlık kuruluşunda görevli yeterli sayıda ve alanında uzman hekim tarafından hazırlandığı, bu haliyle dava şartı eksikliğinin tamamlanmış olduğu, her ne kadar davalı vekili tarafından kesin hüküm itirazında bulunulmuş ise de Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2021.E.29328 sayılı dosyasında başvurunun usulden reddine karar verildiği gözetildiğinde eldeki dava yönünden kesin hüküm teşkil etmediği, zorunlu trafik sigortası bulunmayan araç sürücüsünün olay yerinden ayrılması ve davacının da hastaneye kaldırılması nedeniyle kaza tespit tutanağının düzenlenmediği, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/45024 soruşturma nolu dosyasında trafik bilirkişisinden alınan kusur raporunda, zorunlu trafik sigortası bulunmayan araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 74üncü maddesinde yer alan ''sürücüler, yaya veya okul geçitlerine yaklaşırken yavaşlamak zorundadırlar'' kuralını ihlal ettiği, bu nedenle asli ve tam kusurlu olduğu, yaya geçidini kullanarak yolun karşı tarafına geçmekte olan davacının ise kusurunun bulunmadığının belirlendiği, aktüer bilirkişi raporunda, davacının % 8 oranında maluliyeti, zorunlu trafik sigortası bulunmayan araç sürücüsünün % 100 oranında kusuru, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile davacının isteyebileceği tazminat tutarının belirlendiği ve aktüer bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesis edilerek davanın kabulü ile 168.004,46 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 24.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın, dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, hükme esas alınan raporun mevzuata uygun olmadığını, maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, tarafların kusur durumunun belirlenmesi için kusur raporu alınması gerektiğini, tazminat tutarının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz yöntemi esas alınarak belirlenmesi gerektiğini ve davalının temerrütü söz konusu olmadığından temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve özellikle kesin hüküm teşkil ettiği ileri sürülen Sigorta Tahkim Komisyonu’nun 2021.E.29328 sayılı başvuru dosyasında başvurunun usulden reddine karar verildiğinin anlaşılmasına, davacı tarafından yapılan başvurunun usul ve yasaya uygun olmasına, tazminatı Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun biçimde ve usulünce hesap eden aktüer raporunun ve tarafların kazadaki kusur oranlarını oluşa ve dosya kapsamına uygun biçimde belirleyen kusur raporunun karara esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, temerrüt tarihi olan 24.12.2021 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken İtiraz Hakem Heyetince sehven 24.12.2022 tarihinden itibaren faize hükmedildiği ve bu durumun davalı lehine olup aleyhe bozma yasağı gereği bozma nedeni yapılmamış olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Davacı vekili tarafından Sigorta Tahkim Komisyonuna, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 01.12.2021 tarihli maluliyet raporu ile başvuru yapıldığı, bu raporda davacının 24.05.2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı arızası nedeniyle 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca maluliyet oranının % 8 oranında belirlendiği anlaşılmaktadır. Dosya içeriğinden; Sigorta Tahkim Komisyonu’nun 2021.E.29328 sayılı başvuru dosyasında, davacı tarafından dosyaya sunulan ve Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 23.09.2020 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olmadığı, verilen kesin sürede istenilen yönetmeliğe uygun maluliyet raporunun dosyaya sunulmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiği, söz konusu maluliyet raporunda davacının maluliyet oranının % 3 olarak belirlendiği ve bu haliyle davacı hakkında düzenlenen maluliyet raporları arasında açık bir çelişki meydana geldiği anlaşılmaktadır. O halde İtiraz Hakem Heyetince; davacının kaza tarihi ve sonrasındaki tüm tedavi evrakları da eklenerek, davacıya ait dosyada mevcut maluliyet raporları da irdelenmek ve çelişkileri gidermek suretiyle, Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden kaza tarihinde yürürlükte olan 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanının da yer aldığı heyetten rapor alınıp, sonucuna göre, davalı lehine usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,28.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.