Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/11389 E. 2024/8276 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/11389
- Karar No
- 2024/8276
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/613-2022/626 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-33675 DAVA TARİHİ : 05.10.2021 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü-İtirazın Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/80840 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu ve davacının yolcu konumunda bulunduğu aracın, 01.12.2020 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp % 43 oranında malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 17.03.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle dava değerini, 383.826,61 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, kusur tespiti yapılması gerektiğini, maluliyeti kabul etmediklerini, hatır taşıması nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, avans faizi talebinin haksız olduğunu, davacı lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı taraf sürücüsünün %100 oranındaki kusuru ve %43 maluliyet oranı üzerinden, aktüer bilirkişi raporu ile tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant uygulama yöntemine göre usulünce hesaplandığı, hatır taşıması nedeniyle %20 indirim uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 307.061,26 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 15.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; karara esas alınan maluliyet raporunun ilgili yönetmeliğe uygun olmadığını, kusuru kabul etmediklerini, TRH 2010 Yaşam Tablosu-%1,8 teknik faiz uygulama yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, ıslah dilekçesinin tebliğ edilmediğini, davalının adli tıp ücreti yönünden sorumluluğunun bulunmadığını, davacı yönünden vekalet ücretine tarifeye göre belirlenen ücretin 1/5'i oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan maluliyet raporunun, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun biçimde düzenlendiği, kusur tespitinin dosya kapsamına uygun olduğu, ıslah dilekçesine yönelik itirazın reddi gerektiği, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamanın içtihatlara uygun bulunduğu, davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında olmayacak şekilde 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetli bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet oranının ve hesaplamanın hatalı olduğunu, adli tıp ücreti yönünden davalının sorumluluğunun bulunmadığını, ıslah dilekçesinin tebliğ edilmediğini, davacı lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; aktüer bilirkişi raporunun denetime elverişli bulunmasına, faiz başlangıç tarihinin doğru belirlenmesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Davaya konu kazanın meydana geldiği 01.12.2020 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan Kas- İskelet Sistemi, Omurgaya Ait Sorunlarda Engellilik ve Yaralanma Modeli veya Tanı İlişkili Değerlendirme başlıklı bölümde "...omurgaya ait sorunlarda yaralanma bulgularına kortikospinal yol bulgularda eşlik ediyor ise spinal kord lezyonları ile ilgili bulgular kullanılır, bu değerlendirme için engel kalıcı ve stabil olmalı ve son 12 ayda değişiklik olmamalıdır,.." düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; yaralanma omurgaya ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih (01.12.2020) ile hükme esas alınan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen maluliyet raporunun düzenlendiği tarih (29.07.2021) arasında on iki aylık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son on iki aydır herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Alan Kılavuzu’na göre yukarıda açıklandığı şekilde davacının yerleşim yerine en yakın yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre davalının kazanılmış hakları gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3.6100 sayılı HMK'nın 177 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ıslah dilekçesinin tebliği konusundaki düzenleme, adil yargılanma hakkının kapsamında yer alan savunma haklarının etkin biçimde kullanılmasını teminen konulmuş olup hassasiyetle üzerinde durulmalıdır. Anılan bu yasal düzenlemede, davada taraf olanların haklarının korunması amaçlanmış olup tarafların yargılama süreçlerine etkin katılımının sağlanması ise yapılan tüm tebligatların usulüne uygun olması ile sağlanabilecektir. Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyeti yargılaması sırasında davacının sunduğu 17.03.2022 tarihli ıslah dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edildiğine dair herhangi bir belgenin dosyada bulunmadığı, davalı vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda, ıslah dilekçesinin tebliğ edilmemesini de itiraz sebebi yaptığı, İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davalı tarafa ıslah dilekçesinin tebliğine ilişkin itirazın reddedildiği anlaşılmakla davalı tarafın ıslaha karşı cevap verme ve savunma yapma imkanından yoksun bırakıldığı görülmektedir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereği, davacı tarafın ıslah dilekçesinin davalı ... şirketine tebliğ edilmesi gerekirken davalının savunma hakları ile hukuki dinlenilme haklarını kısıtlar biçimde yargılamaya devam edilip yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerekmiştir. 4. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.