Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/2710 E. 2026/2449 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2710
Karar No
2026/2449
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/556 E., 2025/439 K.

İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin ... yapan arkadaşının yanlış yönlendirmesi sonucu ... eğitimi ve ... belgesi almadan T.C. Adalet Bakanlığı ... Daire Başkanlığına ait TR...32 iban nolu hesaba 09.01.2023 tarihinde 721,54 TL giriş aidatı, 865,88 TL yıllık aidatı ödediğini, bu işlemin hatalı olduğunu öğrenen müvekkilinin 17.07.2023 tarihli telgraf ile 09.01.2023 tarihinde sehven yatırılan 721,54 TL giriş aidatı, 865,88 TL yıllık aidat ödemesinin iadesi için gerekli işlemlerin yapılmasını ... Daire Başkanlığından talep ettiğini, telgrafın ... Daire Başkanlığına 18.07.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, ... Daire Başkanlığının olumlu veya olumsuz herhangi bir dönüş yapmaması üzerine ödenen bedelin tahsili için Ankara 2. Genel İcra Dairesinin 2023/275966 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı Kurumun haksız ve kötüniyetli olarak takibe itiraz ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı borçlunun takibe ilişkin tüm haksız ve kötü niyetli itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalı borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; zamanaşımı, hak düşürücü süre ve husumet yönlerinden incelenerek davanın reddini talep ettiklerini, Bakanlık tarafından yapılan itirazın haklı ve yerinde olduğunu, davacının icra takibine başvurmadan önce idari başvuru yollarını tüketmediğini ve bu nedenle icra takibinin de usulsüz olduğunu, Bakanlığın yapmış olduğu itirazda herhangi bir sicil başvurusu olmadığının anlaşıldığını, arabulucular siciline kayıt olmak için ödenen giriş aidatı ve yıllık aidatlarının doğrudan Hazine ve Maliye Bakanlığına ödendiğinden ve genel bütçeye gelir kaydedildiğinden sehven ödenen bir tutar varsa bu tutarın geri ödenmesi talebinin Hazine ve Maliye Bakanlığının Bakanlık içersinde faaliyet gösteren Merkez Saymanlık Şube Müdürlüğüne yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; savunmanın yasal dayanağının bulunmadığı, hukuk yargılamasındaki evrensel ilkelere göre ödeme hangi Kuruma yapıldı ise o Kurumdan talep edilebileceği, takibin ve davanın Bakanlık aleyhine açılmasında herhangi bir usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile Ankara 2. Genel İcra Dairesinin 2023/275966 E. sayılı icra takip dosyasında davalının ilamsız icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı şartlarda devamına, takip konusu alacak miktarının likit ve önceden öngörülebilir nitelikte olduğu anlaşılmakla, asıl alacak tutarının %20'si oranında (1.587,42 x %20) takdir edilen 317,48 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. KANUN YARARINA TEMYİZ A. Kanun Yararına Temyiz Sebepleri İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik Adalet Bakanlığınca; Mahkemece, itirazın iptali davasında usulüne uygun olarak başlatılmış ve itirazla durmuş bir takibin varlığının dava şartı olduğu, 2004 sayılı Kanunun 42/3 maddesinde yer alan ve 28.08.2017 tarihinde yürürlüğe giren idari yargının görev alanına giren konularda ilamsız takip yoluna başvurulamayacağı düzenlemesi gereğince eldeki davaya konu talebin idari yargının görev alanına girdiği ve icra takibinin düzenlemenin yürürlüğe girmesinden sonra başlatılması nedeniyle usulüne uygun olarak başlatılmış bir icra takibi olmadığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi; kabule göre de, davacının talebinin muhatabının Hazine ve Maliye Bakanlığı olduğu, davalı Adalet Bakanlığının herhangi bir zenginleşmesinin ve davacıya borcunun olmadığı dikkate alınarak itirazın iptali davasının esastan reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı bulunduğu ileri sürülerek kanun yararına temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı avukat tarafından sehven ödenen ... giriş aidatı ve yıllık aidatının iadesi için başlatılan icra takibinde idari yargının görevli olup olmadığı ve kabule göre de yasal düzenlemelere göre davacının talebinin muhatabının Hazine ve Maliye Bakanlığı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun 5. maddesinde, İdare Mahkemelerinin, Vergi Mahkemelerinin görevine giren davalarla İlk Derecede Danıştay’da çözümlenecek olanlar dışındaki, iptal davalarını, tam yargı davalarını, tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklardan hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davaları ve diğer kanunlarla verilen işleri çözümlemekle görevli olduğu belirtilmiştir.

Dosyanın incelenmesinde, avukat olan davacının ... eğitimi ve belgesi olmamasına rağmen 09.01.2023 tarihinde 721,54 TL giriş aidatı ile 865,88 TL yıllık aidat ödemesi olmak üzere toplam 1.587,42 TL'yi tek seferde Adalet Bakanlığı Merkez Saymanlık Müdürlüğünün Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Ankara Şubesi nezdindeki TR 83...03 5015 4032 IBAN no.lu hesabına yatırdığı, bedelin iadesi için 29.12.2023 tarihinde takip başlatıldığı, 16.02.2024 tarihinde davalı tarafça itiraz edildiği, davada idareye yapılan fazla ödemenin istirdatı ile ilgili olarak adli yargıda talepde bulunulması nedeniyle uyuşmazlığın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre değerlendirilip tartışılarak çözümlenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. O hâlde Mahkemece, uyuşmazlığın sebepsiz zenginleşmeden kaynaklandığı, idari işlem veya eylem niteliğinde bir uyuşmazlığın olmadığı, eldeki davaya konu talebin idari yargının görev alanına girmediği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi; kabule göre de, davacının talebinin muhatabının sehven ödemelerin gönderildiği hesap sahibi davalı Adalet Bakanlığı olduğu dikkate alınarak itirazın iptali davasının kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun olup Adalet Bakanlığının bu yöne ilişen kanun yararına temyiz istemlerinin reddi gerekmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 363/1 maddesine dayalı kanun yararına temyiz istemlerinin REDDİNE, Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/2710, K. 2026/2449, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2026-2710-e-2026-2449-k-d27608805240