Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/9084 E. 2023/5583 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/9084
- Karar No
- 2023/5583
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/72 E., 2021/438 K. HÜKÜM/KARAR : Reddine
Hükmüne uyulan Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 14.02.2018 tarih, 2015/11530 E- 2018/941 K sayılı bozma ilamına uyularak, taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı ...'den alacaklı olduğunu, alacağın tahsilini teminen davalı borçlu aleyhine ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2010/1964 ve ... 9 İcra Müdürlüğü'nün 2009/14050 ve 2009/15697 sayılı dosyalar ile takip yapıldığını, takiplerin kesinleştiğini, davalı borçlunun mal kaçırma gayesi ile adına kayıtlı bulunan ... ili, Yenimahalle ilçesi, ... mah. 13875 ada, 1 parselde bulunan 14 nolu bağımsız bölümü kaydında yer alan ipotek ile birlikte dünürü olan davalı ...'ye, ondan da baldızı olan ...'e devredildiği tespit edilmiş olup, davalılar arasındaki tasarrufun iptali talep ve dava edilmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap ve beyanlarında; davacının dava şartı olan kesin veya geçici aciz vesikasının bulunmadığını, davacı tarafın icra dosyalarında bir kısım tahsilatlar yaptığını, müvekkilinin araç ve gayrimenkul kayıtları nazara alındığında aciz içinde bulunmadığını, dava konusu taşınmazın satışının gerçek bir satış olduğunu, muvazaanın söz konusu olmadığını, satış bedelinin ise banka hesabına ödendiğini, takibin satıştan 11 ay sonra yapıldığını, davayı kabul etmediklerini, reddini talep ettiklerini bildirmiştir. 2.Davalı Ulviye Aybers vekili beyan dilekçelerinde; davayı kabul etmediklerini, reddini talep ettiklerini bildirmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 24.10.2014 tarihli ve 2010/377 E, 2014/407 K sayılı kararı ile; "....aciz vesikası yokluğundan" davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan)17.Hukuk Dairesi'nin 14.02.2018 tarih, 2015/11530 Esas ve 2018/941 Karar sayılı ilamı ile; "...Davalı borçlunun adresine gidilerek 19.09.2015 tarihinde haciz yapılmış, haciz tutanağına da “borçlunun hacze kabil malı bulunmadığı” belirtilmiştir. İİK 105 maddesinde haczi kabil mal bulunmazsa haciz tutanağının İİK 143 üncü maddede aciz vesikası hükmünde olacağı ve icraca taktir edilen kıymete göre haczi kabil malların kifayetsizliği anlaşıldığı surette dahi tutanak muvakkat aciz vesikası yerine geçerek alacaklıya İİK 277 nci maddede yazılı hakları vereceği belirtilmiştir.
Davanın dayanağı olan icra dosyaları incelendiğinde davalı borçlu adına kayıtlı çokça araç ve gayrımenkul bulunduğu, söz konusu araç ve gayrımenkullerin kaydında da takyidat ve şerhlerin bulunduğu görülmüştür. Mahkemece Dairemizin 2012/13055 E- 2013/14971 K sayılı kararında da belirtildiği üzere araç ve taşınmazlar üzerindeki takyidatların devam edip etmediğinin belirlenmesi,aciz halinde olduğunun anlaşılması durumunda davanın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 30.11.2021 tarih, 2020/72 E., 2021/438 K sayılı ile uyulan bozma kararı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde; "...Davaya konu taşınmazlar ve davalıların diğer malvarlıkları üzerinde hacizlerin ve ipoteklerin bulunduğu, henüz satış aşamalarının tamamlanmadığı ve borcu karşılayıp karşılamayacağının şu aşamada davacı tarafından kanıtlanamadığı davaya konu taşınmaz dışındaki taşınmazlar ve taşınırlar üzerindeki hacizlerin mevcut borçları karşılamayıp tasarrufun iptali davasına konu olan taşınmazların satışının mecbur olduğuna yani davalıların /borçluların aciz halinde olduğu sübut bulmadığından açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle..." reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu gayrımenkulün tapuda gösterilen değeri ile gerçek değeri arasında misli aşan fark bulunduğu, davalılar arasında tanıdıklık/hısımlık ilişkisinin bulunduğu, davalı borçlunun durumunun diğer davalılar tarafından bilindiği, dosyadan aldırılan bilirkişi raporlarının eksik olduğu, itirazların dikkate alınmadığı, davalı borçlunun taşınmazları üzerine konan hacizlerin çok olması, haciz sırası dikkate alındığında taraflarına para düşmeyeceğinin açık olduğunun anlaşılmasına rağmen aksi yönde hüküm kurulduğu, gayrımenkullerin kıymetinin de taktir edilmediği, kayıtlarda bulunan hacizlerin düşüp düşmediğinin de belirlenmediği, gyrımenkullerin kaydında yer alan ipoteklerin halen devam ettiği belirtilerek kararın bozulması talep edilmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin acz halinde olmadığı, vekalet ücretinin nispi olarak belirlenmesi gerektiği belirtilerek kararın düzeltilerek onanması talep edilmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle HUMK'nun 427 vd. maddeleri geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulamasına devam olunan mülga 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428,438 ve 439 uncu maddeleri. 2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'un 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali hükümleri.
3. Değerlendirme Dava, İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. İİK'nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nispi nitelikte, yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın aciz vesikası yokluğundan reddine karar verilmişse de dosya içerisinde yapılan inceleme de bozma ilamının gereğinin tam olarak yerine getirilmediği, davalı borçlunun adına kayıtlı gayrımenkullerin kıymet taktirlerinin yaptırılarak, kaydında yer alan takyidatların ödenip ödenmeyeceği, davacı alacaklının haciz sırası da dikkate alınarak davacı alacaklıya herhangi bir bedel kalıp kalmayacağının belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi denilmiş ise de, mahkemece davalı borçluya ait olan dava dışı gayrımenkullerin kıymetinin taktir edilmediği, kaydında yer alan takyidatların İİK 106-110 madde hükmü gereğince kalkıp kalmadığının belirlenmediği, iş bu gayrımenkuller icra kanalı ile ihale edilse davacı alacaklıya herhangi bir bedel kalıp kalmayacağının tespit edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Dosya içerisinde yer alan tapu takyidat bilgilerine göre davalı borçlunun adına kayıtlı olan gayrımenkullerin kaydında 269 farklı takyidat olduğu, gayrımenkullerin çoğunun da dava dışı bankalara ipotekli olduğu, kamu hacizlerinin bulunduğu, davacı alacaklının haciz sırasının gerilerde olduğu, iş bu dava dışı gayrımenkuller icra kanalı ile ihaleye konu olsa bile davacı alacaklıya herhangi bir bedel ödenmeyeceğinin açık olmuş olmasına, davalı borçlunun bilinen adresinde tutulan 19.09.2009 tarihli haciz tutanağının da İİk 105 inci madde kapsamında geçici aciz vesikası hükmünde sayılacağının da anlaşılmış olmasına göre davalı borçlunun aciz hali kabul edilerek İİK 278, 279 ve 280 inci maddelerinin ayrı ayrı değerlendirilerek davanın esasına girilmesi, taraf delillerinin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
2. Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. KARAR Yukarıda Değerlendirme bölümünün (1) nolu bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Değerlendirme bölümünün (2) nolu bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
25.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Karşılaştırdı. HŞC SA