Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/1968 E. 2023/4797 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1968
- Karar No
- 2023/4797
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/1354 E., 2015/387 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü
Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararı, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalılar ... ile ... ve ...Demir San. Tic. Ltd. Şti. tarafından istenilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 09.04.2019 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte gelen davacı vekili Avukat ... ... ile davalı asil ... geldiler, davacı vekili ile davalı asil ...'nun sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra eksiklik nedeni ile geri çevrilen dosya eksik hususlar tamamlanarak tekrar gelmekle işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 03.04.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlular ...Demir San. ve Tic. Ltd. Şti., ... ve ... aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malları bulunamadığını ileri sürerek borçluların, dava konusu taşınmazlarını diğer davalılara satışına ilişkin tasarrufların iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı borçlular ...Demir San. ve Tic. Ltd. Şti., ... ve ... vekili, davalı ... ve ... vekili ile davalı ... davanın reddini savunmuştur.
2.Diğer davalılar; davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 06.06.2011 tarihli ve 2003/672 Esas, 2011/270 Karar sayılı kararı ile; aciz belgesinin sunulmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 04.06.2013 tarihli ve 2012/9533 Esas, 2013/8309 Karar sayılı ilamı ile; "... Tasarrufun iptali davalarında davacı alacaklı tarafından kesin veya geçici aciz belgesinin ibraz edilmesi gerekir. Somut olayda davacı tarafından dosyaya kesin aciz belgesi ibraz edilmemiştir. Davacı tarafça takip dosyasında 4 ayrı haciz uygulandığı ve haciz sırasında haczi kabil mal bulunamadığı anlaşılmış olduğu gibi icra müdürlüğü tarafından düzenlenen belgenin içeriğine göre de davacı alacaklının takip alacağını tamamen tahsil edemeyeceği belirtilmiş olup borçlunun aciz halinin mevcut olduğu açıktır. Hal böyle olunca borçlunun aciz halinin varlığı kabul edilerek davanın diğer koşullarının araştırılarak sonucuna göre bir hüküm tesisi yerine yazılı gerekçe ile davanın reddi isabetli değildir." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu edilen taşınmazlardan bir kısmı yönünden satış değerleriyle rayiç değerleri arasında fark bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, bir kısmı yönünden ise satış değerleriyle rayiç değerleri arasında ciddi fark bulunmadığı ve muvazaa iddiasının da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekili, adli yardım talebiyle davalılar ...Demir San. Tic. Ltd. Şti., ... ve ... vekili, davalılar ... ve ... vekili ve davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Adli yardım talebiyle davalılar ...Demir San. Tic. Ltd. Şti., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; eldeki dava nedeniyle davalı borçlu ...Şti.'nin gayri faal hale geldiğini, temyiz harç ve masraflarını ödeme imkanı olmadığını, emsal dosyalarda da adli yardım taleplerinin kabul edildiğini, davanın kabul edildiği taşınmazlar üzerinde ipotek bulunduğunu, mahkemenin bu ipotek borçlarını değerlendirmediğini, aciz halinin gerçekleşmediğini, asıl borçlu olan ...Şti. adına olan taşınmazlara haciz konulduğunu, İstanbul 22. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/346 sayılı dosyasından aciz belgesinin iptali için dava açıldığını ve kabul edildiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu edilen taşınmazların ipotekli olup ipotek bedellerinin eklenmesi sonucunda bedel farkının oluşmadığını, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin dikkate alınmadığını ve davalı borçluların aciz halinin ispat edilemediğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
3.Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; tebligatların taraflarına ulaşmadığını, tasarruf tarihinin borcun doğumundan önce olduğunu, sadece bedel farkı nedeniyle davanın kabul edilemeyeceğini, taşınmazlar üzerindeki ipotek bedellerinin dikkate alınmadığını, davaya konu taşınmazların üzerlerindeki banka ipoteği nedeniyle cebri icradan önce banka adına devredildiğini, sonrasında muris ... adına geçtiğini, bu nedenle davanın kabul edilemeyeceğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
4. Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; tebligatların taraflarına ulaşmadığını, tasarruf tarihinin borcun doğumundan önce olduğunu, sadece bedel farkı nedeniyle davanın kabul edilemeyeceğini, taşınmazlar üzerindeki ipotek bedellerinin dikkate alınmadığını, davaya konu taşınmazların üzerlerindeki banka ipoteği nedeniyle cebri icradan önce banka adına devredildiğini, sonrasında muris ... adına geçtiğini, bu nedenle davanın kabul edilemeyeceğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 334 ve devamı maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme 1.2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40 ıncı ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18 inci maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; mahkeme kararının davalılar ...Demir San. Tic. Ltd. Şti., Arif ve Hacı Hüseyin vekili tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edildiği, bu sebeple de temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin yatırılmadığı belirlenmiştir.
Adli yardım talebi temyiz yoluna başvuru sırasında istendiğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 336 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, davalılar ...Demir San. Tic. Ltd. Şti., Arif ve Hacı Hüseyin vekilinin adli yardım talebini inceleme görevi Yargıtaya aittir.
Adli yardım 6100 sayılı Kanun’un 334 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddelere göre gerçek kişiler ile kamuya yararlı dernek ve vakıfların yararlanabileceği adli yardımın şartları, ödeme gücünden yoksun olma ve talebin açıkça dayanaktan yoksun olmamasıdır. Adli yardım talebinde bulunan gerçek kişi veya tüzel kişinin yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri de mahkemeye ibraz etmesi gerekir. Adli yardım talebinde bulunanın ödeme gücünden yoksun olup olmadığı, bu belgeler incelenerek belirlenecektir.
Bu açıklamalar ışığında adli yardım talebini içeren dilekçe ile ekindeki belge ve bilgiler birlikte değerlendirildiğinde; adli yardım talebinde bulunan tarafın, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken temyiz yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşıldığından davalı ... ve ... yönünden adli yardım talebinin kabulüne, adli yardım talebinde bulunan davalı ... Demir San. Tic. Ltd. Şti. ise şirket olup adli yardımdan yararlanabilecek tüzel kişilerden olmadığından, adli yardım talebinin reddine, ancak tasarrufun iptali davalarında borçlu ile lehine tasarrufta bulunduğu 3.kişiler zorunlu dava arkadaşı olup, adli yardım talebiyle temyiz talebinde bulunan davalı borçlu ...Demir San. Tic. Ltd. Şti., davalı ... ve ... ile diğer davalı 3.kişilerin zorunlu dava arkadaşı olduğu anlaşıldığından tek temyiz harcı yatırabileceklerinden ve davalı 3.kişiler temyiz harçlarını yatırmış olduğundan temyiz dilekçelerinin incelemesine geçilmesine karar vermek gerekmiştir.
2.İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.
Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nispi nitelikte yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması, bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığının araştırılması, Özellikle İİK.nun 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığının incelenmesi, satılan taşınmaz üzerinde, ipotek ve haciz kayıtları varsa, alıcı taşınmazı bu kayıtlarla yükümlü olarak satın almış olacağından, satışın bunların tamamı üzerinden yapıldığının kabulü, bu nedenle oransızlığın belirlenmesinde tapu kaydındaki ipotek ve haciz miktarının da göz önünde tutulması, aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılması gerekmektedir. Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmeli, öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta; mahkemece, dava konusu edilen taşınmazlardan bir kısmı yönünden satış değerleriyle rayiç değerleri arasında fark bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davanın kabul edildiği dava konusu taşınmazların üzerlerinde farklı bankalar lehine olan ipotek yükleriyle beraber davalı borçlular tarafından diğer davalılara devredildiği, tapuda gösterilen satış bedellerine bu ipotek yüklerinin de eklenmesi durumunda gerçek değerleriyle karşılaştırıldığında mislini aşan bedel farklarının oluşmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan; İİK’nın 278. maddesi hükmüne göre mutad hediyeler müstesna olmak üzere, hacizden veya haczedilecek mal bulunmaması sebebiyle acizden yahut iflasın açılmasından haczin veya aciz vesikası verilmesinin sebebi olan yahut masaya kabul olunan alacaklardan en eskisinin tesis edilmiş olduğu tarihe kadar geriye doğru olan müddet içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar batıldır. Ancak, bu müddet haciz veya aciz yahut iflastan evvelki iki seneyi geçemez. Somut olayda icra takibi sırasında İİK’nun 105.maddesi anlamında geçici aciz vesikası niteliğinde yapılan haciz tutanağının 13.06.2003 ve 16.06.2003 tarihlerinde olduğu anlaşılmakta olup, dava konusu taşınmazların devrine ilişkin tasarruflar ise bu tarihlerden geriye doğru 2 yıl içinde kalmamaktadır. Bu nedenle de bedel farkından dolayı iptale karar verilemez. Ancak davacı tarafından İİK.nun 278, 279 ve 280.maddelerden birine dayanılmış olsa dahi, mahkeme bununla bağlı olmayıp, diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebilir (Y.H.G.K.25.11.1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı). Davacının İİK'nun 280/1 maddesi kapsamında davalı borçlular ile taşınmazlarını devrettiği davalı 3.kişilerin birbirlerini tanıdıkları, aralarında ticari ilişkileri bulundukları, aynı yerde aynı işi yaptıklarına dair iddiaları olup, mahkemece bu hususlarda herhangi bir araştırma yapılmadığı anlaşıldığından, mahkemece bu hususlarda araştırma yapılarak 3.kişilerin borçluların mali durumunu ve alacaklıları ızrar kastını bilip bilemeyeceğinin tartışılması, davalı borçlu şirket tarafından yapılan taşınmaz devirleri yönünden ise İİK'nun 280/son maddesi gereğince ticari işletmenin mühim kısmını devir niteliğinde olup olmayacağının da tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
3.İptal davasından maksat İİK.'nun 278, 279. ve 280. maddelerinde yazıldığı gibi alacağın tahsilini temin için borcun doğumundan sonra yapılan tasarrufların iptaline hükmettirmektir. Bu davanın ön koşulu ise, borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.'nun 277.md) bulunmasıdır. Ön koşulun bulunması halinde İİK.'nun 278, 279. ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
İİK.'nun 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir.
Somut olayda; davanın kabul edildiği davalı borçlu ... tarafından davalı 3.kişi muris ...'e devredilen dava konusu Antalya İli, Alanya ilçesi, Mahmutlar Kasabası, Meydan Mevkii, 3215 parselde bulunan 26 adet mesken ve Antalya İli, Alanya İlçesi, Yeşilöz Köyü, 658 parsel sayılı taşınmazın davalı borçlu ...'nun taşınmazlar üzerindeki ipotek borçları nedeniyle Garanti Bankası A.Ş. Tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takibinde yapılan ihale sonucunda 16.12.2004 tarihinde alacağa mahsuben Garanti Bankası A.Ş. tarafından devralınmış olup, daha sonra ise ... tarafından bankadan 22.02.2005 tarihinde yeniden alındığı ve bir kısmını ise elden çıkardığı anlaşılmaktadır.
Bu tür davalarda dava konusu mal borçlunun borcu nedeniyle davalı üçüncü kişinin elinden çıkmış ise üçüncü kişi cebri icra sonucu yapılan satıştan elinde artı bir para kalır ise o miktar ile sorumlu olur. Somut olayda borçlunun borcu nedeniyle yapılan satış sonucu üçüncü kişi konumundaki davalı muris ...'ün mamelekinde kalan bir para olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. Bu durumda; öncelikle Mahkemece; dava dışı Garanti Bankası A.Ş. tarafından yapılan icra takip dosyası ve ihale dosyasının getirtilerek dava dışı alacaklı Garanti Bankası A.Ş.’nin alacak miktarının tespiti ile ihale sonucu davalı muris 3.kişi ...'e kalan bir bedel olup olmadığı, kalan bedel varsa bunun İİK 283/2 madde gereğince davacının takip konusu alacak ve fer'ileriyle sınırlı olarak davalı ...'ün mirasçılarından tahsili ile davacıya verilmesine, ihale bedelinden kalan para yok ise davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... ve ... yönünden adli yardım talebinin kabulü, davalı ... Demir San. Tic. Ltd. Şti. Yönünden ise adli yardım talebinin reddi ile birlikte 3.kişiler temyiz harçlarını yatırdığından temyiz incelemesine geçilmesine;
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekili ve davalılar ...Demir San. Tic. Ltd. Şti., ... ve ... vekilinin, (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalılar ... ve ... vekili, davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Duruşmada vekille temsil olunmayan davalılar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'e iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.