Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/6124 E. 2026/3644 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6124
Karar No
2026/3644
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1677 E., 2025/2158 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/688 E., 2023/271 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Dosya içeriğine göre; birleşen davada davalı aleyhine hükmedilen ve temyize konu edilen tutarın (7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'nun 20. maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Ek 1. maddesinin 2. fıkrası gereğince) dava tarihi itibari ile (temyiz) kesinlik sınırı olan 47.530,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Davalı vekilinin asıl davaya ilişkin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacı vekili; müvekkili şirket tarafından işletilen ..... Göz Hastalıkları Merkezinde davalı Kurum sigortalılarına sağlık hizmeti sunulduğunu, davalı Kurum tarafından gönderilen 06.04.2018 tarihli yazıyla; iki hasta yönünden sağlık hizmeti sunulmadığı halde hizmet bedellerinin Kuruma fatura edildiği, otuz altı hasta yönünden faturanın veya faturaya dayanak oluşturulan belgelerin gerçeğe aykırı düzenlendiği, üç hasta yönünden finansmanı karşılanmayan sağlık hizmetlerinin finansmanı karşılanan sağlık hizmetleri gibi gösterilerek fatura edildiği gerekçesiyle, 2017 yılı Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesinin (12.15.), (12.16.) ve (12.19.) maddeleri uyarınca toplamda 246.000,00 TL ceza işlem uygulanacağının bildirildiğini, Kurum işleminin sözleşme ve mevzuata aykırı olduğunu ileri sürerek; Kurum işleminin iptalini ve müvekkilinin davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili Kurum Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı müfettişlerince düzenlenen 22.01.2018 tarihli ve 01 sayılı soruşturma raporu doğrultusunda davacı hakkında cezai işlem uygulandığını, Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin 10.12.2019 tarihli kararıyla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, ihbar edilen doktorlar tarafından hastalara hizmet verildiği, hastalar ve hizmeti veren doktorların ifadeleri ile de sağlık hizmetinin verildiğinin doğrulandığı, verilmiş olan sağlık hizmetinin bedelinin taraflar arasında imzalanan sözleşmeye istinaden karşılaması gerektiği, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2018/12438 Soruşturma ve 2019/4138 Karar numaralı kararla ilgililer hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, cezai işleme konu iki hastaya Lazer Kapsültomi-Sineştomi operasyonlarının yapıldığına ilişkin aydınlatılmış bilgi formu alındığı, avuç izi okumalarının yapıldığı, otuz altı hasta yönünden aydınlatılmış bilgi formları ile ameliyat defterlerine göre işlemleri yapan doktorlar ile ameliyatı yapan doktorların aynı kişi olduğu, davalı Kurum tarafından dava dışı hastalara yapılan işlemler için hizmet sunulmadığı konusunda bir itirazın olmadığı gözetildiğinde, Kurum tarafından uygulanan cezai işlemin yerinde olmadığı gerekçesiyle; asıl ve birleşen davaların kabulüne, cezai işleme konu Kurum işleminin iptali ile davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 28.06.2021 tarihli kararıyla; Mahkemece, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/12438 Soruşturma sayılı dosyasında ilgililer hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleştiği gözetilerek, söz konusu soruşturma dosyasında toplanan delillerin değerlendirilmesi, dava dışı Kurum sigortalısı hastalar/yakınları ile gerçeğe aykırı düzenlendiği iddia edilen muayene kayıtlarında isimleri yazılı olan doktorların tanık sıfatı ile dinlenmesi, davalı Kurum işleminin dayanağı olan dava dışı davalı sigortalıların, davacı özel sağlık kurumunda muayene olup olmadıklarının tespiti ile her bir işlem/hasta yönünden konusunda uzman bilirkişi heyetinden kanun yolu denetimine elverişli rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken, yetersiz araştırmaya dayalı olarak karar verilmesinde isabet bulunmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı Merkez hakkında cezai işlemin dayanağı olan müfettiş raporundaki tespitlerin, Ankara Batı Adliyesi Başsavcılığı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar dikkate alınarak yerinde olmadığı gerekçesiyle; asıl ve birleşen davaların kabulüne, cezai işleme konu Kurum işleminin iptali ile davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kaldırma kararına uygun yargılama yapıldığı, tanıkların dinlendiği, Kurum işleminin yerinde olmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; müvekkili Kurum Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı müfettişlerince düzenlenen soruşturma raporu doğrultusunda davacı hakkında cezai işlem uygulandığını, Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu, müvekkili aleyhine harç ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından davacı sağlık hizmeti sunucusu hakkında uygulanan cezai işlemin iptali ve menfi tespit istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, hükme esas alınan bilirkişi raporunun, taraflarca imzalanan sözleşme ile SUT hükümleri ve ilgili mevzuat esas alınarak, davalı Kurumun davacı aleyhine tesisi ettiği cezai işleme konu hususlarda gerekçesiyle birlikte değerlendirme yapılarak hazırlandığının ve denetimine elverişli olduğunun anlaşılmasına, derece mahkemelerince davalı Kurumun harçtan muaf olduğunun belirlenmesine göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2.Asıl dava yönünden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/6124, K. 2026/3644, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-6124-e-2026-3644-k-8e8908e2072a