Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/12401 E. 2023/11264 K.

Konu: Tapu İptali Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/12401
Karar No
2023/11264
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptali Ve Tescil

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/755 E., 2022/1078 K. İHBAR OLUNAN : Vadi Besicilik ve Süt Ürünleri Tarım Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. DAVA TARİHİ : 26.06.2019 HÜKÜM/KARAR : Reddine/Esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/85 E., 2022/67 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.10.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ...ile ... vekili Avukat ... ve davalı ...Ş vekili Avukat Nermin Aykanat Ünal geldiler, davalılar Ziraat Bankası A.Ş ve ... tarafından gelen olmadı. Taraflar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 24.10.2023 Salı gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'in müvekkilinin eşi olduğunu, diğer davalının ise eşinin kardeşi olup, eşinin şirket nam ve hesabına müvekkilinin katkısı ile kazandığı para ile satın aldığı iki adet daireyi muvazaalı olarak davalı ...'e tapuda satış gibi gösterdiğini beyanla, yolsuz tescilden tapularının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin bedelini ödeyerek taşınmazları aldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı ... ve vekili cevap/beyan dilekçesinde özetle; davalı ...'ün prostat kanseri olduğunu beyan etmesi üzerine kendisine acıyarak kira geliri elde etmesi için şirkete hissedar ettiğini ve dava konusu taşınmazları bedel almadan diğer davalıya devrettiğini belirtmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.02.2022 tarihli ve 2019/85 Esas ve 2022/67 Karar sayılı kararıyla; "davacının tasarrufu yapan eşi davalı ...'ten herhangi bir alacağının bulunmadığı, açılması muhtemel bir davanın için gerekli olan hukuki yarar dava koşulunu oluşturmayacağı, kaldı ki bir dava açılacağına yönelik bir beyanda bulunulmadığı nazara alındığında açılan davada HMK'nın 114/1-d maddesinde düzenlenen hukuki yarara ilişkin dava şartının bulunmadığı gerekçesiye HMK'nın 115/2. maddesi gereğince davanın usulden reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu taşınmazların satışına ilişkin işlemlerin bağış niteliğinde olmasına rağmen satış gibi gösterildiğini, bu durumun muvazaayı gösterdiğini, tapudaki bedelin davalılardan ... tarafından ödenmesi halinde bedelde muvazaanın söz konusu olacağını, dava ile aynı nitelikteki Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 20.05.2014 tarih, 2014/5067 Esas, 2014/9904 Karar sayılı ilamında hukuki yararın bulunduğundan bahsedildiğini, muvazaa davasının ayni nitelikte bir dava olduğunu, davanın TBK m. 19 gereği muvazaa davası olmasına rağmen mahkemece tasarrufun iptali davası gibi değerlendirildiğini, davacının ortağı olduğu bir mal varlığının muvazaalı şekilde 3. kişiye devredilmesi nedeniyle davacının hukuki yararının bulunduğunu, hukuki yararın bulunmaması halinde bunun tamamlanması için kendilerine süre verilmesi gerektiğini, fakat böyle bir süre verilmediğini, üzerinde yüklü miktarda ipotek bulunan taşınmazın davalı tarafından alınması için bir neden bulunmadığını, aile mal varlığını yönetmek için davacı tarafından vekil kılınan davalılardan ...'in vekillik görevini kötüye kullandığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 08.02.2022 tarih ve 2019/85 Esas, 2022/67 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçelerinde ileri sürdükleri hususları tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, TBK 19 uncu madde gereğince muvazaa hukuksal sebebine dayalı tapu iptali ve tescile ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi. 2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 19 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; davacının davalı borçlu eşinden bir alacağının bulunmamasına göre davacı vekilinin dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, 17.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılar ... ve Denizbank A.Ş'ye verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.10.2023 tarihinde Başkan ... ve Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'in müvekkilinin eşi olduğunu, diğer davalının ise eşinin kardeşi olup, eşinin şirket nam ve hesabına müvekkilinin katkısı ile kazandığı para ile satın aldığı iki adet daireyi muvazaalı olarak davalı ...'e tapuda satış gibi gösterdiğini beyanla, yolsuz tescilden tapularının iptali ile müvekkil adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemenin 08.02.2022 tarihli ve 2019/85 Esas ve 2022/67 Karar sayılı kararıyla; "davacının tasarrufu yapan eşi davalı ...'ten herhangi bir alacağının bulunmaması, muhtemel bir dava açmak için gerekli olan hukuki yarar dava koşulunu oluşturmayacağı, kaldı ki bir dava açılacağına yönelik de beyanda bulunulmadığı nazara alındığında açılan davada HMK'nın 114/1-d maddesinde düzenlenen hukuki yarara ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nın 115/2 nci maddesi gereğince davanın usulden reddine, karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davacı vekili temyiz isteminde bulunması üzerine, Sayın Çoğunluk Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermiştir. Davacı vekilinin dava dilekçesi incelendiğinde davacının açıkça mahkemeden “muvazaaya nedeniyle yolsuz tescile dayalı tapu iptali” talep etmesine rağmen mahkemenin TBK. 19 uncu maddesine dayalı genel muvazaaya dayalı tasarrufun iptali davası olarak nitelendirilerek davacının kesinleşmiş bir alacağının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine ilişkin kararının davanın “yolsuz tescile dayalı tapu iptali davası” nitelendirilerek tarafların iddia ve savunmaları ve sundukları deliller bu kapsamda değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekçesi ile kararın bozulması gerekirken Sayın Çoğunluğun kararın onanmasına ilişkin görüşüne katılmıyoruz.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/12401, K. 2023/11264, T. 24.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-12401-e-2023-11264-k-5f369f8cc968