Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/13415 E. 2023/20906 K.
Konu: Hayasızca Hareketler
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/13415
- Karar No
- 2023/20906
- Karar Tarihi
- Konu
- Hayasızca Hareketler
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/840 E., 2016/204 K. SUÇ : Hayasızca hareketler HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibariyle 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun ) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hayasızca hareketler suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 225 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteğinin; hükmü temyiz ettiğine ve re'sen görülecek nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Olay tarihinde, İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yapılan devriye uygulamasında ... Mahallesi 153 -154 üncü sokağın kesiştiği yerde bulunan otoparkda ... plaka sayılı araç içerisinde sanığın alenen ilişkiye girdiğinin tespiti üzerine sanık hakkında hayasızca hareketler suçundan açılan davada, sanığın ikrarı ve kolluk kuvvetleri tarafından düzenlenen tespit tutanağına göre sanığın atılı suçu işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur. 2. Sanık atılı suçlamayı ikrar etmiştir. 3. Tanık S.T.'nin beyanı ile 08.11.2015 tarihli tutanak dosya içinde mevcuttur. IV. GEREKÇE A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden Sanığın sabıkasında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının suç tarihi itibarıyla yeniden uygulanmasına engel olduğundan, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmaması yönünde Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Hayasızca hareketlerin cezalandırıldığı bu suç tanımında, "alenen cinsel ilişkide bulunmak" ve "teşhircilik" ifadeleri kullanılmıştır. Madde metninde geçen cinsel ilişki cinsel arzuların tatmini amacına yönelik her türlü davranışı ifade etmektedir. Teşhirciliğin konusu, kişinin cinsel organlarından ibaret değildir, vücut bölgelerinin, madde metniyle korunması amaçlanan hukuki değeri ihlal niteliğindeki teşhiri, bu suçun oluşmasına neden olacaktır. Suçun oluşması için cinsel ilişkide bulunmak veya teşhircilik yapmak yeterli değildir, bu iki hareketin alenen yapılması gerekir. Burada aleniyet suçun kurucu unsurudur. Aleniyet için aranan ölçüt, gerçekleştiği koşullar itibariyle fiilin belirli olmayan ve birden fazla kişiler tarafından algılanabilir olmasıdır. Aleniyet kalabalık sayıda kimselerin eylemi öğrenmelerinin mümkün bulunması hali olarak açıklanabilir, yapılan hareketin görülüp görülmemesi önemli olmayıp, bunun olanaklı bulunması aleniyetin gerçekleşmesi için yeterlidir. Somut olayda polislerin devriye gezerken yaptıkları kontrol sırasında otoparkda park halindeki araçta işlenen eylemde, herhangi bir ihbar olmadan olayı tespit etmeleri karşısında, sanığın hayasızca hareketlerde bulunduğu iddia edilen aracın içerisinin dışarıdan görülebilir nitelikte olup olmadığı hususunda tutanak tanıkları ..., ..., ... ile ... de dinlenilerek aleniyet unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediği kesin bir biçimde belirlendikten sonra tüm delillerle birlikte sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Kabule göre de; a. 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma kararı verilebilecek olması karşısında, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde para cezasının ödenmemesi halinde kalan cezanın hapse çevrilmesine karar verilmesi, b. Hükümden sonra 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden, Karar bu yönleriyle hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2023 tarihinde karar verildi.