Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5798 E. 2026/2404 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5798
- Karar No
- 2026/2404
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/204 E., 2025/1392 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Denizli Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2023/284 E., 2024/770 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; murislerinin 13.10.2016 tarihinde davalı hastaneye başvurduğunu, kalp damar cerrahı tarafından 17.10.2016'da ameliyat edildiğini, 24.10.2016 tarihinde taburcu edildiğini, taburcu olduktan 3 gün sonra ateşinin 38 dereceye çıktığını, ameliyat nedeniyle olduğunun söylendiğini, eğer düşmezse hastaneye başvurmasının önerildiğini, ertesi gün ateş düşmeyince acil servise başvurduklarını, acilde serum takılıp ateş düşürücü verilip kalçada bulunan yaranın küçülmeye başladığı söylenerek evine gönderildiğini, doktorları ile görüşerek 2'şer saat ara ile Novalgin-Parol tedavisi yapıldığını, 30.10.2016'da hastanın sağ bacağında katılaşma, yürüme sıkıntısı, ateş ve solunum yetmezliği ile tekrar acile servise başvurduklarını, hastaya yatış verildiğini, bazı tetkik ve tahliller yapılmasına rağmen durumunun daha da kötüye gittiğini daha sonra yoğun bakıma alındığını ve vefat olayının gerçekleştiğini, ameliyat öncesi gerekli aydınlatmanın yapılmadığını, rızalarının alınmadığını, hastaya yalnızca hastanece zorunlu olan hasta onam formunun hiçbir bilgi verilmeden imzalatıldığını, davalının teşhis ve tanı hatası yaptığını, ölümün ihmaller sonucu olduğunu beyan ederek, muris ...'ın ölümüne neden olan davalının, vermiş olduğu zarar nedeniyle şimdilik kaydıyla her bir müvekkili için şimdilik 100.000,00'er TL olmak üzere toplamda 300.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, müvekkillerinin uğramış olduğu manevi zarar için her bir müvekkili için 100.000,00'er TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevi tazminatın murisin vefat tarihinde itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili; konulan teşhis ve tedavide herhangi bir kusur ve ihmal bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; itibar edilebilir şekilde tüm detaylar ile gerekli tespitleri içeren ATK raporu ve bilirkişi heyet raporuyla, istinaf kaldırma kararına göre alınan 07.08.2024 havale tarihli nihai bilirkişi heyet raporuyla da tespit edildiği şekilde; davacıların murisinin davaya konu tedavilerine başlamadan önce davalı hastane ile imzalanan hasta onam formu ve bilirkişi heyet raporu tespitleri hep birlikte incelendiğinde, davacıların murisi ...'ın davalı hastanede ameliyat olması dolayısıyla murise uygulanan tedaviler itibariyle ve davacı taraf ile imza altına alınan hasta rıza formu da dikkate alınarak, davaya konu tedaviler ve davalı hastane hizmetlerinden kaynaklı davalı tarafın herhangi bir kusurlu bir eyleminin söz konusu olmadığı, böylece davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve verilen kaldırma kararı doğrultusunda çelişkilerin giderilmesi ve itirazların değerlendirilmesi kapsamında alınan raporda alınan aydınlatılmış onamın yeterli olduğu, hastanın gerekli tedavi ve takip süreçlerinin gerçekleştiği, yapılan bu işlemler sırasında herhangi bir ihmal ve sorumluluğun bulunmadığı, vefat edenin bağışıklık sisteminin iyi olmadığından kaynaklı ayrıca şeker hastalığı da bulunduğundan enfeksiyona dayalı ölüm olayının gerçekleştiği, bu kapsamda ortaya çıkan komplikasyonda hastayı takip ve tedavi eden hekimlerin herhangi bir ihmalinin bulunmadığı tespitinin yapıldığı dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesi kararında, tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, incelenen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek davacılar murisinden geçerli bir onam alınmadan ameliyat yapıldığını, ameliyat sonrası süreçte de kusur ve ihmaller bulunduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekâlet ilişkisinden kaynaklı hekim hatası (malpraktis) iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle İlk Derece Mahkemesince alınan ATK raporuna yapılan itirazlar sonrasında iki farklı üniversite hocalarından oluşan bilirkişi heyetinden alınan ve birbirini doğrulayan bilirkişi raporlarına uygun karar verilmiş olması, alınan bu bilirkişi raporlarında davacılar murisinin yaşı, mevcut diyabet hastalığı, ameliyat öncesi yapılan kalp ve kalp damar durumunu belirtir bilgi ve belgelerden, konulan tanı ve sonrasında uygulanan tedavinin yerinde olduğu, gelişen durumun müteveffanın özel sağlık koşulları ve ameliyat sonrası süreçte bu koşulların etkisi nedeniyle gerçekleştiğinin anlaşılmasına göre temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.