Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/6018 E. 2026/3881 K. – Nitelikli Yağma
Konu: Nitelikli Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/6018
- Karar No
- 2026/3881
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Yağma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/860 E., 2024/1264 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Sanık hakkında Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2022/635 Esas, 2024/141 Karar sayılı kararıyla açılan kamu davası hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
B. İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi'nin 03.06.2024 tarihli ve 2024/860 Esas, 2024/1264 Karar sayılı kararıyla, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik mağdur vekil ile o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kabulü ile beraat hükmünün kaldırılarak sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-a,d ve 62. maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi, Mahkûmiyetine yeter somut delil bulunmadığına, delillerin hatalı değerlendirildiğine ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Tüm dosya kapsamından, sanığın aşamalarda istikrarlı şekilde suçlamayı kabul etmediği, mağdurun ise çelişkili beyanlarda bulunduğu ve kovuşturma aşamasında tüm beyanlarından döndüğü, mağdurun ilk şikayetinde; sanığın, yolda yaya olarak ilerlediği sırada yanına gelerek ve bıçak zoruyla kendisini bir apartmana soktuğu, "kaybedecek birşeyim yok, tüm eşyalarını bana ver, ben kimim biliyor musun ben ..." diyerek 5.000 TL para ve telefonunu zorla aldığını, kendi çabalarıyla... isimli site üzerinden "...." ismini aratması sonucu sanığın kimlik bilgilerine ulaşarak kolluk kuvvetlerine müracaat ettiği görülse de, bahsi geçen internet araştırmasına dair bir tutanak bulunmadığı, söz konusu telefona ilişkin hat takılı olmadığından bahisle HTS incelemesi yapılamadığı, sanığın mahkumiyetine esas alınan tek delilin mağdurun sonradan döndüğü ve kendi içerisinde çelişkiler barındıran beyanları olduğu anlaşılmakla, evrensel "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereği sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2 maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,05.05.2026 tarihinde karar verildi.