Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/5963 E. 2026/4186 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5963
Karar No
2026/4186
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/378 E., 2025/1362 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Torbalı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/35 E., 2020/76 K.

Dava; hile hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat istemine ilişkindir. Davacı; çocuğunun hayati ameliyatı için evini acilen satmak isterken davalı ...'nin devreye girdiğini, evin mülkiyetini alan davalı ...'ün parayı nakit ödemek yerine gönderilecek zirai ilaç ve malzemelerin satılarak ödeneceğini taahhüt ettiğini, evin üzerindeki banka ipoteğini kaldırmak amacıyla arkadaşından borç alarak ödeme yaptığını, ancak tapuyu devrettikten sonra kendisine sadece 22.000,00 TL ödendiğini, kalan paranın ödenmediğini ve gönderilen ilaçların sahte çıktığını, evin daha sonra ......'den davalı ...'a devredildiğini ve davalı ...'ın kendisini arayarak evden çıkması için tehdit içerikli mesajlar attığını, hile ve düştüğü zor durum nedeniyle dolandırıldığını ileri sürerek davalı ... ... adına olan tapu kaydının iptali ile adına tescilini, olmazsa davalılardan tazminat istemiştir.

Davalı ...; davacının ev satışında mağdur edildiğini ancak davalı ......'nin gönderdiği ilaçların sahte çıkması nedeniyle kendisinin de mağdur olduğunu, ilaçlar karşılığında ......'ye 3 dükkan verdiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ...; evi dolandırıcılık amacıyla almadığını, ... ile aralarında 600.000,00 TL'lik bir ticari ilişki/barter sistemi olduğunu, evin kredi borcunun ... tarafından ödendiğini, kendi borçları sebebiyle evi ...'a sattığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ...; davacı veya diğer davalılarla geçmişe dayalı ilişkisi olmadığını, arkadaşı ... adına vekaleten hareket ettiğini, İstanbul'da bir ortamda otururken ......'nin nakit ihtiyacıyla Torbalı'daki evini satmak istediğini duyup kulak misafiri olduğunu ve bu şekilde satın aldıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ...; taşınmazı tapu siciline güven ilkesi kapsamında iyiniyetle iktisap eden üçüncü kişi olduğunu, davacının diğer davalılarla olan ticari uyuşmazlığının kendisini bağlamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince; davacının çocuğunun hastalığı nedeniyle evini satmak isterken tarım ilacı dükkanı olan davalı ...'nin eve müşteri bulduğunu söylediği, bunun üzerine davalı ...... ile davacının anlaştığı ancak evin sonradan davalı ...'a devredildiği, davacının satış bedeli alamadığı, oyalandığı, davalı ...'un son malik davalı ... ile yakın arkadaş olduğu, İstanbul'da bir ortamda otururken ......'nin Torbalı'daki taşınmazlarını satmak istediğini duyduğunu ve bu şekilde ...... ile tanışarak ... adına taşınmazı satın aldığını beyan ettiği, kulak misafiri olduğu tanımadığı şahsın başka yerdeki taşınmazını satın almaya karar vermelerinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davalı ...'nin yanında çalışan şahsın tanık beyanında davalı ... ve ......'nin ...'nin dükkanına gidip geldiğinin anlaşıldığı, dosya kapsamından davalıların davacının çocuklarının hastalığı nedeniyle içinde bulunduğu zor durumdan faydalanarak el birliği içerisinde hileli davranışlarla davacıyı kandırdıkları ve taşınmazı devraldıkları gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı ... adına tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı ... ... ve ...... vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davacının aldatılmayı 2015 yılının Mayıs ayında öğrendiği, 25.02.2016 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduğu ve süresi içinde eldeki davayı açtığı, davacının iradesinin, satış bedelinin ödeneceği inancı uyandırılarak tapunun devredilmesi ve sonrasında sahte ilaçlar nedeniyle bedelin ödenmemesiyle fesada uğratıldığı, taşınmaz alım-satım işlerinde deneyimli olan davalı ...'un, evi fiilen gezip görmeden ve içinde oturan davacı ile hiç iletişim kurmadan taşınmazı yakın arkadaşı davalı ...'a vekaleten satın almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, gerekli özeni gösterselerdi davacıya herhangi bir satış bedeli ödenmediğini öğrenebilecek durumda olduğunu, bu nedenle TMK m. 1023 anlamında iyiniyetli sayılamayacakları gerekçesiyle başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R - Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1. hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 7.240,25 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'tan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/5963, K. 2026/4186, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-5963-e-2026-4186-k-5f989f4463eb