Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/169 E. 2026/3650 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/169
Karar No
2026/3650
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/789 E., 2025/1786 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/5 E., 2025/124 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin .... Eczanesinde eczacılık faaliyetinde bulunduğunu, davalı Kurum tarafından gönderilen 21.04.2022 tarihli yazıda; fatura edilen 17.02.2022 tarihli reçetenin e-reçete olarak düzenlenmediği gerekçesiyle 310.337,28 TL kesinti yapılacağının bildirildiğini, kesintiye konu reçetenin hastane sisteminde yaşanan aksaklık nedeniyle e-reçete olarak düzenlenemediği hususunda başhekim ve ilgili uzman hekim tarafından düzenlenen belgenin davalı Kuruma reçete ekinde sunulduğunu, kesinti işleminin haksız ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek; Kurum işleminin iptalini etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; Sağlık Uygulama Tebliği'nin (SUT) elektronik reçete uygulaması başlıklı (4.1.5.) maddesinde manuel reçetelerin bedellerinin karşılanmayacağının hüküm altına alındığını, taraflar arasındaki Protokolün (3.2.) maddesinde de reçete muhteviyatı ilaç bedellerinin ödenebilmesi için, reçetelerin Sağlık Bakanlığı ve Kurum mevzuatına uygun olarak düzenlenmiş olması şartının arandığını, kesinti işlemine konu reçetedeki ilacın reçetesinin e-reçete olarak düzenlenmediğinin sabit olduğunu, Kurum işleminin mevzuata uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin 16.06.2023 tarihli kararıyla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, 17.02.2022 tarihli turuncu reçeteli ilaçların hasta için hayati öneme sahip ilaçlar olup hak sahibi tarafından da kullanıldığı, davalı Kurumun herhangi bir zararının bulunmadığı gerekçesiyle, Kurum işleminin iptaline karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 20.12.2024 tarihli kararıyla; niteliği itibariyle nispi karar ve ilam harcına tabi davada, davacı tarafça nispi harç yerine maktu harcın yatırıldığı, Mahkemece eksik harç ikmal ettirilmeden yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesinin isabetli olmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, 17.02.2022 tarihli turuncu reçeteli ilaçların hasta için hayati öneme sahip ilaçlar olup hak sahibi tarafından da kullanıldığı, davalı Kurumun herhangi bir zararının bulunmadığı gerekçesiyle, Kurum işleminin iptaline karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sistemsel arıza nedeniyle e-reçete düzenlenemediğinin hastane başhekimi ve ilgili uzman hekim tarafından düzenlenen belgeyle tespit edildiği, davacı eczacı tarafından ilgili reçeteye konu ilaçların hak sahibi hastaya teslim edildiği, davalı Kurum aleyhine nispi vekalet ücreti takdir edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; yetki itirazlarının değerlendirilmediğini, karar gerekçesinde uyuşmazlığın esasının dayanağı olan Protokolün (3.2.) maddesi ve ilgili diğer Protokol hükümlerine ilişkin açıklama ve değerlendirmeye yer verilmediğini, kesintiye konu ilaçla ilgili e-reçete düzenlenmediği hususunun sabit olduğunu, SUT'un (4.1.5.) maddesi uyarınca e-reçete düzenlenmeyen reçete bedellerinin ödenemeyeceğini, davacının iddiasının aksine ... sisteminin çalışmadığına ilişkin resmi bir kaydın mevcut olmadığını, davacının taraflar arasında imzalanan Protokol hükümlerini ihlal ettiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz, mevzuat çerçevesinde değerlendirme yapmaktan uzak, yoruma dayalı tespitler içerdiğini, bilirkişi raporunda SUT hükümleri, sözleşme ve protokol hükümleri çerçevesinde inceleme ve değerlendirmeye yer verilmediğini, müvekkili aleyhine nispi vekalet ücreti takdirinin de doğru olmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından davacı eczacının hakedişlerinden yapılan kesinti işleminin iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, SUT'un (4.1.5.5.) maddesi uyarınca kesintiye konu reçetenin e-reçete olarak düzenlenememesine ilişkin başhekim onaylı belgenin reçeteyle birlikte düzenlendiğinin ve Kurum tarafından yapılan kesintinin SUT'a aykırı olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/169, K. 2026/3650, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2026-169-e-2026-3650-k-4063e3984c48