İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/958 E. 2025/106 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/958
Karar No
2025/106
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR **KARŞI GÖREVSİZLİK** ESAS NO : 2024 KARAR NO : 2025 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 13/11/2023 KARAR TARİHİ : 24/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle ; müvekkili şirket tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigorta edilen, ... Kiralama A.Ş.'nin maliki olduğu ... plaka sayılı aracın sebebiyet verdiği 19.02.2021 tarihli trafik kazası neticesi davalı yana ait ... plaka sayılı araç hasarlandığını, mezkur kazanın meydana gelmesinde sigortalı ... plaka sayılı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğu, trafik kazası tespit tutanağı ve bilirkişi raporları ile sabit olduğunu, mezkur kaza sonucu ağır şekilde hasarlanan ... plaka sayılı araç maliki tarafından müvekkili şirket aleyhine öncelikle yazılı başvuru yapıldığını, ardından Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru yapıldığını, müvekkili şirket tarafından, yazılı başvuruya karşılık ... plaka sayılı onarımı için 25.580,45-TL ödeme yapılmış olup buna rağmen Sigorta Tahkim Komisyonu 2021.E.290652 sayılı başvuruya karşılık ise; 35.583,00-TL hasar tazminatı, 10.357,26-TL vekalet ücreti, 3.488,22-TL işlemiş faiz, 3.234,79-TL yargılama gideri olmak üzere toplamda 77.797,32-TL ödeme yapıldığını, olayın meydana geldiği tarihte ZMMS poliçe limitleri 43.000,00-TL ile sınırlanmış olmasına rağmen müvekkili şirket toplamda 61.163,45-TL hasar tazminatı ödemek zorunda bırakılmış olup poliçe limiti 18.164,04-TL aşıldığını, bu nedenle poliçe limitinin aşılması soncu dayanaksız hale gelen ödemenin müvekkili şirkete iadesi gerektiğinden, karşı taraf aleyhine Bursa 15. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosya ile alacağın tahsili amacı ile ilamsız takip başlatıldığını, karşı tarafın haksız itirazları ile takibin durduğunu, tüm nedenlerle davalı borçlunun Bursa 15. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasına ileri sürdüğü borca itirazlarının iptaline ve duran icra takibinin devamına, davalı yanın %20’den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; maddi hasarlı kazada müvekkilinin hiçbir kusuru olmadığını, huzurdaki davanın zamanaşımı, derdestlik, hak düşürücü süre itirazlarını sunduklarını, davanın bu nedenle reddini talep ettiklerini, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talepleri ödeme tarihinden itibaren iyi yıllık zamanşamına tabi olup, huzurdaki davada iki yıllık zamanaşımı süresi dolduğunu, davanın derdest olduğunu, 1 yılık dava açma süresi geçtiğini, davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi ile davanın tüm nedenlerde reddini talep etmiştir. Dosya mahkememize Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09/05/2024 tarihli ... esas ... karar sayılı görevsizlik kararı ile gönderilmiştir. Mahkeme gerekçesinde sigorta hukukuna ilişkin davanın mutlak ticari dava niteliğinde olduğu belirtilmiştir. HUKUKİ DELİLLER : Davalının esnaf ya da tacir olup olmadığına ilişkin olarak BTSO'ya, BESOB'na ve Bursa Defterdarlığına müzekkere yazıldığı, gelen cevabi yazılarda davalının potansiyel mükellefiyet kaydının bulunduğu ve tacir olmadığı anlaşılmakla; davanın bir ticari dava olmadığı kanaatine ulaşılmış ve karşı görevsizlik verilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Eldeki davada uyuşmazlık; ZMM sigortacısı olan davacı şirket tarafından trafik kazası nedeniyle ZMMS poliçesi gereği 3. kişi hak sahibi olan davalıya poliçe limitinin tüketilmesinden sonra hataen yapıldığı iddia edilen ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri ödenmesi isteminden kaynaklanmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, "İşletenlerin, bu Kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur"; 85/1 maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.", 85/son maddesinde ise, "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur" hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde, "Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder" şeklinde ifade edilmiştir. Açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, ZMSS'nın amacı, trafik kazaları sonucu 3. kişilere verilecek zararların güvence altına alınmasıdır. ZMSS Genel Şartlarının "Teminat Dışında Kalan Haller" başlıklı A.3-b maddesinde de, işleten tarafından ileri sürülecek tazminat taleplerinin sigorta teminatı dışında olduğu açık olarak düzenlenmiştir. Dava tarihinde ve ödeme tarihinde yürürlükte bulunan sebepsiz zenginleşmeyi düzenleyen 6098 Sayılı TBK'nun 77 ve devamı maddelerine göre; mal varlığında azalma meydana gelen kişinin, zenginleşen kişiden bunun giderilmesini isteme hakkı hüküm altına alınmıştır. Asliye Ticaret Mahkemeleri 5235 sayılı Kanun'un üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesinin 1 numaralı bendi uyarınca bu mahkemeler, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bir davanın ticari nitelikte olup olmadığı, bir diğer ifade ile asliye ticaret mahkemesinde görülüp görülmeyeceğinin belirlenmesi işi de Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre yapılmalıdır. Öğretide de benimsenen görüşe göre ticari davalar mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrılmaktadır. Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinin 1. bendinin (a) alt bendi uyarınca bu Kanun'da düzenlenen hukuk davaları mutlak ticari davalardır. Nispi ticari davalar ise konusu ne olursa olsun, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarıdır (TTK.m.4/1). Kanuni düzenleme uyarınca sadece mutlak ya da nispi ticari davalar asliye ticaret mahkemesinde görülürken, bunlar dışında kalan davalar (istisnalar saklı kalmak kaydıyla) asliye hukuk mahkemelerinde görülmelidir. Somut olaya dönüldüğünde; eldeki dava, ZMMS kapsamında poliçe limitinin tüketilmesinden sonra hataen yapıldığı iddia edilen miktarın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre başlatılan icra takibinine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında sigorta sözleşmesi ilişkisi bulunmadığı, davalının sigortalı olmayıp, zarar gören 3. Kişi konumunda bulunduğu, ayrıca davalının davada tacir sıfatının bulunmadığı, sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin haksız fiil ilişkisi olduğu, dava konusu uyuşmazlığın iki tarafın ticari işletmesini de ilgilendirmediği gibi sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanıldığından ticari dava olarak kabul edilmesinin mümkün bulunmadığından uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp karara bağlanması gerekecektir. Nitekim, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 01/07/2015 tarihli, 2015/1700 Esas ve 2015/6737 Karar sayılı emsal ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin 08/12/2023 tarihli, 2023/2443 Esas ve 2023/2031 Karar sayılı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 05/07/2023 tarihli, 2022/3308 Esas ve 2023/1927 Karar sayılı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 20/01/2023 tarihli, 2022/1415 Esas ve 2023/227 Karar sayılı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 20/12/2022 tarihli, 2022/1019 Esas ve 2022/3113 Karar sayılı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 18/11/2019 tarihli, 2019/1528 Esas ve 2019/2652 Karar sayılı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 06/04/2023 tarihli, 2023/607 Esas ve 2023/616 Karar sayılı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 30/09/2021 tarihli, 2020/601 Esas ve 2021/891 Karar sayılı, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 03/04/2024 tarihli, 2024/490 Esas ve 2024/632 Karar sayılı, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 20/03/2024 tarihli, 2023/1030 Esas ve 2024/319 Karar sayılı, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2023 tarihli, 2022/1363 Esas ve 2023/147 Karar sayılı, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi'nin 16/09/2020 tarihli, 2020/743 Esas ve 2020/588 Karar sayılı karar ilamları ve yerleşmiş yargı uygulamaları da bu yöndedir. Bu haliyle, mahkememiz dava konusu uyuşmazlık bakımından görevsiz olup, görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olduğundan, iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen göz önünde bulundurulması gerektiğinden görevli mahkeme Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, davanın görev yönünden usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Bununla birlikte, kararın miktar itibariyle kesin olması nedeniyle mahkememiz ile Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığından yargı yerinin belirlenmesi ve merci tayini için dosyanın resen Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığından davanın USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli mahkemenin BURSA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE olduğunun TESPİTİNE, 3- Kararın miktar itibariyle kesin olması nedeniyle olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi için, HMK.nun 20. Maddesi gereğince dava dosyasının mercii tayini konusunda karar verilmesi bakımından resen BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİNE gönderilmesine, 4-Yargılama giderleri, harç, vekalet ücreti ve sair hususlarının görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 341. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 24/01/2025 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır

Atıf: Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/958, K. 2025/106, T. 24.01.2025, www.arakarar.com/karar/bursa-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-958-e-2025-106-k-b0995ec0462b