Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5336 E. 2026/2411 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5336
Karar No
2026/2411
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/972 E., 2025/990 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Kayseri 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/165 E., 2025/283 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; dava dışı şirketin vergi borcu nedeniyle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun (6183 sayılı Kanun) 79. maddesi uyarınca müvekkiline haciz bildirisi gönderildiğini, haciz bildirisinin 03.10.2023 tarihinde öğrenilmesi nedeniyle, itiraz süresinin geçtiğini, 15.02.2024 tarihine davalı İdare tarafından ödeme emri düzenlenmiş ise de vergi borçlusu şirkete borcun 28.02.2024 tarihli ve 700.000,00 TL bedelli, 02.03.2024 keşide tarihli 875.000,00 TL bedelli, 05.03.2024 keşide tarihli 650.000,00 TL bedelli çekler ile ödediğini, vergi borçlusu şirketin bahse konu çekleri 02.10.2023 tarihinde elden teslim aldığına dair imzalı belgenin mevcut olduğunu belirterek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir II. CEVAP Davalı İdare vekili; davacıya vergi borçlusu ...'un borç tutarı kadar haciz bildirisinin 03.10.2023 tarihinde e-tebliğ yoluyla gönderildiğini, 08.10.2023 tarihinde mükellef tarafından okunduğunu, haciz bildirisini takiben davacıya e-tebliğ yoluyla 25.02.2024 tarihinde ödeme emrinin tebliğ edildiğini, davacının gönderilen ödeme emrine karşı da yasal süresi içerisinde itirazda bulunmadığını, davacı şirketin borçlu olması dolayısıyla alacak haczi yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu çeklerin, haciz ihbarnamesinin düzenlendiği 03.10.2023 tarihinden bir gün önce davacı tarafından asıl borçluya verildiği, banka tarafından çek bedellerinin ödendiği, davacı tarafın ispat yükünü yerine getirdiği gerekçesiyle; davanın kabulü ile davacının davalı İdare tarafından gönderilen haciz ihbarnamesinden kaynaklanan borçtan dolayı, 15.02.2024 tarihli 20240215 66... 01 ana takip numaralı ödeme emri nedeniyle 400.050,00 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 6183 sayılı Kanunun 79. maddesiyle süresinde haciz bildirimine itiraz edilmediği takdirde, borcu bulunmadığını iddia eden kişiye menfi tespit davası açabilme imkanının tanındığı, davacının söz konusu yasal hakkını kullanarak menfi tespit isteminde bulunduğu ve yargılama sonucunda haklı olduğunun belirlendiği, İlk Derece Mahkemesince 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca maktu vekalet ücretinin aleyhine hüküm verilen davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın davanın kabulü ile davalı tarafın davacıya gönderdiği haciz ihbarnamesinden kaynaklanan borçtan dolayı, 15.02.2024 tarihli 20240215 66... 01 ana takip numaralı ödeme emri nedeniyle davacının 400.050,00 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, İlk Derece Mahkemesinde davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; 6183 sayılı Kanunun 79. maddesi gereğince üçüncü şahısların haciz bildimleri üzerine itiraz etmemesi halinde malın borcun zimmetinde sayıldığı, Kanuna göre vergi dairesinin davacı şirketin borçlu olduğu yönünde ayrıca bir tespit yapmasına gerek bulunmadığını, davacının talebinin haksız ve mesnetsiz olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6183 sayılı Kanunun 79. maddesine göre menfi tespit istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, özellikle bilirkişi incelemesiyle dava dışı şirketin haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibariyle davacıdan alacağının bulunmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5336, K. 2026/2411, T. 22.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5336-e-2026-2411-k-42e82f9b2f1b