Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2020/3602 E. 2023/6423 K. – Muvazaa Nedenine

Konu: Muvazaa Nedenine Dayalı Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/3602
Karar No
2023/6423
Karar Tarihi
Konu
Muvazaa Nedenine Dayalı Tazminat

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/363 E., 2016/600 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasındaki muvazaa nedenine dayalı tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı Delta İnş. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin 31.07.2001 tarihli borç sözleşmesinden kaynaklanan bakiye borcunun ödenmemesi üzerine Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2005/11973 Esas sayılı icra dosyası ile 294.738,45 Euro alacak üzerinden takibe geçildiğini, borçlu şirketin Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 29.11.2005 tarih ve 2003/785 E. 2005/3465 K. sayılı kararı ile hükme bağlanan alacağına İcra İflas Kanunu'nun 89/1 maddesine istinaden 471.741,40 TL üzerinden haciz konulması isteğinin kabulüne karar verilerek davalı belediyeye 01.12.2005 tarihli birinci haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiğini, davacıya borçlu bulunan Delta İnş. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin davalı belediyeden alacaklı olduğunu, Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 29.11.2005 tarih 2003/785 E. 2005/346 K. sayılı kararı ile sabit olduğu halde takip borçlusu şirketle birlikte muvazaalı hareket eden davalı belediyenin 08.12.2005 tarihli yazısı ile "takip borçlusu Delta Ltd. Şti.'nin belediyemizden herhangi bir hak ve alacağının olmadığı, kayıtlarımızın tetkikinden anlaşılmıştır." şeklinde gerçek dışı beyanla itirazda bulunduklarını, takip borçlusunun borca itiraz etmesi sebebi ile Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 2006/36 E. sayılı itirazın iptali davası açıldığını, bu dava sonuçlanmadan takip borçlusunun davalı belediyeden hak ettiği alacağını temlik etmeye çalıştığının öğrenilmesi üzerine Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/58 D. İş sayılı ihtiyati haciz kararı alınarak davalı belediyeye İİK 89/1 maddesine göre haciz ihbarnamesi tebliğ edildiğini, buna rağmen takip borçlusunun 28.02.2006 tarihli sözleşme ile davalı belediyeden doğmuş olan alacağını, dava dışı Garanti İnş. Paz. A.Ş.'ye temlik ettiğini, davalının 01.12.2005 tarihli haciz ihbarnamesine rağmen borcu Garanti İnş. A.Ş.'ye ödediğini, davacının 224.046,48 EURO alacağının tahsilinin engellendiğini belirterek muvazaa nedeni ile müvekkili bünyesinde oluşan 224.046,48 EURO zararın ödeme günündeki kur üzerinden 08.05.2015 tarihinden itibaren devlet bankalarının 1 yıl vadeli döviz hesaplarıına uyguladığı işlemiş faizi ile, 64.067,47 TL tutarındaki zararın ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı belediyeden tazminine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının uğradığını iddia ettiği zarardan müvekkili idarenin sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafından İİK 277. ve devamı maddelerine dayanılarak tasarrufun iptali ve tazminat istemi ile açılan davada Ankara 13.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/02/2012 tarih 2011/43 E. 2012/31 K. sayılı ilamı ile müvekkili idare aleyhinde açılan davanın reddine karar verilen davanın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, davacı tarafından hakikate mualif beyanda bulunmak suçu nedeni ile İcra Ceza Mahkemesi'ne yapılan şikayet ve tazminat istemi ile açılan davada Ankara 6.İcra Ceza Mahkemesince 21.10.2010 tarih 2009/274 E. 2010/302 K.sayılı ilamı ile davalı sanığın beraatine, tazminat talebinin reddine karar verildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı belediyenin kendisine tebliğ edilen 01.12.2005 tarihli haciz ihbarnamesine gerçeğe aykırı olarak itiraz etmek suretiyle haciz koymadığı, takip borçlusu şirketin bahse konu alacağını 28.02.2006 tarihli temlik sözleşmesi ve 03.04.2007 tarihli sulh sözleşmesine istinaden temlik alacaklısı durumundaki dava dışı Garanti İnş. A.Ş.'ye ödemesi dolayısyıyla bu işlemin zarar verme kastı ile muvazaalı olarak yapıldığı ve bu ödeme nedeni ile davacının bünyesinde meydana gelen zarardan davalı belediyenin sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 224.046,48 EURO'nun ödeme günündeki kur üzerinden 08.12.2005 tarihinden itibaren TCMB 'nin kısa vadeli döviz hesaplarına uyguladığı avans faizi ile birlikte, 64.067,47 TL 'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının uğradığını iddia ettiği zarardan davalının sorumlu tutulamayacağını, davacının dava dışı borçlu Delta Şti. hakkında yaptığı icra takibinde borçlu şirketin itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu ve yapılan işlemlerin de geçerliliğini yitirdiğini, ihtiyati haciz aşamasında takip durduğu için 89/1 haciz ihbarnamesinin de geçerliliğini yitirdiğini, ayrıca davacı tarafın borçlu ve alacağın temliki yapılan 3. kişi hakkında tasarrufun iptali davası açtığını ve kabul edilmiş olup alacağını tahsil imkanını sağladığını, davacı tarafından ileri sürülen hususlarda daha önce davalar açıldığını ve verilen kararların kesinleştiğini, davalı belediyenin borçlu olan şirketle ve alacağını temlik ettiği 3. kişi şirketle herhangi bir ilgisi olmadığını, muvazaa iddiasının ispatlanamadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, TBK'nın 19. maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 19. maddesi. 3. Değerlendirme Muvazaa davası borçlunun yaptığı tasarrufi işlemlerin gerçekte hiç yapılmamış olduğunu tespit ettirmeyi amaçlar. Davacının bu davadaki amacı alacağını tahsil edebilmek için muvazaa nedeniyle temelde geçersiz olan işlemin hükümsüzlüğünü sağlamaktır. Muvazaaya dayalı iptal davasında davacı muvazaalı işlemle kendisinin zararlandırıldığını ileri sürmektedir. Bu yasal nedenle iptal davası, davacıya alacağını veya açtığı davada tahsil olanağını sağlayan, nisbi nitelikte yasadan doğan bir davadır. Bu davada incelenmesi gereken husus BK'nın 19. maddesinde yazılı şartların gerçekleşip gerçekleşmediğidir. Mahkemece; davalı belediyenin kendisine tebliğ edilen 01.12.2005 tarihli haciz ihbarnamesine gerçeğe aykırı olarak itiraz etmek suretiyle haciz koymadığı, takip borçlusu şirketin bahse konu alacağını 28.02.2006 tarihli temlik sözleşmesi ve 03.04.2007 tarihli sulh sözleşmesine istinaden temlik alacaklısı durumundaki dava dışı Garanti İnş. A.Ş.'ye ödemesi dolayısıyla bu işlemin zarar verme kastı ile muvazaalı olarak yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir. Somut olayda; iptali istenilen ya da davacının zararlandırıldığı iddia edilen işlemin dava dışı borçlu Delta İnş. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. İle dava dışı 3. kişi Garanti İnş. Paz. A.Ş. Arasında yapılan alacağın temliki işlemine ilişkin olduğu, bu alacağın temliki işleminde dava dışı borçlu Delta İnş. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin davalı belediyeden olan alacaklarını dava dışı 3. kişi Garanti İnş. Paz. A.Ş.'ye temlik ettiği, bu durumda dava dışı borçlu şirket ile davalı ... arasında, davacının alacağını bertaraf edecek veya davacıdan mal kaçırma kastını gerektirecek herhangi bir sözleşmenin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan; İİK'nun ihtiyati haczi tamamlayan merasim başlıklı 264/2 maddesinde "İcra takibinde, borçlu ödeme emrine itiraz ederse bu itiraz hemen alacaklıya tebliğ olunur. Alacaklı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemeye veya mahkemede dava açmaya mecburdur. İcra mahkemesi, itirazın kaldırılması talebini reddederse alacaklının kararın tefhim veya tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dava açması lazımdır." hükmü düzenlenmiştir. Davacının, dava dışı borçlu Delta İnş. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. hakkında başlangıçta ihtiyati haciz kararı aldırdığı, bu ihtiyati haciz kararına istinaden süresi içinde icra takibi başlattığı, ancak bu icra takibine karşı yapılan itiraz üzerine, bu itirazın tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemediği veya mahkemede dava açmadığı; bu nedenle, bu karara dayanılarak yapılan işlemlerin geçerliliğini yitirdiği; bu kapsamda ihtiyati haciz kararına istinaden davalı ...'na gönderilen 89/1 haciz ihbarnamesinin de geçerliliğini yitirdiği; bu aşamadan sonra, davalı ...'nın, dava dışı borçlu Delta İnş. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. ile dava dışı 3. kişi Garanti İnş. Paz. A.Ş. arasında düzenlenen alacağın temliki işlemine müdahale imkanının olmadığı, ...'na gönderilen 89/1 haciz ihbarnamesi geçerliliğini yitirdiğinden alacağın temliki işlemi gereğince dava dışı 3. kişi Garanti İnş. Paz. A.Ş.'ye ödemede bulunmasına yönelik işlemlerinin davacı yönünden muvazaa teşkil etmediği, davacı alacaklıyı zarara uğratma kastı taşımadığı bunun yanı sıra davacı tarafından dava dışı borçlu Delta İnş. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. ile alacağını temlik ettiği Garanti İnş. Paz. A.Ş. aleyhine alacağın temliki tasarrufunun iptali için açılan Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/43 E., 2012/31 K. sayılı dosyasında davanın kabulü ile temlik alacaklısı Garanti İnş. Paz. A.Ş.'ye karşı İİK hükümlerince borca yetecek kadar cebri icra yoluyla takip yetkisi de verildiği ve verilen kararın kesinleştiği de dikkate alınarak mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın kabulü doğru görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,15.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2020/3602, K. 2023/6423, T. 15.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2020-3602-e-2023-6423-k-5cd6c25f10a1