Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/8745 E. 2026/11661 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2024/8745
Karar No
2026/11661
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2295 E. 2024/1602 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince kurulan hüküm kaldırılarak, beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; suça konu yorumun sanık tarafından yazıldığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve yasalara aykırılık teşkil ettiğine yöneliktir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un "basit yargılama usulü" başlıklı 251/1. maddesinin birinci fıkrasında "Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." hükmüne yer verilmiştir. İncelenen olayda sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanarak verilen mahkûmiyet kararına katılan vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine genel hükümler uyarınca yargılama yapılarak ihtarlı davetiyeye karşın duruşmaya gelmemesi üzerine sanığın savunması alınmadan mahkumiyet kararı verildiği, sanık hakkında hakaret suçundan yargılama yapılarak, eylemin aleni olarak gerçekleştirilmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin uygulanmış olması karşısında, suçun kanun maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı 2 yılı aştığından basit yargılama usulünün uygulanamayacağı, bu nedenle 5271 sayılı Kanun'un 252/2. maddesi kapsamında ihtarlı davetiye çıkarılmasının yeterli olmadığı, sanığın duruşmada bizzat hazır edilmeyerek mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.03.2014 tarih ve 2013/12-74 Esas, 2014/140 Karar sayılı ilamı ile istikrarlı diğer kararlarında da vurgulandığı üzere; ceza yargılamasında sanığın sorgusu yapılmadan hüküm kurulabileceğine ilişkin kuralın, fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen bir durumun varlığı halinde, başka bir deyişle derhal beraat kararı verilmesi ile sınırlı olarak uygulanabileceği, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda ise sanık savunması alınmadan hüküm kurulamayacağı gözetilmeden 5271 sayılı Kanun'un 193. maddesinin ikinci fıkrasına yanlış anlam verilerek sanığın sorgusu yapılmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Nedeniyle karar hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/8745, K. 2026/11661, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2024-8745-e-2026-11661-k-c675c6c7d98e