Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2023/15521 E. 2023/26388 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/15521
- Karar No
- 2023/26388
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3301 E., 2023/1730 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Balıkesir Çocuk Mahkemesi'nin 06.06.2017 tarihli, 2015/698 Esas, 2017/290 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 43, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 9 ay 21 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 2.Balıkesir Çocuk Mahkemesi'nin 15.12.2020 tarihli, 2019/430 Esas, 2020/332 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi sebebiyle açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanarak suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 43, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 5.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3.Anılan kararın suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi'nin 29.03.2022 tarihli, 2021/308 Esas, 2022/987 Karar sayılı kararı ile ''-Anayasanın 141., 5271 sayılı CMK'nın 34, 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının kanun yolu denetimine olanak verecek biçimde açık olması ve kanun yolu inceleme ve denetim merciniin bu işlevini yerine getirmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin, eylemin ve yüklenen suçun yasal unsurlarının ne olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken bundan imtina edilmesi, İddianamede suça sürüklenen çocuk hakkında kamu görevlisine hakaret suçundan 5237 sayılı TCK'nın 125/1, 125/3-a, 31/2, 31/3 maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talep edilmesine rağmen, cezalarının CMK'nın 226.maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan yazılı şekilde uygulama yapılıp TCK'nın 125/4 maddesi gereği artırılarak "Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması" itibariyla CMK'nın 289/1-h maddesine aykırı davranılması, -Yargıtay 3. CD 13/01/2020 tarihli 2019/18601 Esas 2020/543 sayılı, Yargıtay 4. CD 12/02/2020 tarihli 2019/7538 Esas 2020/3054 sayılı kararı ve emsal kararlar uyarınca; Hakaret suçunda, atılı suçun temas ettiği 5237 sayılı TCK'nın 125. maddesinin seçimlik ceza öngörülmesi ve aynı Kanunun 50/2. maddesinde ise ''hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse, bu ceza artık adli para cezasına çevrilemez'' hükmü de nazara alınarak suça sürüklenen çocukların fiili işledikleri tarihte on sekiz yaşını doldurmadıkları ve dosyada mevcut adli sicil kaydına göre daha önceden hapis cezasına mahkum edilmemiş oldukları anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 125/3-a maddesinde belirtilen seçimlik cezalardan hapis cezası seçildikten sonra hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesindeki zorunluluk gereğince TCK'nın 50/2. maddesi de gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nın 50/1. maddesinde düzenlenen adli para cezası dışındaki diğer seçenek tedbirlerden birine çevrilmesi gerektiği halde anılan düzenlemeye aykırı olarak yazılı şekilde uygulama yapılması, -Kamu görevlisine hakaret suçunda, önce fiile bağlı sebeplere ilişkin artırım maddeleri uygulanması ve bunlardan sonra zincirleme suç hükümleri gereğince artırım yapılması gerektiği, buna göre sırasıyla TCK'nın 125/3-a, 125/4, 43/2-1, 31, 62 maddeleri uygulanarak mahkumiyet hükmü tesis edilmesi gerekirken, sıralamada hata yapılarak TCK'nın 43. maddesinin TCK'nın 125/4 maddesinden önce uygulanarak TCK'nın 61. maddesine muhalefetle hüküm tesis edilmesi hususları hukuka aykırı olup; Nedenleri ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusu bu itibarla kabulü ile 5271 Sayılı CMK'nın 280/1-e ve 289/1-e maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,'' karar verilmiştir. 4.Bozma üzerine Balıkesir Çocuk Mahkemesi'nin 08.09.2022 tarihli, 2022/170 Esas, 2022/444 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 43, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 5.900,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ilk hükme karşı yalnızca suça sürüklenen çocuk tarafından istinaf yoluna başvurulduğundan, 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince oluşan kazanılmış hak gözetilerek, suça sürüklenen çocuğun 5820 TL adli para cezası üzerinden infazına, karar verilmiştir. 5.Anılan kararın suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi'nin 29.05.2023 tarihli, 2022/3301 Esas, 2023/1730 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi, suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut bir delilin bulunmadığı, hakaret suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, suça sürüklenen çocuğun suç işleme kastının bulunmadığı, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği, kararın usul ve Yasaya aykırı olup açıklanan ve resen dikkate alınacak nedenlerle bozularak suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmesi gerektiğine yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Suça sürüklenen çocuğun, diğer çocuklar ve evrakı ayrılan büyüklerle birlikte ihbar üzerine gelen görevli polis memuru şikâyetçilere kimlik sormaları ve işlem yapmaları nedeniyle kızarak sinkaflı sözler söylemek (O.... çocukları, ...in köpekleri) suretiyle hakaret suçunu işlediği, kaçamaklı savunmaları, şikâyetçilerin beyanları, diğer çocukların beyanları, resmi tutanaklar ve tüm dosya kapsamı ile sübuta erdiği Yerel Mahkemece kabul edilerek mahkumiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Belirttiği Hukuka Aykırılık Nedenleri Yönünden Suça sürüklenen çocuğun tevilli ikrar içeren savunması, şikâyetçilerin birbirleriyle uyumlu ve istikrarlı beyanları, diğer suça sürüklenen çocukların anlatımları, olay tutanağı, tanık beyanları, olayın meydana geliş şekli ve tüm dosya kapsamına göre; suça sürüklenen çocuğun atılı hakaret suçunu işlediğinin sabit olduğuna, suç kastıyla hareket ettiğine, hakaret suçunun unsurlarının oluştuğuna ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanmama gerekçesine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. B. 5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri de Gözetilerek Maddi Hukuka İlişkin Sair Yönlerden Suça sürüklenen çocuğa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı belirlenerek yapılan incelemede, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Balıkesir Çocuk Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.12.2023 tarihinde karar verildi.