Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/17121 E. 2023/10586 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/17121
- Karar No
- 2023/10586
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/430 Esas 2021/407 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi/ Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/153 Esas 2019/1175 Karar Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu davalı ... şirketine sigortalı araç ile Axa Sigorta AŞ.'ye sigortalı aracın 17.02.2016 tarihinde yaptıkları kazada davacının yaralandığını, maluliyetinin belirlenmesi amacıyla tedavi evraklarını ibraz ettiğini, belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri davada şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ...Ş. vekili; dava açılmadan önce kendilerine başvuru yapılmadığını bu nedenle davanın usulden reddine kararı verilmesi gerektiğini, kusur oranı ve zarar miktarının belirlenmesini talep ettiklerini, poliçe teminat miktarı ile sınırlı sorumlulukları olduğunu, kaza nedeni ile elde edilen gelirlerin tespitini talep ettiklerini, hesaplama yapılırken genel şartların dikkate alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte dava tarihinden itibaren faize karar verilebileceğini, hatır taşıması nedeni ile indirim yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ...Ş. vekili; usule uygun başvuru yapılmadığını, kazaya karışan ve kendilerine sigortalı ... plakalı aracın sigorta limitinin 310.000,00 TL olduğunu, ceza yargılamasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, kusur ve maluliyet oranının tespitini talep ettiklerini, hatır taşıması ve mütarafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, SGK'dan gelir bağlanıp bağlanmadığının tespiti ile hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.06.2018 tarih ve 2016/1545 Esas, 2018/532 Karar sayılı kararı ile; davacının 17.02.2016 tarihli kaza nedeni ile yaralandığı bu nedenle yolcu olarak bulunduğu aracın ZMS sigorta şirketi ve karşı taraf araç sigorta şirketinden maddi tazminat talep ettiği, davacının davalı ... şirketine karşı ikame ettiği davadan feragat ettiği, dava açılmadan önce davacı ve araç sürücüleri arasında uzlaşma sağlandığı, CMK'nın 253.maddesinde uzlaşma hükümlerinin düzenlenmiş olduğu, 253/19. fıkrasında ise, uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağı, açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılacağı, şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılacağı, hükmü uyarınca ve uzlaşmanın sağlanmasından sonra Karayolları Trafik Kanunu 111'inci maddesi gereğince uzlaşmanın iptalinin istenemeyeceği," gerekçesi ile davalı ... Şirketinden feragat edildiği, davacı ve şüphelilerin davadan önce uzlaştıkları, diğer taraftan davalı ... Şirketine usulüne uygun başvuru yapılmamış olması nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemenin 08.06.2018 tarihli kararı ile uzlaşma nedeni ile Neova Sigorta AŞ karşı yapılan usule uygun başvuru olmaması ve davalı ... şirketinden feragat edilmesi nedeni ile davanın reddine karar verildiği, kararın Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılması üzerine davacının maluliyetinin tespiti maksadı ile Adli Tıp Kurumundan rapor alındığı, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca davacının sürekli iş göremezliğinin olmadığı, 4 ay iyileşme süresi olacağının bildirildiği, bu kazada 34 JZ 5717 plakalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, Axa Sigorta A.Ş.'nin sigortaladığı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, kaldı ki Axa Sigorta A.Ş.hakkındaki davadan feragat edildiği anlaşıldığından Axa Sigorta A.Ş.hakkındaki davanın bu sebeple reddine, davanın kalıcı iş gücü kaybından dolayı açıldığı ancak alınan rapor ile davacıda kalıcı iş gücü kaybının meydana gelmediğinin anlaşıldığı, 6100 Sayılı HMK'nin 176/1. Maddesine göre, taraflardan her birinin, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği, ancak davacının talep sonucunu daraltarak veya davayla talep edilen dava konusunu tamamen değiştirmesinin mümkün olmadığı, geçici iş göremezlik zararının ancak yeni bir davanın konusunu oluşturabileceği," gerekçesi ile Neova Sigorta A.Ş.hakkındaki davanın da reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili; mahkemece geçici iş göremezlik zararının ancak yeni bir davanın konusunu oluşturabileceği gerekçesiyle davanın Neova Sigorta A.Ş. yönünden reddine karar verildiğini, dava dilekçesinde maddi tazminat taleplerinin yalnızca kalıcı iş gücü kaybından kaynaklı zarara ilişkin olduğu yönünde bir ibare veya talep bulunmadığını, yerel mahkemece hüküm verilene kadar hiçbir celsede taleplerini açıklatmak için taraflarına süre verilmediğini, mahkemenin tazminat taleplerini açıklatmak yerine davanın reddine karar verdiğini, bu durumun yasaya ve içtihatlara aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 29.01.2019 tarih ve 2018/1531 Esas, 2019/127 Karar sayılı kararı ile; " davanın uzlaşma nedeni ile reddine karar verildiği, davacı ve dava dşı sürücüler arasında edimsiz uzlaşma sağlandığı ve Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, uzlaşma nedeni ile hukuk mahkemesinde dava açılamayacak ise de KTK 111'inci maddesi maddesinin irdelenmesi gerektiği, uzlaşma tarihi olan 27.04.2016 tarihinden itibaren 2 yıllık hak düşürücü süre geçmeden 01.09.2016 tarihinde davanın açıldığı, uzlaşmanın maluliyet belli olmadan, olay tarihinden kısa süre sonra yapılması nedeniyle ceza kovuşturması yönünden bir sonuca bağlanmakla birlikte hukuki sonuçları tam olarak ortaya çıkmadığı, daha sonra ortaya çıkan zararlar yönünden zarar veren failin ve diğer sorumluların hukuki sorumluluğunun da ortadan kalktığı düşünülemeyeceği, kaldı ki iş bu dosyadaki uzlaştırmada davacının maddi manevi bir bedel olmaksızın uzlaştığı, davacının maluliyetinin belirlenmesine ilişkin rapor alınmadığı, zararın kapsamının belli olmadığı, davacının maddi manevi bir bedel almadığı gibi 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 111'inci maddesinde düzenlenen 2 yıllık süre de dolmadığından, süresinde davanın açıldığının da kabulü ile yargılamaya devam edilmesi, delillerin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği," gerekçesi ile Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 08/06/2018 tarih ve 2016/1545 Esas, 2018/532 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "her ne kadar Dairemizce KTK'nın 111. Maddesi gereğince 2 yıl geçmediğinden dava açılabileceğinden bahisle karar kaldırılmış ise de, Dairemiz kararından sonra verilen Yargıtay 17. Hukuk Dairesi tarafından 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 253'üncü maddesinde kanunda belirtilen suçlarda,... uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz, açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır, şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38. maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır,” düzenlemesi karşısında tarafların uzlaştığı, uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağından davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu şeklinde karar verildiğinden, daire kararından dönüldüğü, davacı ve şüpheliler arasında 27.04.2016 tarihinde uzlaşma sağlandığı ve Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/16380 soruşturma dosyasında uzlaşma nedeniye kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, CMK'nın 253/19 maddesi uyarınca dava konusu eylem nedeniyle uzlaşma sağlanılması halinde tazminat davası açılamayacağının, açılmış ise bu tür davalardan feragat edilmiş sayılacağının hüküm altına alınmış olduğu, dava konu edilen uyuşmazlığın Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma sonucu çözümlendiği, davacının maddi-manevi kaybının olmadığına dair aralarında uzlaşma tutanağı düzenledikleri anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek, kararın gerekçesinin düzeltilerek yeniden hüküm kurulması gerektiği " gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11.12.2019 tarih ve 2019/153 Esas, 2019/1175 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; uzlaşma nedeni ile davanın reddine karar verildiğini, ancak yerel mahkeme kararına bu yönde yapılan istinaf başvurusu olmadığını, hukuka uygun uzlaştırma olmadığını , uzlaştırmanın maddi ve manevi sonuçlarının anlatılmadığını, haktan peşin olarak vazgeçilemeyeceğini, KTK 111'inci maddesine göre sorumluluğu daraltan yada kaldıran anlaşmaların geçersiz olduğu gerekçesi ile kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... şirketleri tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan araçların karıştığı 17.02.2016 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49,54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 5237 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu 253'üncü maddesi. 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davacının sigortalı araç sürücüleri ile maddi ve manevi bir talebi bulunmaksızın uzlaştığına dair 25.04.2016 tarihli uzlaştırma tutanağı uyarınca Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/16380 Soruşturma, 2016/19502 karar nolu kararı ile Kovuşturmaya Yer Olmadığına şeklinde karar verilmiş olmasına göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.10. 2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.