Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/26294 E. 2023/14025 K. – Rücuen Tazmina

Konu: Rücuen Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/26294
Karar No
2023/14025
Karar Tarihi
Konu
Rücuen Tazminat

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/459 E., 2021/1075 K. HÜKÜM/KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/1280 E., 2018/647 K.

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından işyerinin paket sigorta poliçesiyle sigortalı ......., Yapı Endüstrisi Tic. A.Ş.'nin depo olarak kullandığı işyerinde 08.12.2015 tarihinde hırsızlık olayının gerçekleştiğini, bu hususta hasar dosyası oluşturulduğunu, hırsızlığın meydana gelen adresin Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi uyarınca sabotaja, hırsızlığa, soyguna, yağmaya, vb. karşı korunması görev ve sorumluluğunun davalı şirkete ait olduğunu, hırsızlığın meydana geldiği tarihte davalı şirket çalışanı, dava dışı ........,e giriş kapısındaki güvenlik kulübesinde iken giriş kapısından giren ve olay sonrası terk edilmiş olarak bulunduğunda plakası tespit olunan bir aracın giriş yaparak bu araçtaki kişilerce hırsızlık olayının gerçekleştiğini, müvekkil şirketin, söz konusu hırsızlık akabinde oluşan hasar karşılığı sigortalısına 252.900,00 TL ödeme yaptığını, bu ödemeden davalı güvenlik şirketinin sorumlu olduğunu belirterek bu tutarın 11.03.2016 ödeme tarihiden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte rücuen davalıdan tazminini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi ile; hırsızlık olayın meydana geldiği söz konusu adreste bulunan... İş Merkezinde, birden fazla değişik firmanın faaliyet gösterdiği 6 hangar olup Sinpaş Yapı Endüstri ve Tic. A.Ş.'ye ait bir depo ve atıl durumda bulunan yemekhane ile koğuştan teşekkül eden bir alanın mevcut olduğunu, iş merkezinde faaliyet gösteren firmalara gelen misafir ya da araçlara nereye geldiği sorulduktan sonra geçişine müsaade edildiğini, iş merkezine/alana giriş çıkışların aynı kapıdan yapıldığını, çelik iş merkezinde bulunan firmalarla gerektiğinde irtibata geçmek için herhangi bir telefon bağlantısı ya da telsiz irtibatı olmadığından gelen araç ya da misafirlerin belirttiği kişi ya da firmalardan teyit alınmasının mümkün olmadığını, bu durumun ........,Yapı Endüstrisi ve Tic. A.Ş.'nin alt taşeronu olan... İş Merkezinde faaliyet gösteren Mülk GYO idare amirliğinin de bilgisi dahilinde olduğunu, Hırsızlık olayının meydana geldiği 08.12.2015 tarihinden önceki 16.10.2015 tarihine kadar iş merkezinde görevlendirilen personel sayısının her vardiyada ikişer kişi olmak üzere toplamda 6 olduğunu, ancak Sinpaş Yapı Endüstrisi ve Tic. A.Ş.'nin alt taşeronu olan ve... iş merkezinde faaliyet gösteren Mülk GYO'nun idare amiri Kenan Tunca'nın müvekkil firmaya mail atarak 6 adet personel sayısının 3'e düşürülmesini talep ettiğini, bunun üzerine müvekkil firmanın personel sayısını 3'e düşürdüğünü, müvekkil firmanın hırsızlık olayından önce daha sıkı tedbirlerin alınması konusunda ve özellikle de personel sayısının düşürülmesinden sonra güvenlik açısından ciddi zafiyetler geleceğini ilgili yetkililere bildirdiğini, ancak uyarıların dikkate alınmadığını, iş merkezinin yönetiminin Mülk GYO tarafından yapıldığını, Mülk GYO'nın gerekli tedbirleri almayarak güvenlik zafiyetine sebebiyet verdiğini, müvekkilinin bir sorumluluğunun bulunmadığını, hırsızlık olayı sonrası hazırlanan tutanaklar ve mal bedeline ilişkin kayıtların Sinpaş A.Ş'nin beyanlarına ve kayıtlarına göre hazırlandığını, kesin kabul edilebilecek bir kayıt sunulmadığını, depoda çalındığı iddia edilen malzemelere ilişkin olarak taraflar arasında ilgili malzemelerin ne olduğuna dair ne bir bilgi ne de belge verildiğini, depodaki malzemelerle ilgili hazırlanmış ya da imza altına alınmış teslim-tesellüm tutanağı bulunmadığını, söz konusu zararın belirlenebilir ya da tespit edilebilir olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... nezdinde sigortalı ......, Yapı Endüstrisi Tic. A.Ş'nin depo olarak kullandığı işyeri için İşyerim Paket Sigorta Poliçesi düzenlendiği, 08.12.2015 tarihinde davacı şirketçe sigorta teminatı altına alınan depoda hırsızlık olayının gerçekleştiği, bu hususta hasar dosyası oluşturulduğu ve davacı ... tarafından dava dışı sigortalıya 11.03.2016 tarihinde 252900,00 TL ödeme yapıldığı, incelenen sigorta poliçesi ve dekontlardan ekspertiz raporundan ve tutanaklardan anlaşıldığı, davalı şirket ile işveren Anadolu Sinerji Taahhüt ve Ticaret A.Ş. arasında 01.01.2015 tarihinde "Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi" düzenlendiği, sözleşmede işverenin sabotaja, hırsızlığa, soyguna, yağmaya, yıkım ve yangına karşı korunması, işveren dahilindeki can, mal, alet, edevat, ekipman güvenliği ve korunması, işveren giriş ve çıkışlardaki araç, insan, malzeme ve her türlü faaliyetin kontrolü ile ilgili tüm kayıtların tutulması ve muhafazasını davalı şirkete verdiği, bu durumda davalının hırsızlık olaylarından sorumlu olmadıklarına dair savunmasının yerinde görülmediği, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dava dışı şirketin hırsızlık olayının gerçekleştiği gün itibariyle stoklarında 4.127.446,58 TL değerinde mal olduğu, depo kapısını birden fazla kilitleyerek üzerine düşen görevi yerine getirdiği, sözleşme uyarınca dava dışı şirkete ait iş yerinin hırsızlık olayları da dahil olmak üzere güvenliğini sağlamakla görevli olan davalı firmanın ise görev ve sorumluluklarını yeri getirmemesi nedeniyle rizikonun oluşumunda tamamen kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 252.900,00 TL'nin 11.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davalı şirket ile iş merkezini idare eden MÜLK GYO arasında güvenlik hizmet sözleşmesinin mevcut olmadığını, sunulan hizmetin güvenlik hizmeti değil davalı şirket çalışanların iş merkezinde danışman personel olarak hizmet verdiğini, tüm sorumluluğun Mülk GYO da olduğunu, raporda bu hususta tespit yapılmadığını, raporda yapılan tespitlerin tamamen hatalı olduğunu, zararın ispat edilemediğini, hırsızlık olayının meydana geldiği söz konusu adreste bulunan iş merkezinde birden fazla değişik firmanın faaliyet gösterdiği 6 hangar olup ......., Yapı Endüstri ve Tic. A.Ş.'ye ait bir depo ve atıl durumda bulunan yemekhane ile koğuştan teşekkül eden bir alan mevcut olduğunu, keşif yapılmadan dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yapılmasının hatalı olduğunu, iş merkezi yönetiminin hırsızlık olayını önleyecek tedbirleri almadığını, davalı şirket tarafından iş merkezi yönetiminin maille uyarıldığını, uyarıların ciddiye alınmadığını, iş merkezinde kamera sisteminin bulunmadığını, hırsızlığın meydana geldiği depo kapısının arka tarafta kaldığı için kapıda duran danışmanın görüş alanı dışında olduğunu, hırsızlık olayının meydana geldiği 08.12.2015 tarihinden önceki 16.10.2015 tarihine kadar iş merkezinde görevlendirilen personel sayısının, her vardiyada ikişer kişi olmak üzere toplamda 6 olduğunu, ancak ......,Yapı Endüstrisi ve Tic. A.Ş.'nin alt taşeronu olan ve... iş merkezinde faaliyet gösteren Mülk GYO'nun idare amiri ........,'nın müvekkil firmaya mail atarak 6 adet personel sayısının 3'e düşürülmesini talep ettiğini, bunun üzerine müvekkili firmanın personel sayısını 3'e düşürdüğünü, müvekkili firmanın hırsızlık olayından önce daha sıkı tedbirlerin alınması konusunda ve özellikle de personel sayısının düşürülmesinden sonra güvenlik açısından ciddi zafiyetler geleceğinin ilgili yetkililere bildirdiğini, ancak uyarıların dikkate alınmadığını, hırsızlık olayı sonrası hazırlanan tutanaklar ve mal bedeline ilişkin kayıtların Sinpaş A.Ş.'nin beyanlarına ve kayıtlarına göre hazırlandığını, kesin kabul edilebilecek bir kayıt sunulmadığını, depoda çalındığı iddia edilen malzemelere ilişkin olarak taraflar arasında ilgili malzemelerin ne olduğuna dair ne bir bilgi ne de belge verildiğini, depodaki malzemelerle ilgili hazırlanmış ya da imza altına alınmış teslim-tesellüm tutanağı bulunmadığını, söz konusu zararın belirlenebilir ya da tespit edilebilir olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldıırlmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 08.12.2015 günü sigortalı iş yerinin depo binasının kapı kilidinin kırılarak hırsızlık olayının gerçekleştiği, çalınan emtia nedeniyle hasar bedeli olarak davacı ... tarafından sigortalı Sinpaş'a 11.03.2016 tarihinde 252.900,00 TL ödeme yapıldığı, sigortalı iş yerinde güvenlik hizmeti veren davalı şirketin güvenlik ve gözetim hizmetini yerine getirmediği, hizmet sırasında gerekli dikkat ve özeni göstermediği, hırsızlık olayından sorumlu olduğu iddiası ile hasarın rücuen tahsili amacı ile iş bu davanın açıldığı, davalı şirket ile işveren Anadolu Sinerji şirketi arasında 01.01.2015 tarihli bir yıl süreli danışmanlık hizmet sözleşmesi imzalandığı, davalı vekili, müvekkili şirket tarafından sunulan hizmetin güvenlik hizmeti olmadığını, müvekkil şirket çalışanları ilgili iş merkezinde danışman personel olarak hizmet verdiğini, iş merkezi güvenliğinin, iş merkezini idare eden yönetimde olduğunu iddia etmiş ise de sözleşmenin konusu başlıklı 2. maddesinde davalının, danışman personelleri ile danışmanlık hizmeti vermesi dışında ayrıca "işverenin sabotaj hırsızlık, soygun, yağma, yıkıma, yangına vb...." konularda güvenliği koruması ve işyerine giren her türlü araç ve kişilerin kayıtlarının tutulmasına ve kontrolünü sağlaması konusunda" hizmet vermeyi taahhüt ettiğinin, davalı çalışanının polise verdiği "......., firmasına ait bir aracın giriş yaptığını, peşinden beyaz renkli plakasını görmediği Ford transit marka aracın geldiği, aracı durdurduğunu nereye gidiyorsun diye sorduğunda araç sürücüsünün de ekol firmasına deyince teyit yapmadan gönderdiği" şeklindeki beyanından anlaşıldığı üzere davalının, hırsızlığa karşı işyerinin güvenliğini üstlendiği, davalı çalışanının, iş yerine giren her türlü araç ve kişilerin kaydını tutması ve kontrolünü sağlaması gerekirken bu yükümlülüklerini yerine getirmeden hırsızlık olayını gerçekleştiren aracın içeriye girişine müsaade ederek hırsızlık olayının meydana gelmesine tam kusuru ile sebebiyet verdiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dayanak yapılan ekspertiz raporunda, çalındığı beyan edilen tüm emtiaya ilişkin faturaların ibraz edildiği, davalı tarafça faturalara yönelik sahtelik iddiasında bulunulmadığından faturaların gerçek ve yasal olduğu konusunda mahkemece ayrıca bir araştırma yapılmasına gerek olmadığı, 01.12.2015 tarihinde düzenlenen ticari mal stokunun son sayım listesi ile hasardan 4 gün sonra 12.12.2015 tarihinde düzenlenen stok sayım listesi incelenerek faturalarda mevcut KDV hariç ve var ise iskonto oranları uygulanarak birim fiyatlarına istinaden hesaplanan tazminat miktarının, davacının gerçek zararını tespit ettiği gözetildiğinde davalı vekilinin tazminata yönelik istinaf nedeninin yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) nolu alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesindeki sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacı ... tarafından sigortalanan şirkette meydana gelen hırsızlık sonucu oluşan hasarın ödenmesi sonucu davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1472 nci maddesi

3. Değerlendirme Temyizen incelenen kararı tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/26294, K. 2023/14025, T. 25.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-26294-e-2023-14025-k-ade7095455e9