Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/25317 E. 2023/13697 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/25317
Karar No
2023/13697
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabulüne/ Davacının istinaf başvurusunun esastan reddine/ Davalının istinaf başvurusunun esastan kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi zararın giderilmesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 25.09.2016 tarihinde davacının kullandığı araç ile davalı ... tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ... şirketine başvuru yapıldığını ancak olumlu yanıt alınamadığını iddia ederek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı olarak 5.000,00 TL maddi tazminata, açıklama dilekçesinde 2.500,00 TL' nin sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.500,00 TL' nin de geçici iş göremezlik tazminatı olarak talep ettiğini belirterek temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 23.11.2018 tarihli bedel artırım dilekçesiyle geçici iş göremezlik tazminatı talebini 3.902,97 TL' ye artırmıştır.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketine eksik evrak ile başvuru yapıldığını, bu nedenle talebin dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, sigorta şirketinin poliçe limiti ve sigortalının kusuru oranında sorumlu olabileceğini, emniyet kemerinin takılı olup olmadığının araştırılması gerektiğini, ceza dosyasının celbi gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin sigorta şirketinin sorumluluğunda olmadığını, kalıcı maluliyet tespit edilirse hesaplamanın CSO Tablosu ve %2 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, davacının sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapmadığından sigorta şirketinin temerrüte düşmediğini, ancak dava tarihinden yasal faiz talep edilebileceğini, savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan raporda trafik kazasına bağlı özür oranı tayinine mahal olmadığı, tıbbi iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayacağının bildirildiği, sadece geçici iş göremezlik tazminatının hesaplandığı, bu hesaplamanın işlemiş dönem içinde olması sebebiyle davacının muhtemel bakiye ömrünün tayinine gerek kalmadığı, işleyecek dönem için bir hesaplama olmadığından hesaplama yönteminin kullanılmadığı, dava konusu kazada davacının uğradığı zarar bakımından indirim sebebi olmadığı, davacı araç sürücüsünün olayda kusursuz olduğu, hesap bilirkişisi raporuna göre 3.902,97 TL geçici iş göremezlik tazminatının belirlendiği, davalıya başvuruda bulunulduğu, 22.11.2017 tarihi itibariyle temerrüt oluştuğu, aracın poliçe bilgilerine göre ticari nitelikte olmadığı, davalının yasal faizden sorumlu olacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne ile 3.902,97 TL geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 22.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin ve fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunun hangi yönetmeliğe göre hazırlandığının belirli olmadığını, raporun eksik olduğunu, sürekli iş göremezlik talebinin tümden reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davacı tarafça sigorta şirketine usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacının kalıcı bir maluliyeti bulunmadığını, geçici iş göremezlik taleplerinin ise poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu, yerel mahkeme hükmünün temerrüt tarihi yönünden de hatalı olduğunu, sigorta şirketinin temerrüdünün oluşmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece hükme esas alınan maluliyete dair raporun yöntemine uygun şekilde düzenlenmesine, anılan maluliyet raporu uyarınca kaza neticesi davacının kalıcı maluliyetinin belirlenmemiş olması karşısında mahkemece sürekli işgöremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe kapsamında olduğu, sigorta şirketine başvuru yapıldığı ve başvuru şartının gerçekleştirildiği ancak, Genel Şartlarda belirtilen belgelerin eksik olarak sunulması halinde, hak sahibi tarafından müracaat şartı yerine getirildiği kabul edilse dahi sigortanın temerrüdünün gerçekleşmeyeceği. hak sahibinin eksik evrakla müracaat etmiş olması halinde, muaccel alacak yönünden dava tarihinden önce temerrütün gerçekleşmemiş olması nedeniyle açılan dava tarihinde temerrüt oluşacağından, ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği somut olayda, davacı davalıya müracaat etmiş ise de, genel şartlar çerçevesinde eksik evrakla müracaat edildiği anlaşılmakla, davalı KTK'nın 99. maddesine uygun şekilde temerrüte düşürülmediğinden, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, müracaat tarihini takip eden 8 iş günü sonundan itibaren temerrüt faizine hükmedilmiş olması doğru görülmediğinden davalının buna ilişkin istinaf sebebinin haklı görüldüğü, mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun uygulanmasında hata olarak değerlendirilerek kararın faiz başlangıcına yönelik düzeltilmesi gerektiği gerekçesi ile; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi uyarınca esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) nci alt bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile 3.902,97 TL geçici iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin ve fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet oranının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesinin hatalı olduğunu, maluliyet oranının Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine göre belirlenmesi gerektiğini, bu konudaki itirazlarının değerlendirilerek dosyanın Adli Tıp Kurumuna sevki gerektiğini, sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddinin yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 25.09.2016 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu' nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak Üniversite Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenmiş olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/25317, K. 2023/13697, T. 18.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-25317-e-2023-13697-k-a0de7370f396