Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/18640 E. 2023/11185 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/18640
Karar No
2023/11185
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/1041 E., 2021/342 K. HÜKÜM/KARAR : Davalı Güneş Sigorta Şirketinin İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Yıldızeli Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/1843 E., 2017/921 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Güneş Sigorta Şirketi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Güneş Sigorta Şirketi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin murisi olan müteveffa ...'ın işleteni ve sürücüsü olduğu aracı ile 05.06.2015 tarihinde tek taraflı trafik kazası geçirdiğini, kaza neticesinde müvekkilinin murisi ...'ın vefat ettiğini, kaza yapılan aracın davalı Güneş Sigorta A.Ş. uhdesinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalının poliçe limitleri dahilinde sorumluluğunun bulunduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili ... lehine davalı Güneş Sigorta A.Ş.'den kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte 8.000,00 TL'nin, yine müvekkili ... lehine davalı ...Ş.'den Genişletilmiş Mavi Kasko Poliçesi kapsamında kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte 2.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının açtığı davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, aracın müvekkili şirket nezdinde karayolu motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçedeki bedenî zarar tazminatının sigortalının kusurlu olması halinde ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müteveffanın aslî kusurlu olduğunun sabit olduğunu, davacının taleplerinin 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesine göre teminat dışı olduğunu, yeni düzenlemeye göre hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin teminat kapsamı dışında kaldığını, söz konusu kazanın yeni düzenleme yürürlüğe girdikten sonra meydana geldiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; aracın müvekkili şirkete ihtiyari mali mesuliyet poliçesi ile sigortalı olduğunu, ihtiyari mali mesuliyet poliçesinden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, dava konusu talebin açıkça poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu, zira müteveffanın kendi sürücüsü olduğu araç ile tamamen kendi kusuru ile öldüğünü, davacının taleplerinin 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesine göre teminat dışı olduğunu, zira yeni düzenlemeye göre hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin teminat kapsamı dışında kaldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile; davacının ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtığı, ölüm nedeniyle doğrudan davacı üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacıya yansıtılamayacağı, dolayısıyla araç sürücüsünün veya işletenin tam kusurlu olmaları halinin, desteğinden yoksun kalan davacıyı etkilemeyeceği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve kaza tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na göre, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı ... şirketinin, işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığından ve olayda işleten veya sürücü tam kusurlu olsalar bile destekten yoksun kalan davacı zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğundan, davalı ... şirketinin sorumlu olacağı; 2918 sayılı KTK'nun 92/g maddesi hükmünde 6704 SK'nun 4 üncü maddesi ile 14.04.2016 günü yapılan ve 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik ile hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin teminat kapsamı dışında bırakıldığı, Genel Şartlar A.6 maddesindeki (yeni yasal düzenlemeye uygun) değişikliğin ise 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girdiği; somut olayda, kazaya karışan araca ilişkin zorunlu mali mesuliyet sigortası ve ihtiyari mali mesuliyet sigortası poliçesinin düzenlenme tarihi 11.05.2015 olduğundan, taraflar arasındaki akdi ilişkinin bu tarihte kurulduğu, kazanın gerçekleştiği tarihin bir önemi olmadığı ve poliçenin tanzim tarihi olan 11.05.2015 tarihinde Genel Şartlar A.6 maddesinde yapılan değişiklik henüz yürürlükte olmadığından davalıların, talebin teminat dışı kaldığı iddiasının sübut bulmadığı, dosya kapsamına sunulan Adli Tıp Kurumu raporu ile aktüerya bilirkişi raporunun hukuka, usule, dosya içeriğine uygun ve hüküm kurmaya elverişli olması da nazara alınarak destekten yoksun kalma tazminatı olarak 156.962,06 TL'ye hükmedilmiş; İhtiyari Mali Mesuliyet poliçesi kapsamında ferdi kaza sigorta şartı uyarınca ise davalı ...Ş. ile aktedilen sözleşmenin (genişletilmiş mavi kasko sigorta poliçesi) kaza tarihinde geçerli ve yürürlükte olduğu, buna göre poliçe kapsamında ölüm ve sürekli sakatlık haline münhasır olarak 5.000,00 TL'lik ferdi kaza teminatı bulunduğu kabul edilerek ve davacının miras payı göz önünde tutularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; müteveffanın vefatına trafik kazasının değil kalp krizinin neden olduğunu, müteveffanın hem sigortalı aracın sürücüsü hemde işleteni olduğunu ve davacıların kusurdan yararlanmak istediklerini, ölenin emniyet kemerini takmamasının olayda müterafik kusur teşkil ettiğini ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, eksik inceleme ile müterafik kusur araştırılmadan hüküm kurulmasının hukuka ve usule aykırı olduğunu, kaza tarihinde desteğin anne ve babasının hayatta olup olmadığının araştırılması gerektiğini, müvekkilinin tazminattan sorumlu tutulmasına ilişkin hüküm kurulmasının haksız olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;"...Mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmamasına ve özellikle desteğin ölümünün trafik kazası nedeni ile değil kalp krizi nedeni ile meydana geldiği yönündeki iddianın ceza soruşturmasında klasik otopsi yapılmamış olması da dikkate alındığında bu yöndeki iddianın ispat edilememiş olmasına, poliçe tarihi nazara alındığında 6704 sayılı Kanun ile KTK’nın 90 ıncı maddesinde yapılan değişikliğin 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe girmiş olması bakımından hesaplamanın Türk Borçlar Kanunu hükümlerine ve Yargıtay içtihatlarına göre yapılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına, kaza tarihinde desteğin anne ve babasının hayatta olmadığının nüfus kaydından anlaşılmasına göre davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir." gerekçesi ile davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; davacının desteğinin vefatına trafik kazasının değil kalp krizinin neden olduğunu, müteveffanın hem sigortalı aracın sürücüsü hemde işleteni olduğunu ve davacıların kusurdan yararlanmak istediklerini, ölenin emniyet kemeri takmamasının olayda müterafik kusur teşkil ettiğini ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini kaza tarihinde desteğin anne ve babasının hayatta olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanın destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Davacı vekili dava dilekçesi ile davacının murisi olan müteveffa ...'ın işleteni ve sürücüsü olduğu aracın 05.06.2015 tarihinde tek taraflı trafik kazası yaptığını, kaza neticesinde müvekkilinin murisi ...'ın vefat ettiğini iddia ederek destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince, kazaya karışan araca ilişkin zorunlu mali mesuliyet sigortası ve ihtiyari mali mesuliyet sigortası poliçesinin düzenlenme tarihi 11.05.2015 olduğu, Genel Şartlar A.6 maddesinde yapılan değişiklik henüz yürürlükte olmadığından davalıların, talebin teminat dışı kaldığı iddiasının sübut bulmadığı, dosya kapsamına sunulan Adli Tıp Kurumu raporu ile aktüerya bilirkişi raporunun hukuka, usule, dosya içeriğine uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle destekten yoksun kalma tazminatının kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı Güneş Sigorta vekili tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince, desteğin ölümünün trafik kazası nedeni ile değil kalp krizi nedeni ile meydana geldiği yönündeki iddianın ceza soruşturmasında klasik otopsi yapılmamış olması da dikkate alındığında ispat edilememiş olması gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Dosya içerisindeki otopsi raporunda desteğin kalp krizi nedeniyle vefat ettiğinin belirtildiği anlaşılmakla, kalp krizinin trafik kazasıyla illiyet bağının olup olmadığı, önceye dayalı kalp rahatsızlığının olup olmadığı, kaza ile ölüm arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı konusunda rapor alınmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozmanın kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı Güneş Sigorta A.Ş.'ye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/18640, K. 2023/11185, T. 23.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-18640-e-2023-11185-k-35cedc5e7591