Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/443 E. 2024/6615 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/443
- Karar No
- 2024/6615
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/417 Esas, 2022/422 Karar KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Tavşanlı Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2016/24 Esas, 2020/53 Karar
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Tavşanlı Kadastro Mahkemesinin davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin kararına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı ... İdaresi vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu Kütahya ili Tavşanlı ilçesi Ayvalı köyünde 2015 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanun'una (3402 sayılı Kanun) 6495 sayılı Kanun ile eklenen Ek 5 inci maddesi kapsamında yapılan orman kadastrosunun 27.11.2015 tarihinde kesinleştiği, 2015 yılında yapılan 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8 inci maddesi çalışmasının 20.01.2016 - 18.02.2016 tarihleri arasında askı ilana çıktığı ve 19.02.2016 tarihinde kesinleştiği, 1986 yılında yapılan ilk tesis kadastrosunun 31.03.1987 tarihinde kesinleştiği, 2013 yılında yapılan 3402 sayılı Kanun'un 22/A madde uygulamasının 06.03.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde,Tavşanlı ilçesi Ayvalı köyü sınırları içerisinde Kadastro Kanunu ek madde 8 uyarınca çalışmaların yapılarak ilan edildiğini; taraflarınca yapılan büro ve arazi incelemeleri neticesinde 163 ada 149 parsel sayılı taşınmazın 2001 basımı memleket haritasında beyaz renk ile renklendirilmiş ve 2015-2034 yıllarını kapsayan meşçere haritasında Z (ziraat) rumuzu ile gösterilmiş olmasına rağmen 1957 basımlı memleket haritasında yeşil renk ile renklendirilmiş olduğunun tespit edildiğini, bu parselin evveliyatının orman olan yerlerden olduğunu, bu nedenle kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına orman vasfıyla tescilini istemiş, asli müdahil ... 05.04.2016 tarihli duruşmadaki beyanında; her ne kadar kadastro tutanağında adı geçmemişse de dava konusu taşınmaz üzerinde kendisinin de miras payı olduğunu ve davaya katılmak istediğini beyan etmiş, diğer davalılar ... ve ... da ...'nın adının kadastro tespit tutanağına yazılmadığından davaya dahil edilmesini istemiş, yargılama sırasında vefat eden asli müdahil ...'nın 3402 sayılı Kanun'un 25/1 inci maddesi gereğince mirasçılık belgesi düzenlenmiş ve mirasçıları da duruşmaya gelerek mirasbırakanın davasına devam etmiş, davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dosya arasında bulunan 1951 tarihli hava fotoğrafları ve 1957 ve 1977 tarihli 1/25.000 ölçekli memleket haritalarının yetkin bilirkişi marifetiyle (ve cep stereoskopu vasıtasıyla) incelenmesi sonucu dava konusu taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 340,30 metrekarelik alanının orman bitki örtüsüyle kaplı olup yeşil renkte göründükleri sonucuna varıldığı, bilirkişi marifetiyle bu hava fotoğrafları ve memleket haritaları üzerine ölçekleri eşitlenmek suretiyle dava konusu taşınmazın paftası aplike edildiği ve yine orman bitki örtüsüyle kaplı, yeşil renkte olduğu sonucuna varıldığı, bu alanın dışında kalan ve (A) harfi ile gösterilen 1.204,17 metrekarelik alanın ise açık renkli orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirtildiği, dolayısıyla (A) harfi ile gösterilen taşınmaz yönünden zilyetlik koşulunun araştırıldığı, her iki keşifte de dinlenen mahalli ve tespit bilirkişi beyanları doğrultusunda taşınmaz üzerinde 20 yılı aşan ve ekonomik amaca uygun zilyetlik koşulunun gerçekleştiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davacı ... İdaresinin davasının ve asli müdahil ...'nın (vefatı ile davaya devam eden mirasçıları ..., ... ve ...'nın) talebinin kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş, kararın davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda en eski tarihli hava fotoğrafları üzerinde yapılan incelemede taşınmazın kısmen orman sayılan yerlerden olduğunu belirlendiği, ilk alınan raporun sadece memleket haritası üzerinde yaptığı çakıştırmanın eksik ve hüküm vermeye yeterli olmadığı anlaşıldığından davacı ... İdaresinin davasının kısmen reddine dair mahkeme kararında usul ve esas yönünden kanuna aykırı husus bulunmadığı sonucuna varılmakla davacının istinaf istemin reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.