Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/20 E. 2026/3648 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/20
Karar No
2026/3648
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/760 E., 2025/1891 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/7 E., 2025/30 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili eczacının .... Eczanesinin sahibi olduğunu, davalı Kurumun 09.11.2010 tarihli yazısıyla; sahte olarak düzenlenen üç adet reçetenin Kuruma fatura edildiği gerekçesiyle, 2009 yılı Protokolünün (6.3.19.) maddesi uyarınca 2 yıl süreyle fesih ve 10.000,00 TL cezai şart uygulanacağının bildirildiğini, müvekkilinin Kurum işlemine konu reçeteleri Protokole uygun olarak teslim ettiğini ileri sürerek; Kurum işleminin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili Kurum Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından düzenlenen 30.09.2009 tarihli ve 2 sayılı raporda yapılan tespitler doğrultusunda, 2009 yılı Protokolü uyarınca sözleşmenin feshedildiğini ve davacı hakkında cezai şart uygulandığını, müvekkili tarafından yapılan işlemlerin mevzuat ve sözleşmeye uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava dışı sigortalılar F.G ile M.C hakkında düzenlenen üç adet reçetenin hastaların bilgisi dışında düzenlendiği, ilgili hastaların Kurum müfettişi tarafından alınan beyanlarında sağlık karnelerinin eczaneye bırakıldığını, ilaç temini konusunda davacı eczanenin kendilerine yardımcı olduğunu bildirdikleri, hastaların reçeteye konu ilaçlara ihtiyaç duyulacak hastalıklarının bulunmadığı, reçete sahiplerinin vefat etmeleri nedeniyle dinlenilemediği, davacı hakkında Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/352 E., 2019/218 K. sayılı dosyasında düşme kararı verildiği, ilgili davada da reçete sahiplerinin dinlenilmediği, kamu görevlisi olan Kurum müfettişi tarafından alınan beyanlar ile dosya kapsamındaki belgelere itibar edilmek suretiyle reçetelerin sahte olarak düzenlendiği iddiasının ispatlandığı, davacı eczacı hakkında 2009 tarihli Protokolün (6.3.19.) maddesi uyarınca uygulanan Kurum işleminin yerinde olduğu, ancak dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren 20 20... yılı Protokollerinin (5.3.10.) maddesinin davacı lehine olduğu, Protokolün (6.10.) maddesi uyarınca da cezai şartın belirlenmesi gerektiği, bu durumda davacı hakkında lehine olan reçete bedelinin 10 (on) katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacının uyarılmasına ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalı Kurumun 09.11.2010 tarihli işleminin 2.465,90 TL cezai şart ve birinci kez uyarı olarak uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının veya çalışanının Kurum işlemine konu reçetelerin düzenlenmesinde veya tahrif edilmesinde işbirliği veya kastı olduğuna dair bir delil olmadığı, 20 12... yılı İlaç Temin Protokollerinde kasıt unsurunun arandığı, davacının eldeki davayı açmakla lehe hükümlerin uygulanması gerektiği, davacının kasıtlı olarak sahte reçete düzenlenmesine katıldığının davalı tarafından ispat edilemediği, bu nedenle cezai şart işleminin sözleşmeye aykırı olduğu, İlk Derece Mahkemesince davanın kabul edilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kabulü ile davalı Kurumun 09.10.2010 tarihli yazısı ile davacı hakkında uygulanan iki yıl süreyle fesih ve 10.000,00 TL cezai şart işleminin iptaline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; dosya kapsamında toplanan delillerle tedaviye dayanmayan reçetelerin davacı tarafından fatura edildiği hususunda tereddüt bulunmadığını, davacının imzaladığı sözleşme hükümlerine uymakla yükümlü olduğunu, davacı eczacının bilgisi olmadan eczanesinden usulsüz şekilde reçete fatura edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu, ifadesine başvurulan reçete sahibi sigortalılarının beyanlarıyla bu hususun doğrulandığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı eczacı hakkında 2009 yılı Eczane Protokolüne aykırılık nedeniyle uygulanan cezai şart ve fesih işleminin iptali istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, cezai işleme konu sahte reçetelerin, davacı eczacı ya da eczane çalışanlarının dahli ile fatura edildiğinin davalı Kurum tarafından ispatlanamamasına, reçete bedelinin mahsubu işleminin dava konusu yapılmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/20, K. 2026/3648, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2026-20-e-2026-3648-k-1b8f974aac86