Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/2235 E. 2026/3657 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2235
- Karar No
- 2026/3657
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2295 E., 2024/4948 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/370 E., 2024/203 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 20.01.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat .... ile davalı vekili Avukat .....'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, belirtilen eksikliklerin giderilmesi bakımından Bölge Adliye Mahkemesine geri çevrilmesine karar verilen dava dosyasının temyiz incelemesi için yeniden gönderildiği anlaşılmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; dava konusu taşınmaz üzerine 3. kişinin borçları nedeniyle davalı Kurum tarafından haciz konulduğunu, ancak müvekkili tarafından Konya 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/173 E. sayılı dosyası ile 17.06.2021 tarihinde açılan tapu iptali ve tescil davası neticesinde Mahkemece tapunun iptali ile müvekkili adına tesciline dair verilen kararın 17.11.2022 tarihinde kesinleştiğini, kesinleşen hükme binaen taşınmazın tekrar müvekkili adına tescil edildiğini ileri sürerek; dava konusu taşınmaz üzerine davalı Kurum tarafından konulan hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davanın süresinde açılmadığını, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan hacizlerin kaldırılması için davacı tarafından başvuruda bulunulduğunu ancak Konya 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/173 E. sayılı dosyasında verilen kararda hacizlerin kaldırılması yönünde bir hükmün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının mülkiyetinde bulunan Konya İli .... İlçesi ..... Mahallesi ... .... Kat 1. Giriş .... Nolu bağımsız bölüm üzerinde davalı Kurum lehine 11.01.2022 tarihli ve 2013 yevmiye numaralı 520.000,00 TL bedelli, 07.10.2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı 530.000,00 TL bedelli, 03.11.2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı 65.000,00 TL bedelli kamu hacizlerinin şerh edildiği, şerhin üzerine işlendiği taşınmaz hakkında davacı ve dava dışı H.A. arasında Konya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde "Tapu İptal ve Tescil" davasının görüldüğü, dava tarihinin 17.06.2021 olduğu, sonuç olarak davanın kabulü ile ilgili taşınmazın davacı üzerine tescil edildiği, davalı Kurum tarafından işlenen hacizlerin dava dışı H.A.'nın borçları sebebiyle işlendiği, taşınmaz üzerindeki hacizlerin davacının borcundan kaynaklanmadığı gerekçesiyle; davanın kabulü ile ihtiyati hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Konya 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/173 E., 2022/406 K. sayılı dava dosyasının 17.06.2021 tarihinde açıldığı, davacının ..., davalının ise dava dışı H.A., dava konusunun 23 nolu bağımsız bölüm hakkında adi yazılı satış vaadi sözleşmesi hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel iadesi istemine ilişkin olduğu, yargılama devam ederken dava konusu bağımsız bölüm üzerine 09.02.2022 tarihinde ihtiyati tedbir konulduğu, tedbirin 13.10.2022 tarihinde kaldırıldığı, davanın davalının kabul beyanı üzerine 11.11.2022 tarihinde kabul edildiği ve istinaf edilmeksizin 17.11.2022 tarihinde kesinleştiği, tescil işleminin ise 19.12.2022 tarihinde davacı adına yapıldığı, dava konusu hacizlerin ise 11.01.2022, 07.10.20 22... .11.2022 tarihlerinde konulduğu, tapu kaydında aleniyet ilkesi gereği tedbir kararı varken konulan hacizlerde haciz lehtarlarının iyi niyetli olduklarının savunulamayacağı, ne var ki taşınmaz üzerine tedbir konulmadan önce ve tedbir kaldırıldıktan sonra konulmuş olan hacizlerin lehtarının haciz konulurken kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından, 11.01.2022 tarihli ve 03.11.2022 tarihli haczin kaldırılmasına karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden davanın kısmen kabulüne, davalı lehine kurulan 07.10.2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı kamu haczine ilişkin şerhin terkinine, 03.11.2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı ve 11.01.2022 tarihli ve 2013 yevmiye numaralı kamu hacizlerinin terkini talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; müvekkilinin 28.08.2015 tarihli sözleşme ile bedelini tamamen ödeyerek iyiniyetle satın aldığı ve bu tarihte üzerinde herhangi bir haciz bulunmayan taşınmaz üzerindeki hakkı, davalının tescilden kaçınması nedeniyle açılan tapu iptal ve tescil davasının kabulüyle kesinleşmiş olmasına rağmen, Mahkemece aleniyet ilkesi ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1023. maddesi ile korunan iyiniyetli kazanım hükümleri göz ardı edilerek, tapu kaydındaki önceki şerh ve tedbirlerden haberdar olduğu tartışmasız bulunan davalı tarafından sonradan tesis edilen hacizlerden yalnızca tedbir dönemine rastlayanı kaldırıp diğerlerini korumak suretiyle çelişkili ve hukuka aykırı bir değerlendirme yapıldığını, ayrıca haklılığı mahkeme kararıyla tespit edilmiş bulunan müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili; Konya 8. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen tapu iptal ve tescil kararında hacizlerin kaldırılmasına ilişkin bir hüküm bulunmadığından hacizlerin terkin edilemeyeceğini, hacizlerin tapudaki kayıt maliki olan borçluya ait borçlar nedeniyle mevzuata uygun ve iyiniyetle tesis edildiğini, davacının dayandığı sözleşme ve davadan haberdar olmasının beklenemeyeceğini, bu nedenle yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, ayrıca ileri sürülen hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarının değerlendirilmediğini, kamu alacağının tahsili bakımından borçlusu hakkında işlem yapmaktan kaçınma yetkisinin bulunmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taşınmazın tapu kaydındaki haciz şerhinin kaldırılması istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, özellikle terkini istenen haciz şerhlerinin, 4721 sayılı Kanunun 1020. ve 1023. maddelerinde sözü edilen aleniyet ve iyiniyet kuralları uyarınca taşınmazın davacı adına hükmen tescilinden önce ve ihtiyati tedbir şerhinin kaldırılmasından sonra konulmuş olmasına ve yargılama giderlerine ilişkin kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.