Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2026/1800 E. 2026/7005 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2026/1800
Karar No
2026/7005
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/... E., 2025/392 K. SUÇ : Hakaret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile alenen hakaret suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/2-1, 125/4, 62/1 ve 52. maddeleri gereğince 1.740,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.05.2025 tarihli ve 2024/... Esas, 2025/392 Karar sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.01.2026 gün ve 2026/... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin; "Hükümden önce 14.11.2024 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7531 sayılı Kanun'un 15.maddesi ile değişik Anayasa Mahkemesinin 27.03.2025 tarihli 2024/197 esas, 2025/86 karar sayılı iptal kararı ile yapılan değişiklik gereği, 5237 sayılı Kanun'un 75. maddesi uyarınca sanığa yüklenen sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle hakaret suçunun ön ödeme kapsamına alındığı cihetle, sanığa 5237 sayılı Kanun'un 75. maddesi uyarınca ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre karar verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları, “kanun yararına bozma” adı ile 5271 sayılı CMK’nın 3 09... . maddelerinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay Ceza Dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir. Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır. Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.12.2016 tarihli ve 06/12/2016 tarih, 2014/13-194 Esas ve 2016/... sayılı kararında açıklandığı üzere, 5237 sayılı TCK'nın ''zaman bakımından uygulama'' başlığını taşıyan 7. maddesinin 2. fıkrasındaki ''suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanıp, infaz olunacağına'' dair düzenleme ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun ''Mahkûmiyet hükmünün yorumunda ve çektirilecek cezanın hesabında duraksama başlığını'' taşıyan 98/1. maddesinde ''Mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa, cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülür ya da sonradan yürürlüğe giren kanun, hükümlünün lehinde olursa, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için hükmü veren mahkemeden karar istenir.'' amir hükmü uyarınca, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkündür. İnceleme konusu somut olayda; sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125/1-2-4. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemli açılan davada basit yargılama usulü uygulanarak 09.10.2024 tarihinde verilen mahkumiyet kararına yapılan itiraz üzerine genel hükümlere göre yürütülen yargılama sonucunda sanık hakkında 06.05.2025 tarihinde mahkumiyet kararı verilmiştir. Sanığın üzerine atılı hakaret suçuna ilişkin; 07.11.2024 gün ve 7531 sayılı Kanun'un 15. maddesiyle değişik 5237 sayılı Kanun'un 75. maddesinin 6-a bendine (1) numaralı alt bendinden sonra gelmek üzere yeni bir bent eklendiği ve hakaret (125. maddenin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (c) bentleri ile dördüncü fıkrası) suçunun ön ödeme kapsamına alındığı, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak 5271 sayılı Kanun'a 7531 sayılı Kanun'la eklenen geçici 7/2. maddesinde yer alan ''soruşturma veya kovuşturma evresine geçilmiş dosyalar bakımından'' ibaresinin Anayasa Mahkemesi'nin 27.03.2025 tarih ve 2024/197 Esas, 2025/86 Karar sayılı kararıyla Anayasanın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verildiği, kararın 29.05.2025 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanmasına müteakip 25.12.2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7571 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 16. maddesi ile ilgili yasal düzenlemenin yapıldığının anlaşılması karşısında karar tarihinden sonra yürürlüğe giren lehe düzenleme nedeniyle uyarlama yargılaması yapılması mümkün olup, uyarlama yoluna başvurulmadan kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu ve şu aşamada kanun yararına bozma yoluyla giderilmesi gereken bir hukuka aykırılık tespit edilmediği anlaşıldığından kanun yararına bozma talebinin reddine karar verilmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2026/1800, K. 2026/7005, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2026-1800-e-2026-7005-k-f4bd00d6259a