Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/864 E. 2024/2797 K. – Trafik Kazası
Konu: Trafik Kazası Sonucu Ölüm Nedeniyle Maddi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/864
- Karar No
- 2024/2797
- Karar Tarihi
- Konu
- Trafik Kazası Sonucu Ölüm Nedeniyle Maddi Tazminat
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1750-2021/936 DAVA TARİHİ : 26.02.2018 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü-İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/261-2019/496 Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın 30.07.2017 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu bu araçta bulunan davacının çocuğu ...'ın vefat ettiğini, davacının destekten yoksun kaldığını ve davalı ... tarafından zararın karşılanmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 21.01.2019 tarihli ıslah dilekçesiyle destekten yoksun kalma tazminatı talebini 82.888,14 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının desteğinin müterafik kusurunun bulunduğunu, hatır taşıması yönünden indirim uygulanması ve desteklik durumunun ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı taraf sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 15.01.2019 tarihli raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 82.888,14 TL destekten yoksun kalma tazminatın 17.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, destekten yoksun kalındığının davacı tarafça ispatlanmadığını, faizin dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini, hükme esas alınan hesaplamanın hatalı olduğunu, davacıların desteğinin müterafik kusurunun bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının sigorta şirketine tazminat ödemesi için kazadan sonra başvuruda bulunduğu, bu nedenle faiz başlangıç tarihi belirlemesinin isabetli olduğu, İlk Derece Mahkemesince davacının desteği olan ...'ın araçta yolcu olduğu ve desteğe atfedilen herhangi bir kusur bulunmadığından müterafik kusur indirimi talebinin reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı, kaza tespit tutanağı ile uyumlu kusur raporunun hükme esas alınmasının uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesindeki sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, davacının daha önce Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde tazminat başvurusunda bulunduğunu, kesin hüküm itirazında bulunduklarını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, hükme esas alınan hesaplamanın hatalı olduğunu, davacının desteğinin müterafik kusurunun bulunduğunu, faiz belirlemesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 30.07.2017 tarihli trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölen yolcunun desteğinden yoksun kalan davacı annenin destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114, 115, 303 ve 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50 ve 53 üncü maddeleri,,2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 115 inci maddesinde “(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." şeklinde düzenleme yapılmıştır. 6100 sayılı HMK’nın kesin hükmü düzenleyen 303 üncü maddesinde ise “(1) Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir..." düzenlemesine yer verilmiştir. Yine aynı Kanun'a göre kesin hüküm itirazı dava şartlarından olup 6100 sayılı HMK’nın 115 inci maddesi gereği dava şartının her zaman ileri sürülmesi mümkündür. Somut olayda; davacı ..., iş bu davadan önce Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde davalı ...Ş. aleyhine 30.07.2017 tarihli kaza sonucu çocuğu ...'ın ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı isteminde bulunmuş, 2018.E.12381 sayılı dosya ile yargılama yapılmış, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmiş, davacı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetinin 2018/İHK-8290 Karar sayılı ve 10.10.2018 tarihli kararı ile davacının itirazının kabulü ile davanın kabulüne, ıslahla talep edilen 95.075,33 TL destekten yoksun kalma tazminatının 07.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, bu karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizin 05.04.2022 tarihli, 2021/11544 Esas ve 2022/6806 Karar sayılı ilamı ile İtiraz Hakem Heyeti kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanmasına karar verilmiş, bu karar kesinleşmiştir. İş bu davada ise dava dilekçesi incelendiğinde, aynı başvuran tarafından aynı davalıya karşı, aynı kaza nedeniyle ölen kızı ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talepli dava açılmıştır. Yukarıda bahsi geçen aynı taraflara, aynı dava sebebine ve aynı talebe ilişkin Sigorta Tahkim Komisyonunca yapılan yargılamada verilen karar kesinleşmiş olup bu dosya için kesin hüküm teşkil etmektedir. Bu durumda, yukarıda yapılan açıklamalar ve yasal düzenlemeler dikkate alındığında davalı aleyhine açılan davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2.Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.