Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2022/11984 E. 2022/25217 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/11984
- Karar No
- 2022/25217
- Karar Tarihi
KARAR
İşyeri dokunulmazlığını ihlal etme ve tehdit suçlarından sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/2, 119/1-a, 119/1-c, 106/2-a 106/2-c, 43/1, 29 ve 62. maddeleri uyarınca 11 ay 7 gün hapis ile 1 yıl 11 ay 12 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, işyeri dokunulmazlığını ihlal etme ve tehdit suçlarından sanık ...'nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/2, 119/1-a, 119/1-c, 106/2-a 106/2-c, 43/1, 29, 62 ve 50/1-a maddeleri uyarınca 6.740,00 Türk lirası adli para cezası ile 1 yıl 11 ay 12 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tehdit suçu açısından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesi gereğince hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl 11 ay 12 gün denetim süresi belirlenmesine dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 10/06/2021 tarihli ve 2019/151 esas, 2021/349 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/07/2022 gün ve 2022/98541 sayılı istem yazısıyla dava dosyaları Daireye gönderilmekle incelendi: İstem yazısında “1-Sanık ... bakımından yapılan incelemede; a-İşyeri dokunulmazlığını ihlal etme suçu açısından; Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 116/2. maddesi uyarınca tayin olunan 9 ay hapis cezasından, aynı Kanun’un 119/1-a ve 119/1-c maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapılması neticesinde, 13 ay 15 gün hapis cezası yerine 1 yıl 6 ay hapis cezasına ve devamında bu cezanın anılan Kanun'un 29 ve 62. maddeleri uyarınca yapılan indirim işlemleri neticesinde de 8 ay 12 gün hapis cezası yerine 11 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle fazla ceza tayininde, b-Tehdit suçu açısından; Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 106/2. maddesi uyarınca tayin olunan 2 yıl 6 ay hapis cezasından, aynı Kanun'un 43/1 maddesi uyarınca 1/3 oranında artırım yapılması neticesinde 2 yıl 16 ay hapis cezası yerine 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezasına ve devamında bu cezanın anılan Kanun'un 29 ve 62. maddeleri uyarınca yapılan indirim işlemleri neticesinde de 1 yıl 13 ay hapis cezası yerine 1 yıl 11 ay 12 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle eksik ceza tayininde, 2-Sanık ... bakımından yapılan incelemede; a-İşyeri dokunulmazlığını ihlal etme suçu açısından; Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 116/2. maddesi uyarınca tayin olunan 9 ay hapis cezasından, aynı Kanun’un 119/1-a ve 119/1-c maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapılması neticesinde, 13 ay 15 gün hapis cezası yerine 1 yıl 6 ay hapis cezasına ve devamında bu cezanın anılan Kanun'un 29 ve 62. maddeleri uyarınca yapılan indirim işlemleri neticesinde de 8 ay 12 gün hapis cezası yerine 11 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına müteakip, 5237 sayılı Kanun'un 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca kısa süreli hapis cezasından çevrilen 8 ay 12 gün karşılığı adli para cezasının günlüğü 20,00 Türk lirası üzerinden yapılan paraya çevirme işlemi neticesinde 5.040,00 Türk lirası adli para cezası yerine, hesap hatası sonucu 6.740,00 Türk lirası adli para cezasına hükmedilmek suretiyle, fazla ceza tayininde, b-Tehdit suçu açısından; Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 106/2. maddesi uyarınca tayin olunan 2 yıl 6 ay hapis cezasından, aynı Kanun'un 43/1 maddesi uyarınca 1/3 oranında artırım yapılması neticesinde 2 yıl 16 ay hapis cezası yerine 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezasına ve devamında bu cezanın anılan Kanun'un 29 ve 62. maddeleri uyarınca yapılan indirim işlemleri neticesinde de 1 yıl 13 ay hapis cezası yerine 1 yıl 11 ay 12 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle eksik ceza tayininde, İsabet görülmemiştir." denilmektedir. Hukuksal Değerlendirme: 1- Sanık ... yönünden yapılan incelemede, a- İş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümde; Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümde TCK'nın 119/1- a-c maddeleri gereğince artırım yapılırken "1/2 oranında" artırım yapıldığı belirtilmiş ise de cezadan 1 kat artırım yapıldığı ve sonuç cezanın doğru belirlendiği anlaşıldığından, artırım oranının mahallinde düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olduğu, bu yazım hatasının mahallinde mahkemesince her aşamada düzeltilebileceği, konunun ciddi hukuka aykırılıkların incelenerek ülke sathında uygulama birliğinin sağlanmasını amaçlayan ve olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılamayacağı anlaşılmıştır. b-Sanık ... hakkında tehdit suçundan, TCK’nın 106/2-a-c maddesi gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedildiği, aynı Yasanın 43/2. maddesi gereğince 1/3 oranında artırım yapılırken yapılan hesap hatası sonucu 2 yıl 16 ay hapis cezası yerine 2yıl 13 ay 15 gün hapis cezasına hükmedildiği ve uygulamaya göre sonuç cezanın 1 yıl 13 ay hapis cezası yerine 1 yıl 11 ay 12 gün hapis cezası olarak eksik belirlenmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2- Sanık ... yönünden yapılan incelemede, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtay’ca bozulması istemini, yasal nedenlerini açıklayarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak, Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtay’ca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir. Buna göre hâkim veya mahkemece verilen karar veya hükümlerin kanun yararına bozma konusu yapılabilmesi için istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmesi gerekmektedir. İnceleme konusu somut olayda; Mahkemece gerekçeli kararın sanık ...'ya en son bildirdiği adres yerine MERNİS adresine tebliğ edilmesi karşısında, öncelikle en son bildirdiği adrese tebligat yapılıp tebliğ yapılamaması halinde MERNİS adresine tebliğ edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi sebebiyle, temyiz iradesinin belirlenmesi bakımından gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğ olunması gerektiği, Bu itibarla, kanun yararına bozma konusu yapılan hükmün, sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilmemiş olması nedeniyle henüz kesinleşmediği anlaşılmakla, bu aşamada kanun yararına bozma yoluyla incelenmesi olanaklı görülmemiştir. Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce kısmen yerinde görüldüğünden, 1- "1-a " ve "2-a ve b" numaralı kanun yararına bozma istemleri yönünden, Sanık ... hakında işyeri dokunulmazlığının ihlali ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerin henüz kesinleşmemiş olması, sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükme yönelik talebin yazım hatasına ilişkin olup mahallinde düzeltilebileceğinden CMK'nın 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEMLERİNİN REDDİNE, 2- "1-b" nolu kanuna yararına bozma istemi yönünden Tehdit suçundan sanık ... hakkında, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 10/06/2021 tarihli ve 2019/151 esas, 2021/349 sayılı kararının CMK'nın 309. maddesi uyarınca, aleyhe sonuç doğurmamak üzere BOZULMASINA, Dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 13/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.