Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/24928 E. 2023/13005 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/24928
- Karar No
- 2023/13005
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/430 E., 2021/663 K. DAVACILAR : 1. ... 2. ... 3. ... 4. ... 5. ... (Kendi adına asaleten, davacılar ve adında velayeten) vekilleri Avukat ... DAVA TARİHİ : 09.01.2017 HÜKÜM/KARAR : Davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2017/5 E., 2018/129 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisinin davalıya trafik sigortalı aracı ile 10.09.2016 tarihinde trafik kazası geçirdiğini ve hayatını kaybettiğini, bu kaza nedeniyle müteveffanın tam kusurlu olduğunun tespit edildiğinin, müvekkillerinin davalıya destekten yoksun kalma tazminatı ile başvurduğunu, ancak bu talebin reddedildiğini, ayrıca poliçe tanzim tarihinin 22.04.2016 olmakla bu konuda değişen mevzuattan önce olduğunu, yeni mevzuatın bu olayı uygulanmamasını gerektiğini belirterek açılan belirsiz alacak davasında her bir davacı için 2.000,00 TL'den toplamda şimdilik 10.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; görev ve yetki itirazında bulunmuş, ayrıca talep edilen tazminatın sigorta kapsamında olmadığını, sigortalının tam kusurlu olduğunu, bu nedenle tazminat şartlarının oluşmadığını öne sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile değişen ZMMS hükümlerine göre sigortalının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri tazminat dışında olup, bu hükümlerin 2015 yılında yürürlüğe girdiği, dava konusu sigortanın 22.04.2016 başlangıç tarihli olduğu, anılan sözleşmenin yeni ZMMS şartlarına tabi olduğu, murisin de kazada tam kusurlu olduğu görülmekle tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu trafik kazası kanun değişikliği olan 26.04.2016 tarihinden sonra meydana gelmiş olsa bile, sorumluluk doğrudan sigorta poliçesinin düzenlenme tarihi kanun değişikliğinden önceki tarih olan 22.04.2016 tarihi olduğunu, Yargıtay'ın yerleşik kararlarında da görüleceği üzere, kusurun tamamı müteveffada olsa bile desteklerine tazminat ödenmesinin gerektiğini, olayda zarar görenin kusuru olması halinde bunun indirim nedeni yapılmasını zorunlu olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; destek un sürücüsü olduğu araç ile seyri sırasında 10.09.2016 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu vefat ettiği; poliçenin düzenlenme tarihinin de 22.04.2016 tarihi olduğu, davacı eş ve desteğin çocukları olan diğer davacıların, kazada hayatını kaybeden ve tam kusurlu olan sürücü desteğin kendi zorunlu mali mesuliyet sigortasından destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunduğu, davalı ... tarafından düzenlenen ZMMS poliçesinin teminat başlangıç ve bitiş tarihleri 22.04.2016-22.04.2017 tarihleri olup davalı ... şirketinin sorumluluğunun kapsamının ise 01.06.2015 tarihinde, yani poliçenin teminat başlangıç tarihi olan 22.04.2016 tarihinden önce yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları'na göre belirleneceği, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine ve A.5. maddesinin (ç) bendine göre, ancak üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla oluşan destek zararları, destekten yoksun kalma (ölüm) teminatı kapsamında olup, bunun sonucu olarak, sigortacının destek zararlarından sorumlu olması için, motorlu aracın işletilmesi sırasında ölen kişinin mutlaka üçüncü bir kişi olması gerektiği, somut olayda araç sürücüsü olan murisin (destek) üçüncü kişi olarak kabulünün mümkün olmadığı, Genel Şartların A.6. maddesi (d) bendine göre destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat kapsamı dışında tutulması nedeniyle, somut olayda tam kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücü murisin destek tazminatı sigorta teminatı kapsamında olmadığı, poliçenin teminat başlangıcı tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanunu'nda sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin sigorta teminatı kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme de olmadığı, bu sebeplerle; desteğin davaya konu trafik kazasında tam kusurlu olduğu ve davacının desteğin idaresindeki aracın sigortacısı olan davalı ... şirketinden destek tazminatı talep etme hakkı bulunmadığı gerekçesi ile davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği itirazlarını tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan ve davacılar desteğinin işleteni/sürücüsü olduğu aracın karıştığı 10.09.2016 tarihli trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere Genel Şartların yürürlüğe girmesinden sonra düzenlenen poliçelerden dolayı sürücü ve işleten desteğin üçüncü kişi olmamasına, işletenin sorumlu olmadığı zarardan sigortacının da sorumlu tutulmamasına, yüzde yüz kendi kusuruyla kendi ölümüne neden olan işleten sürücünün desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talep edememesine göre karar usul ve kanuna uygun olup ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.