Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2026/3142 E. 2026/7059 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2026/3142
Karar No
2026/7059
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/... E., 2025/3 K. SUÇ :Hakaret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Sanığın hakaret suçundan cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 10.02.2026 tarih ve 2026/17902 sayılı istem yazısı Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "...Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar" başlıklı 73. maddesinin 1 ve 2. fıkralarında yer alan "(1)Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. (2) Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, sanığın ... isimli sosyal paylaşım sitesi üzerinden müşteki ...'a yönelik ''... neden kaşlarını kalınlaştırdın bu ne ...'' şeklindeki paylaşımı nedeniyle sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de, dosyada yer alan suça konu paylaşımın yapıldığı tarihin 07.03.2015 olduğu, sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e bendi gereğince 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi uyarınca ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, müştekinin atılı suçun işlendiği 07.03.2015 tarihinden itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresi içinde şikayet hakkını kullanmadığının anlaşılması karşısında, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5237 sayılı TCK'nın 131/1. cümlesinde, “Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikayetine bağlıdır." Aynı Kanun’un 73. maddesinde, "(1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikâyette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. (2)Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar." hükümlerine yer verilmiş, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinde ise, "...Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı yada soruşturma yada kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir." hükümleri düzenlenmiştir. İnceleme konusu somut olayda, sanığın şikayetçiye yönelik hakaret içeren paylaşımını 07.03.2015 tarihinde yapması ve şikayetçi vekili dilekçesinde eylemin 30.10.2023 tarihinde öğrenildiğine ilişkin beyanda bulunması karşısında, sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Kanun'un 125/1-4. maddeleri uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü, suç tarihinden şikayet tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından, sanığın üzerine atılı suçtan kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulması kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4.(d) maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2025 tarihli ve 2025/... Esas, 2025/3 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. Bozma nedenine göre karardaki hukuka aykırılığın, 5271 sayılı Kanun’un 309/4.(d) maddesi uyarınca Yargıtay tarafından giderilmesi gerektiğinden; sanık hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 4. Yargılama giderlerinin hazine üzerinde bırakılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2026/3142, K. 2026/7059, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2026-3142-e-2026-7059-k-34712ff87beb