Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/53 E. 2026/2413 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/53
Karar No
2026/2413
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/325 E., 2025/270 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı şirket aleyhine Kayseri 1. İcra Müdürlüğünün 2015/7112 E., 2015/7184 E. ve 2015/7200 E. sayılı takip dosyaları ile akdedilen 06.04.2010 tarihli sözleşme gereği ödenmesi gereken ancak ödenmeyen avukatlık ücretinin tahsili amacıyla icra takipleri yapıldığını, takip dayanağı 06.04.2010 tarihli avukatlık ücret sözleşmesinin, Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/989 E., 2004/624 K. sayılı dosyası ile müvekkili tarafından takip edilerek sonuçlandırılan tapu iptali ve tescil davası nedeniyle ödenmesi kararlaştırılan avukatlık ücretine ilişkin olduğunu, söz konusu davanın davalı şirket lehine kazanıldığını ve kararın Yargıtay tarafından onanmak suretiyle kesinleştiğini, sözleşmenin 2. maddesinde, işin karşılığı olarak avukatlara KDV ve stopaj hariç net taraflarca kabul edilen dava değeri olan 562.228.350.00 TL’nin %3’ü karşılığı 16.866.850.00 TL ödeneceğinin kararlaştırıldığını, sözleşme gereği kararlaştırılan ücret alacağının hissesine isabet eden kısmı için herhangi bir ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili amacıyla yapılan takiplerin davalının itirazı üzerine durduğunu, davalı/borçlunun itirazlarının haksız ve yersiz olduğunu belirterek, davalının Kayseri 1. İcra Müdürlüğünün 2015/7112 E., 2015/7184 E. ve 2015/7200 E. sayılı dosyalarına yaptığı itirazların iptali ile takiplerin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; taleplerin zamanaşımına uğradığını, itirazın iptali davasının süresinde açılmadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacı tarafından aynı sözleşmeye dayanarak 3 icra takibi yapıldığını, davanın hukuki yarar, dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, davaya konu sözleşmede avukatlar olarak davacı ... ve dava dışı ...'nun birlikte imza attıklarını, diğer taraf olarak avukatların gösterildiğini, avukatların iş bu icra takiplerini birlikte yapmaları ve bu davayı da birlikte açmalarının yasal zorunluluk olduğunu, davacının tek başına dava açma yetkisinin olmadığını, Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/66 E. sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından şirketleri üzerinde yapılan denetimler sonucunda hazırlanan 17.08.2010 günlü suç duyurusu raporunun savcılığa gönderildiğini ve suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek davanın zamanaşımı ve hukuki yarar nedeniyle reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.01.2022 tarihli kararıyla; Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/66 E. sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda davacı avukatın üzerine atılı suçlardan mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından bahisle CMK'nun 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilse de mahkemenin söz konusu beraat kararıyla ve raporla bağlı olmadığı değerlendirilerek, Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığının 02.06.2011 tarihli raporu doğrultusunda; sözleşmeye konu davada harca esas alınan değer ile tespit yaptırılması sonucu belirlenen taşınmaz bedeli arasında fahiş derecede fark bulunduğu, dava sonuçlandıktan sonra vekalet ücreti için ayrıca tespit yaptırılma işleminin de hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine; takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davalı tarafça davacının kötü niyetle hareket ettiğine dair delil sunulmadığı gerekçesiyle kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 23.03.2022 tarihli kararıyla; Mahkemece verilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden herhangi bir aykırılığın bulunmadığı, kararın hukuka uygun olduğu gerekçesiyle taraflar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairece verilen 04.04.2023 tarihli ilamla; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile vekalet ücretine ilişkin kararlaştırmanın geçersiz ya da belirsiz sayıldığı hallerde, hukuki yardımın başladığı tarihteki Avukatlık Kanunu hükümleri değerlendirilip, buna göre ücret tespit edilerek ve tespit edilen ücretten 06.04.2010 tarihli sözleşmede davacı tarafa ödendiği belirtilen miktar da düşülerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Yargıtay ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; sözleşmede belirlenen 16.866.850,00 TL'nin 4.216.714,88 TL'sinin tahsil edildiği hususunda ihtilaf olmadığı, Yargıtay bozma ilamına göre mahkemece geçersiz kabul edilen dayanak sözleşmenin geçersizliği Yargıtay'ca da yerinde bulunup, aynı ilamda vekalet ücretine ilişkin kararlaştırmanın geçersiz sayıldığı hallerde hukuki yardımın başladığı tarihteki Avukatlık Kanunu hükümleri değerlendirilip buna göre ücret tespit edilerek ve tespit edilen ücretten 06.04.2010 tarihli sözleşmede davacı tarafa ödendiği belirtilen miktar da düşülerek varsa bakiye miktarın bulunması gerektiği, değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde hukuki yardımın başladığı tarihteki yürürlükte olan kanun hükümleri uygulanarak hukuki yardımın yapıldığı tarihin 10.05.2001 tarihinden önce olması ihtimalinde asgari ücret tarifesinin uygulanacağı, alacağa dayanak yapılan Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında hukuki yardımlı dava açıldığı, 02.11.2000 tarihinde yürürlükte olan kanun hükümlerine göre kanunun değiştiği 10.05.2021 tarihinden önceki Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplama yapılması gerektiği, 06.04.2010 tarihli sözleşmede davacı tarafından tahsil edilen 4.216.714,88 TL'lik kısmın mahsup edilerek bakiye miktarın bulunması gerektiği, hukuki yardımın başladığı 02.11.2000 tarihinde geçerli olan AAÜT hükümlerine göre (15.05.1999 tarih ve 23696 Sayılı Resmi Gazete'de yürürlüğü giren) dava değeri olan 510.000,00 TL yönünden geçerli olacak vekalet ücreti toplamının 48.800,00 TL olduğu, davacıya yapılan ve taraflarca ihtilaflı olmayan 06.04.2010 tarihli ödeme ile bu miktar ödendiğinden davacının bakiye alacağının mevcut olmadığı, davacının icra takip dosyalarından talep edebileceği alacak bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; taraflar arasında imzalanan 06.04.2010 tarihli sözleşmenin geçerli olduğunu, sözleşmenin geçersiz olduğuna değerlendirmenin mahkeme kararında bulunmadığını, sözleşmede kararlaştırılan bedel üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekalet sözleşmesine dayanan avukatlık ücretinin tahsili için başlatılan icra takiplerine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın; bozma ilamında belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince verildiği, bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşen kısımlar hakkında yeniden inceleme yapılamayacak olduğu anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/53, K. 2026/2413, T. 22.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2026-53-e-2026-2413-k-2e3962d15b43