Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2026/2518 E. 2026/7010 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2518
- Karar No
- 2026/7010
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/... E., 2023/... K. SUÇLAR: Hakaret, tehdit HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun reddi, istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İade, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında; Tehdit suçundan kurulan hükmün itiraz yoluna tabi olduğu olduğu, Hakaret suçundan verilen hükmün ise temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, Tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararlarına yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesince; tehdit suçundan istinaf isteminin reddine, hakaret suçundan ise istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi özetle; tanık beyanlarının çelişkili olduğuna, sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, usul ve yasaya aykırı olarak karar verildiğine, sanığın beraatine hükmedilmesine bu ve resen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulmasına ilişkindir. III. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargılamaya konu somut olayda; iddianame anlatımı ve tutanağa göre sanığın katılana yönelik ifade ettiği ve mahkemece hakaret olduğu kabul edilen sözlerin; muhatabının onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, kaba söz niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal ve yerinde görülmeyen gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, 2. Kabule göre; 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 12. maddesinde kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan sağlık personeli ile yardımcı sağlık personeline karşı görevleri sebebiyle işlenen 5237 sayılı Kanun'un 125. maddesi uyarınca verilecek cezada artırım yapılacağının düzenlendiği, 224 sayılı Sağlık Hizmetlerinin Sosyalleştirilmesi Hakkında Kanun'un 2. maddesinin beşinci ve altıncı fıkralarında ise "Sağlık personeli, sağlık hizmetlerinde maaş, ücret, yevmiye ve mukavele ile istihdam edilen ve bu sahada mesleki eğitim görerek yetişmiş olanlardır. Bu hizmet sahasında çalışan ve yüksek eğitim yapmamış olanlar yardımcı sağlık personelidir." tanımlarına yer verildiği; bu kapsamda hastanede bilgisayar işletmeni olarak çalışan katılanın ne suretle sağlık personeli veya yardımcı sağlık personeli olarak vasıflandırıldığı açıklanmadan 3359 sayılı Kanun'un ek 12. maddesi uyarınca artırım yapılması, Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Tehdit Suçu Yönünden Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmün istinaf sınırının altında olması nedeniyle, kesin hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 279/1-b maddesi uyarınca reddine karar verildiği, bahse konu kararın; aynı Kanun'un 279/1-son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu anlaşılmakla dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 268/3-e maddesi uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Hakaret Suçu Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca ... 2.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.