Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3357 E. 2026/3655 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3357
- Karar No
- 2026/3655
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/40 E., 2025/1345 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/153 E., 2024/632 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat.....ile davalı vekili Avukat ...'in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin daha derinlemesine incelenmesi heyetçe zorunlu görüldüğünden 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 24/1 maddesi ve Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 21/3 maddesi gereğince görüşmenin bırakıldığı 08.06.2026 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında 12.01.2011 gaz açılış tarihli doğal gaz kullanım sözleşmesi imzalandığını, ... tarafından düzenlenen ve müvekkili şirketin.... nolu işletme hesabına gönderilen faturaların her ay düzenli ve eksiksiz olarak ödendiğini, ancak yapılan kontrollerde davalı tarafından yapılan hatalı hesaplamalar sonucu müvekkili şirkete haksız ve hukuka aykırı fazla faturalar tahakkuk ettirildiğinin tespit edildiğini, 2022 Kasım döneminde ise yanlış birim hesaplaması yapıldığını, yıllık tüketim miktarının 300.001 m³'ü geçmediğini, kaldı ki davalının bildirim zorunluluğunu yerine getirmediğini ileri sürerek; Kasım/20 22... .03.2023 tarihli fatura dönemi arasında borcunun bulunmadığının tespitine, bu dönem aralığında şimdiye kadar hatalı hesaplama sonucunda fazladan ödenen bedellerin yasal faizi ile iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili tarafından faturalarda uygulanan ağırlıklı ortalama perakende satış fiyatının, tedarikçi firma doğal gaz alım fiyatı, EPDK tarafından belirlenen dağıtım şirketi sistem kullanım bedeli ve ÖTV‐KDV vergilerinden oluştuğunu, tedarikçi firma tarafından gaz alım fiyatının; kademe 1 (0‐300.000 sm³ tüketim aralığı) ve kademe 2 (300.000 sm³ tüketim üzeri) olmak üzere belirlendiğini, davacı abonenin 2022 yılı toplam tüketiminin 300.000 sm³'ü geçmesi nedeni ile fiyat kademesinin değiştiğini, kademe değişikliği nedeni ile çıkan faturasının yeni fiyat tarifesinden hesaplandığını, müvekkili şirketin abonelere ilişkin tüm bilgilendirmeleri internet sitesi üzerinden yaptığını, söz konusu faturanın 2022 yılında davacı tarafından kullanılan doğal gaza ilişkin olduğunu, davaya konu kademe değişimi ve faturalandırma işleminde yapılan tüm hesaplamaların mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tedarikci ... tarafından çeşitli dönemlerde yayınlanan birim fiyat satış tarifesi detaylarına göre, dağıtım şirketi tarafından kademe -1 fiyat tarifesi uygulanan tüketicinin yıllık toplam tüketim miktarının, kademe 1 ile kademe 2 arasında belirlenmiş sınır değeri aşması halinde oluşan fark bedelin, dağıtım şirketine fatura edileceğinin hüküm altına alındığı ve buna göre de .... tarafından söz konusu kademe farkından kaynaklanan fark tutarının, davalı dağıtım şirketine fatura edilmişse, bu bedelin dağıtım şirketi tarafından da tüketiciye aynen yansıtılabileceği, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacı tüketicinin 2022 yılı toplam tüketim miktarının 300.000 sm³'ü geçmesi sebebiyle tahakkuk ettirilebilecek kademe-2 ile kademe-l birim fiyat tarifeleri arasındaki fark bedeli tutarının, ... tarafından davalıya tahakkuk ettirildiği birim fiyatlar üzerinden yapılan hesaplama ile 3.690.419,85 TL olarak belirlendiği, buna göre davacının dava konusu faturanın 13.975,99 TL'lik kısmından sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davacının 01.03.2023 tarihli fatura bakımından 13.975,99 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; taraflar arasında imzalanan sözleşmede kullanıcı sıfatı, yıllık kullanım miktarı sınırlaması veya fiyat kademelendirmesine dair açık bir hükmün yer almadığını, 2023 yılına kadar her ay kullandığı doğal gaz miktarı üzerinden hesaplanan bedeli ödeyerek davalı şirketten hizmet aldığını, 2023 yılında ise geriye yönelik fark bedeli yansıtılmasının usulsüz olduğunu, yıllık kullanım limitinin 300.000 sm³'ü aşması durumunda geçmişe yönelik olarak daha yüksek fiyattan hesaplama yapılacağı ve kullanmış olduğu doğalgaz için geçmişe yönelik olarak fark bedeli taahakkuk ettirileceği konularında bilgilendirilmediğini, davalının ..... ile arasında uygulanan tarife hükümlerinden kaynaklanan farkı haksız yere müvekkiline yansıttığını, davalı şirket doğal gaz kullanımının belirli bir miktar ile sınırlı tutulacağına dair taahhüt verilmediğini, internet sitesi üzerinden paylaşılan tarife detaylarının yeterli bir bildirim olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tüketim miktarındaki sınırın aşılması sebebiyle tahakkuk ettirilen fatura nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle taraflar arasında imzalanan 12.01.2011 tarihli doğal gaz kullanım sözleşmesi ile davacının yürürlüğe girecek mevzuata ve tarifelere göre oluşacak tüm bedelleri ve doğacak farkları ödemeyi peşinen kabul ve taahhüt etmesine, basiretli tacir olan davacının imzaladığı sözleşme ile bağlı olup, kamuya açık şekilde ilan edilen tarifeleri takip etmesi gerektiğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi