Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/316 E. 2026/4070 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/316
- Karar No
- 2026/4070
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1723 E., 2025/1905 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 6. Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi SAYISI : 2024/202 E., 2025/187 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı/birleşen davalarda davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda: Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanunun 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre; birleşen 2024/211 E. sayılı dava yönünden davacı/birleşen davalarda davalı aleyhine hükmedilen ve temyize konu edilen 7.647,10 TL'nin, 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu'nun 20. maddesi ile değişik 6100 sayılı Kanunun Ek 1. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, dava tarihleri itibari ile temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı/birleşen davalarda davalı vekilinin, birleşen 2024/211 E. sayılı davaya yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Davacı/birleşen davalarda davalı vekilinin asıl ve birleşen 2024/295 E. sayılı davalara ilişkin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Asıl davada davacı ... vekili; müvekkilinin işlettiği lokanta, dinlenme tesisi ve benzinlik içeren işletmesi için davalı ... şirket ile elektrik satış sözleşmesi akdettiğini, 04.03.2024 tarihinde davalı şirket çalışanlarınca 366 24... seri numaralı kaçak elektrik tutanaklarının tutulduğunu, tahakkuk edilen miktarların fahiş olduğunu, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığını, tutanaklara müvekkilinin işletmesinde bulunan ve kimisi hiç kullanılmayan, kimisi de aralıklı kullanılan elektrikli aletlerin tümü sürekli kullanılıyormuş gibi işlendiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000.000,00 TL üzerinden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleşen 2024/295 E. sayılı davada davacı şirket vekili; müvekkili şirket çalışanlarınca davalıya ait işletmede yapılan kontrollerde harici hat ve kondaktör sistemi kurmak suretiyle kaçak elektrik kullandığı tespit edilerek 36625 seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini, 830.458,31 TL kaçak elektrik tüketim faturası ve 184.089,77 TL kaçak ek tüketim faturası tahakkuk edildiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan işlemlerin Yönetmeliğe uygun olduğunu, aleyhine başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı neticesinde durduğunu, dava konusu alacağın belirli ve likit olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Asıl davada davalı vekili; dava konusu kaçak elektrik tutanaklarının Yönetmeliğe uygun olduğunu ve aksi ispat edilinceye kadar geçerli belgelerden olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Birleşen davalarda davalı, davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; talimat Mahkemesi aracılığıyla yapılan keşif, video kayıtları ve Suşehri Sulh Hukuk Mahkemesinin 2024/1 D.İş sayılı tespit dosyasında alınan ek bilirkişi raporuyla, davacı/birleşen davalarda davalının haricen hat çekmek suretiyle kaçak elektrik enerjisi tükettiğinin belirlendiği, alınan bilirkişi raporları doğrultusunda kaçak kullanımın hesaplandığı, birleşen 2024/295 E. sayılı dosyadaki alacağın likit olduğu, birleşen 2024/211 E. sayılı dosyadaki alacağın likit olmadığı gerekçesiyle; asıl davanın reddine, birleşen 2024/211 E. sayılı davanın kısmen kabulü ile takibin 7.448,98 TL asıl alacak ile 198,14 TL işlemiş faiz üzerinden kaldığı yerden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine, birleşen 2024/295 E. sayılı davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, 208.656,19 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davacı/birleşen davalarda davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi kök ve ek raporlarının Yönetmeliğe uygun, taraf itirazlarını karşılar ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, ancak alacağın niteliği gereği likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiği, birleşen 2024/211 E. sayılı davada takibin 7.448,96 TL asıl alacak ve 198,14 TL faiz üzerinden devamına karar verildiği, davacı/birleşen davalarda davalının istinaf başvurusu 2024 yılı itibariyle istinaf kesinlik sınırı 28.250,00 TL'nin altında olduğu gerekçesiyle; asıl dava yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine, birleşen 2024/295 E. sayılı dava yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, kararın icra inkar tazminatı talebinin reddi şeklinde düzeltilmesine, birleşen 2024/211 E. sayılı dava dair istinaf başvurusunun miktar itibariyle usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı/birleşen davalarda davalı temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı/birleşen davalarda davalı vekili; ispat yükü üzerinde olan davalı şirketin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması gerektiğini, dava konusu tutanakların usule aykırı düzenlendiğini, tahakkuk edilen faturaların fahiş olduğunu, çalışma saatlerinin hatalı hesaplandığını, tüm aletlerin hayatın olağan akışına aykırı şekilde 24 saat kullanılıyor gibi gösterildiğini, kaçak kullanım tespiti esnasında tanık bulundurulmadığını, her ne kadar davalı çalışanlarınca fotoğraflama gerçekleştirilmiş olsa da, taraflarınca sunulan fotoğraflardan cihazların çalışmadığını gösterdiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kaçak elektrik tahakkuku nedeniyle asıl davada menfi tespit, birleşen davalar ise başlatılan icra takiplerine vaki itirazların iptali istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporlarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gibi Yönetmelik hükümlere de uygun bulunmasına göre, davacı/birleşen davalarda davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı/birleşen davalarda davalı vekilinin birleşen 2024/211 E. sayılı dava yönünden temyiz dilekçesinin miktar itibariyle REDDİNE, 2. Asıl ve birleşen 2024/295 E. sayılı davaya ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.