Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/10963 E. 2026/8703 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/10963
Karar No
2026/8703
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2458 Esas, 2025/2720 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararları Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.05.2025 tarihli ve 2024/229 Esas, 2025/153 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188/3, 188/4-a, 52/2, 52/4, 53. ve 58. maddeleri uyarınca 16... ay hapis ve 180.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararları İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 03.07.2025 tarihli ve 2025/2458 Esas, 2025/2720 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Sanığın etkin pişmanlık hükümleri yönünden ismini vermiş olduğu ... isimli şahsın beyanlarının çelişkili ve gerçeğe aykırı olduğuna, bu hususların mahkeme huzurunda dinlenen tanık...'in beyanları ile de sabit olduğuna, tanık...'in beyanları uyarınca ... isimli şahsın suça konu uyuşturucuyu geri almak için sanıkla buluşmuş olduklarına, sanığın telefonunda yapılan inceleme sonucu hazırlanan raporda sanık ve diğer iki şahsın tesadüfen denk gelmediklerine, sanıkla... arasında yapılan görüşmelere istinaden olay yerine gittiklerinin ortaya çıktığına, bu hususta sanığın beyanlarının doğrulanması açısından HTS baz kayıtlarının dosya arasına alınması taleplerinin geçerli bir sebep olmaksızın reddedildiğine, sanığın telefonunda yapılan inceleme tutanağına göre sanıkla... isimli kişi arasında yakalama saatinden hemen öncesinde 10 adet görüşme kaydının bulunduğuna, bu hususta söz konusu numaranın kime ait olduğu ve görüşmelerin kimler arasında yapıldığı hususlarının aydınlatılmadan sanığın cezalandırılması yoluna gidilmesinin hakkaniyete aykırı olduğuna, fiziki takip tutanağının gerçeği yansıtmadığına ve usule aykırı olduğuna, olaydan bir gün sonra tanzim edilen tutanağın hükme esas alınmasının mümkün olmadığına, fiziki takip tutanağının hukuka uygun olduğu kabul edilmesine karşın öndeki iki motosikletli şahsın şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınması gerekirken bilgi sahibi sıfatıyla dinlediklerine, kovuşturma aşamasında alınan raporda parmak izine rastlanılmadığı gerekçesiyle ... hakkında takipsizlik kararı verildiğine, ancak aynı raporda müvekkile ait parmak izine de rastlanılmadığı hususunun göz ardı edildiğine, bu suretle soruşturma aşamasında deliller toplanmadığından etkin ve adil bir yargılama yapılmadığından sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dava dosyası kapsamına göre, suç tarihinde sanığın motosikleti üzerinde ele geçen uyuşturucunun sanık tarafından atılı suç kapsamında bulundurulduğu iddiasına ilişkin olarak; 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın savunmasında geçen ve mahkemece suç duyurusunda bulunulan ... hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi ve sanığın... isimli kişiyle ilgili bir beyanının bulunmaması karşısında sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla; sanığın motosikleti üzerinde ele geçen uyuşturucunun niteliği ve miktarı itibarıyla kişisel kullanım sınırlarının üzerinde bulunması, kriminal rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 3. 04.06.2025 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7550 sayılı Kanun) 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, hükümde ikinci defa mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme hükümlerinin uygulanamayacağına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu görülmüş ise de bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 03.07.2025 tarihli ve 2025/2458 Esas, 2025/2720 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 303. maddesi gereği sanığın mahkumiyetine dair İlk Derece Mahkemesi hükmünün (8) nolu bendinde yer alan "... tekerrüre esas alınan mahkumiyette de tekerrüre ilişkin hükümlerin uygulanmış olduğu ve sanığın ikinci kez mükerrir olduğu anlaşılmakla 5275 SAYILI YASANIN 108(3) MADDESİ GEREĞİNCE SANIĞIN KOŞULLU SALIVERMEDEN YARARLANDIRILMAMASINA," ibarelerinin kaldırılması suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/10963, K. 2026/8703, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-10963-e-2026-8703-k-8e466218593c