Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/1611 E. 2023/4912 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1611
- Karar No
- 2023/4912
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1432 E., 2020/581 K. HÜKÜM/KARAR : Kabulüne/Yeniden Hüküm Kurulmasına İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/400 E., 2018/173 K.
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne, kararın düzeltilerek hükmün yeniden kurulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı ...'dan alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine Bursa 20. İcra Müdürlüğü'nün 2016/11061 sayılı dosya ile takip yapıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı borçlunun bilinen adresinde yapılan haciz sırasında tutulan haciz zaptının aciz vesikası hükmünde olduğunu, davalı borçlunun adına kayıtlı gayrımenkullerdeki hisselerin babası olan diğer davalı ...'ya devredildiğinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... vekili, devredilen yerlerin müvekkilinin vefat eden eşinden kalan miras yerleri olduğunu, davalı oğlu ve dava dışı diğer çocukları arasında yapılan anlaşma gereğince söz konusu yerlerdeki hisselerin kendisine devredildiğini beyan ederek haksız açılan davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 20..03.2018 tarihli ve 2017/400 Esas, 2018/173 Karar sayılı kararıyla;davalı borçlunun hissedarı olduğu gayrımenkulleri babası olan diğer davalıya devrettiği, İİK 278 madde uyarınca davalılar arasındaki tasarrufların iptale tabi bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davalılar arasındaki tasarrufların iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; kararda hisselerin yanlış gösterildiğini, davalı ...'nın sadece davalı borçlu ...'dan değil bütün çocuklarından taşınmazları satın aldığını, her bir çocuğuna taşınmazların değerini ödediğini, bedelsiz veya düşük bedelle bir satış yapılmadığını, dosya içeriğinde tasarrufun mal kaçırmak kastıyla yapıldığına ilişkin her hangi bir delilin bulunmadığını, satışın sırf baba oğul arasında yapılmış olmasının bu duruma delil olarak kabul edilemeyeceğini, taşınmazların hisseli tapu olup üçüncü kişilere satımı ve devrinin mümkün olmadığını, davalının bedelini ödeyerek taşınmazları aldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Davalılar arasındaki yakın akrabalık (baba-oğul) sebebiyle dava konusu tasarruflar kanunen bağışlama hükmündedir. Bağışlama şeklindeki tasarruflar yine kanunun açık hükmü gereği iptale tabidir. Dolayısıyla davalı tarafın bu konuda ileri sürdüğü itiraz sebepleri kabule şayan bulunmamıştır. Ancak sadece davalı borçlu ...'nın davalı ...'a devrettiği hisseler yönünden karar verilmesi gerekirken dava konusu olmayan (dava dışı mirasçıların davalı ...'a devrettiği) diğer hisseleri de kapsayacak biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur. Davalı tarafın bu konudaki itirazı haklıdır. Ayrıca dava konusu hisselerin toplam değeri alacak miktarından az olduğundan harca esas değerin yanlış belirlendiği, harcın yanlış hesaplandığı anlaşılmaktadır...." gerekçesi ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 20/03/2018 tarihli 2017/400 Esas 2018/173 Karar sayılı kararının HMK.nun 353/1-a.6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden hüküm kurulmasına, -Davanın KABULÜNE, takip dosyasındaki alacak ve fer'ileriyle sınırlı olmak üzere davacı tarafa cebri icra yetkisi verilmesine,
" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesindeki sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verildiği halde yasal dayanak olarak HMK 353/1-b,2 maddesi yazılması gerekirken olayda uygulama yeri bulunmayan HMK 353/1-a,6 maddesinin yazılması maddi hata olarak kabul edilmiş ve bozma sebebi yapılmamıştır.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; davalı ...'nın davalı borçlu ...'nın oğlu olduğunun anlaşılmasına, davalı ...'nın İİK 280/1 hükmü gereğince davalı borçlunun durumunu bilen ve bilmesi gereken kişilerden olduğunun anlaşılmış olmasına göre dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'ya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.