Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/24940 E. 2023/13265 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/24940
- Karar No
- 2023/13265
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1121 E., 2021/797 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/457 E., 2020/170 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.09.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu araç içinde yolcu olarak bulunan ...'in hayatını kaybettiğini, davalının kazaya karışan aracın sigortacısı olduğunu belirterek şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili dava dilekçesinde; davacı ile sulh olup ibraname alındığını belirterek davanın konusuz kalması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile davacılardan ... için 133.693,27 TL, Kuzey Leylek için 32.977,29 TL olmak üzere toplam 166.670,57 TL tazminatın 24.12.2018 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte ve poliçe limitleri dahilinde davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu kaza sonucunda davacı yana destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini ve karşılığında ibraname imzalandığını, davacı tarafça 140.000,00 TL ödeme alınmış olduğunu, ibraname savunmasının yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceğini, davalı şirket tarafından destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin özel ve teknik inceleme yapıldığını, müteveffa ...'in babası ve annesinin destekten yoksun kalma iddiasıyla sigorta tahkim komisyonuna başvurduklarını, mahkeme kararının kaldırılması ile davanın reddini, aksi halde sigorta İtiraz Hakem Heyeti kararının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, olayda hatır taşıması olup olmadığının tespit edilmesi ile hatır taşıması var ise bu nedenle indirim yapılması gerektiğini, mütevaffanın takılması zorunlu olan emniyet kemerini takmadığının aşikar olduğunu, bu nedenle % 20 oranında indirim yapılması gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...davalı taraf, yargılama aşamasında delil listesi sunmamış cevap dilekçesinde ise hatır taşıması defiinde bulunmamıştır. Hatır taşımasının resen dikkate alınması mümkün olmadığından mahkemece hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmamış olması doğrudur. Mahkemece tazminat hesabı konusunda bilirkişi raporu alınmış rapor, davalı vekiline 05.11.2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı tarafça rapora karşı itirazda bulunulmamıştır. Öncelikle belirtmek gerekir ki; 6100 sayılı HMK'nın 281 nci maddesi uyarınca bilirkişi raporuna itiraz süresi iki hafta olup bu süre içerisinde rapora itiraz edilmez ise karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşur. (Yargıtay HGK 18.02.2021 tarih, 2018/10(21)-94 Esas, 2021/111 Karar) Ayrıca 6100 s. HMK'nın 357/1 nci maddesi uyarınca; Bölge Adliye Mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların istinaf aşamasında ileri sürülmesi mümkün değildir. Anılan nedenlerle davalı vekilinin bilirkişi raporuna ve Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin kararının bekletici mesele yapılması gerektiğine ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Bunun yanı sıra davacı tarafından İbranamenin davanın açılmış olduğu tarihte imzalandığı, ödemenin ise davanın açıldığı tarihten sonra yapıldığı görülmektedir. Açıklanan olgular gözetilerek sigorta şirketi tarafından yapılmış ödemenin güncellenerek mahsubu ile tazminat hesaplanmış olmasında da isabetsizlik görülmemiştir." gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %0 teknik faiz uygulanması gerektiğini belirtmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu kaza sonucunda davacı yana destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini ve karşılığında ibraname imzalandığını, davacı tarafça 140.000,00 TL ödeme alınmış olduğunu, ibraname savunmasının yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceğini, davalı şirket tarafından destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin özel ve teknik inceleme yapıldığını, müteveffa ...'in babası ve annesinin destekten yoksun kalma iddiasıyla sigorta tahkim komisyonuna başvurduklarını, mahkeme kararının kaldırılması ile davanın reddini, aksi halde sigorta İtiraz Hakem Heyeti kararının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, olayda hatır taşıması olup olmadığının tespit edilmesi ile hatır taşıması var ise bu nedenle indirim yapılması gerektiğini, mütevaffanın takılması zorunlu olan emniyet kemerini takmadığının aşikar olduğunu, bu nedenle % 20 oranında indirim yapılması gerektiğini, davacının evlendiğini, anne ve babanın payının ayrılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ve İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanın açtığı destekten yoksun kalma tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 87, 88, 89, 90 ıncı maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili istinaf isteminde bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davacının istinaf etmediği ve istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararı temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığından temyiz dilekçesinin hukuki yarar yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davacı vekili, meydana gelen kaza nedeni ile destekten yoksun kaldığını açıklayıp tazminat talebinde bulunmuş, yargılama sırasında zarara neden olan aracın sigorta şirketince ödeme yapıldığı ve davacı taraf ile sulh-ibra olunduğu belirtilmiş, mahkemece yapılan ödemenin tazminat miktarından indirilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Davaya son veren taraf işlemleri 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 307-315 maddeleri arasında düzenlenmiştir. Buna göre sulh de davaya son veren taraf işlemlerindendir. Somut olayda, yargılama aşamasında davacı ile davalı ... arasında "Kesin Mutabakatname, İbraname, Feragatname Protokolü" başlıklı sözleşme düzenlendiği, davacının destek ...'in ölümü nedeniyle sigorta şirketinden hiçbir alacağı kalmadığını, 2018/457 E. sayılı dosyasından kaynaklanan maddi tazminat hakkında sigorta şirketinden başkaca tazminat talebinde bulunamayacağını, fer'iler dahil 140.000,00 TL ödenmesi ile sigorta şirketinin sorumluluğunun sona erdiğini kabul ve feragat ettiğini belirttiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki "Kesin Mutabakatname, İbraname, Feragatname Protokolü" başlıklı belgenin dava açıldıktan sonra düzenlendiği, buna göre davanın sulh ve feragat sebebiyle reddi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 3. Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 4. Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya ve davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.