Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2026/282 E. 2026/7062 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/282
- Karar No
- 2026/7062
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/... E., 2025/12 K. SUÇ:Hakaret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Sanığın hakaret suçundan cezalandırılmasına dair yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 25.12.2025 tarih ve 2025/... sayılı istem yazısı Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "...Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 24/05/2022 tarihli ve 2022/... esas, 2022/13004 sayılı ilâmında yer alan, " ... sanık hakkında kamu görevlisine hakaret suçundan cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında basit yargılama usulü ve aleniyet hükümleri uygulanmak suretiyle mahkumiyet kararı verildiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/4 maddesinde düzenlenen artırım maddesi gereğince cezanın üst sınırının 2 yılı aştığı gözetildiğinde alenen işlenen hakaret suçunun basit yargılama usulü kapsamında olmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur ..." şeklindeki, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 12/02/2024 tarihli ve 2021/... esas, 2024/... karar sayılı ilâmında yer alan, ''....Sanığın suça konu sözlerinin, katılanın kamu görevinden kaynaklanmaması nedeniyle eylemin 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığı gözetilmeden, üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca hüküm kurulması" şeklindeki açıklamalar ile, 5237 sayılı Kanun'un 125. maddesinde yer alan, "(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir. (2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur. (3) Hakaret suçunun; a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı, b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı, c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle, İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. (4) Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır. (5) Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme birlikte nazara alındığında, Sanığın suça konu sözlerinin, katılanın kamu görevinden kaynaklanmaması nedeniyle eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 125/1 ve 4. maddelerinde düzenlenen hakaret suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanun'un 125/3-a maddesinin uygulanmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5237 sayılı Kanun'un 125. maddesinde "(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ... veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilât ederek işlenmesi gerekir. (2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur. (3) Hakaret suçunun; a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı, b) Dinî, siyasî, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı, c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle, işlenmesi hâlinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz." şeklinde hükümlere yer verilmiştir. İnceleme konusu somut olayda; sanığın suça konu sözlerinin, katılanın kamu görevinden kaynaklanmaması nedeniyle eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 125/1 ve 4. maddelerinde düzenlenen hakaret suçunu oluşturduğu ve inceleme tarihi itibarıyla suçun ön ödemeye tabi hale geldiği göz önüne alındığında, aynı Kanun'un 125/3-a maddesinin uygulanmasına karar verilmesinde isabet görülmemiş ve kanun yararına bozma talebi yerinde bulunmuştur. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.01.2025 tarihli ve 2024/630 Esas, 2025/12 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. Aynı Kanun maddesinin 4 (a) maddesi gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2026 tarihinde karar verildi.