Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/1856 E. 2023/13313 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1856
Karar No
2023/13313
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/952 E., 2021/1086 K. DAVA TARİHİ : 06.04.2021 HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü/ İtirazın reddi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 18.12.2019 tarihinde davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu plakalı araç ile diğer araçların karıştığı kaza sonucu plakalı araçta yolcu olan davacının kızı nin vefat ettiğini, plakalı aracın %25 kusurlu olduğunu, davacının ölenin desteğinden yoksun kaldığını belirterek, şimdilik 30.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesinde kusur raporunda plakalı ve dava dışı plakalı aracın tali kusurlu olarak tespit edildiğini, her iki aracın sigortasının da davalı tarafından düzenlendiğini, müşterek ve müteselsil sorumluluk gereği fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak talebini 115.461,94 TL'ye arttırmıştır.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, davacı anne ve babanın destek zararının ispatı gerektiği, tazminat hesabının aktüer sıfatına sahip bilirkişi tarafından TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması, faiz talebinin reddi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı nezdinde sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %25 kusurlu olduğu, davacının kızının araçta yolcu olduğunu, müşterek ve müteselsil sorumluluk gereği %100 kusur oranı üzerinden karar verildiği, tazminat hesabının usulünce yapıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 115.461,94 TL'nin 17.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, destek zararının ispatı gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre hesap yapılması yerine progresif rant yöntemine göre yapılan hesabın yerinde olmadığını, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) gereğince hesaplanacak vekalet ücretinin beşte biri oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant formülü esas alınarak yapılmasının uygun olduğu, bu yöne ilişkin itirazın yerinde görülmediği; müştereken ve müteselsilen sorumluluk gereği %100 kusur oranı üzerinden davalının sorumluluğuna karar verilmesinin yerinde olduğu, davalı şirkete başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası faize hükmedilmesinin yerinde olduğu, nispi tam vekalet ücretine hükmedilmesinin uygun bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusuna konu ettiği nedenlerle, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu plakalı araç ile diğer araçların karıştığı kaza sonucu plakalı araçta yolcu olan davacının kızı 'nin ölümü nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 53, 74 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme 1. Somut olaya ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağında; plakalı araç sürücüsün Samsun istikametinden Çarşamba istikametine en sol şeritten seyrettiği esnada aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek aracının sol arka lastik kısımları ile orta refüjde bulunan bordür taşına çarparak aynı istikamette orta şeritte üzerinde seyreden plakalı aracın sol arka kısımlarına aracının sağ ön kısımları ile çarpması sonucu savurularak gidişe göre yolun sağ tarafında durduğu, plakalı aracın çarpmanın etkisi ile savurularak orta refüjde bulunan aydınlatma direğine çarparak karşı yola geçtiği esnada, plakalı aracın Çarşamba istiakametinden Samsun istikametine seyrettiği esnada orta şerit üzerinde karşı yoldan savrularak önüne aniden çıkan plakalı aracın orta kısımlarına aracının ön kısımları ile çarpması sonucu kazanın meydana geldiği, plakalı araç sürücüsünün şerit izleme ve değiştirme kurallarına riayet etmeme kuralını ihlal ettiği, diğer araç sürücülerinin kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir.

Kazaya ilişkin yargılamanın yapıldığı Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2020/160 Esas sayılı dosyasında; plakalı araç sürücüsü ... ın kazanın maydana gelmesinde asli kusurlu, plakalı araç sürücüsü in tali kusurlu olduğu kabul edilerek ... ve 'in cezalandırılmasına, plakalı araç sürücüsü 'nın ise kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı kabul edilerek beraatine karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir.

6098 sayılı TBK'nın 74 üncü maddesi gereğince hukuk hakimi ancak ceza mahkemesinde tespit edilen maddi vakıa ile bağlı olup zarar verenin kusurunun bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı şüphesiz hukuk hakimini bağlamayacaktır.

Her ne kadar hakem heyetince plakalı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğu ve müşterek ve müteselsil sorumluluk gereği hesaplanan tazminatın tamamından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; ceza yargılaması sonucunda 01.02.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu uyarınca davalı nezdinde sigortalı plakalı araç sürücüsünün ilk çarpışmanın etkisi ile kontrolden çıkıp orta refüjü aşarak seyir yoluna girmiş olan servis aracına çarpması sonucunda karıştığı olayda, mevcut hızının bu olay üzerinde etkisinin bulunmadığının belirtildiği, dosya içeriğinde katılan sanık Mustafa'nın kusuru olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi, belge ve beyanın olmadığı maddi olgu olarak tespit edilmiş bulunmaktadır.

Yukarıdaki açıklamalar ışığında konuya ilişkin yargısal süreç değerlendirildiğinde; hukuk hakimi ceza mahkemesince belirlenmiş ve kesinleşmiş olan maddi olgu ile bağlı olduğundan, olayda davalı nezdinde sigortalı 55 LS 221 plakalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı ceza yargılaması sonucunda maddi olgu tespiti şeklinde belirlenmiş olmakla; davanın reddi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları incelenmemiştir.

VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

11.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1856, K. 2023/13313, T. 11.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-1856-e-2023-13313-k-4da0b5cf1884