Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/176 E. 2026/3676 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/176
- Karar No
- 2026/3676
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1377 E., 2025/2059 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 8. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2024/457 E., 2025/209 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında 24.01.2018 tarihinde gayrimenkul satış sözleşmesi imzalandığını, sözleşme konusu bağımsız bölümün satış bedelinin 550.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı, kaparo olarak 4.000,00 TL'nin sözleşmenin imzalandığı anda müvekkili tarafından davalıya ödendiğini, müvekkilinin 06.02.2018 tarihinde banka EFT'si ile davalı şirketin banka hesabına 95.000 Euro ödeme yaptığını, müvekkilinin üstüne düşün tüm yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen davalının sözleşme konusu gayrimenkulü teslim etmediğini, sözleşme konu bağımsız bölümün üçüncü bir kişiye satılıp devredildiğini, bu nedenle taşınmazın devredilemeyeceğinin bildirildiğini, ancak ödenen paranın iade edilmediğini, davalıya 17.08.2021 tarihinde ihtarname gönderilerek ödenen bedelin iadesinin ihtar edildiğini, ödeme yapılmaması üzerine başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine takibinin durdurulduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile itirazının iptaline, icra takibinin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının taşınmazın satış bedelinin tamamını ödemediğini, edimlerini yerine getirmeyen, ödemesinde eksiklik bulunan davacının sözleşmesinin feshedildiğini, sözleşme bedeli olan 550.000,00 TL için 06.02.2018 tarihinde ödenen 95.000 Euro’nun TL karşılığının 07.02.2018 tarihinde müvekkil şirketin hesabına aktarıldığını, sözleşmenin TL olarak düzenlendiğini, bedelin Euro olarak talep edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı adına bir tapu devri olmadığı anlaşılmakla davalının yükümlülüklerini yerine getirmediğinin anlaşıldığı, davalının temerrüde düştüğü ve kusurlu olduğu anlaşılmakla davacının bedel iadesi isteyebileceği, sözleşmenin TL cinsinde satış bedeli olarak düzenlenmiş olması ve taraflar arasında ülke parası dışında döviz ile ödeme yapılacağına ilişkin bir anlaşma olmadığından, davalıya yapılan Euro cinsinden olanların, davalıya ödeme tarihleri itibariyle geçerli kur üzerinden 06.02.2018 tarihinde 95.000,00 Euro (Euro kuru 4,6619 kur üzerinden) 442.880,50 TL olduğu, 4.000,00 TL kaparo adı altında 24.01.2018 sözleşme tarihinde ödenmiş olduğu dikkate alındığında davalı şirkete 24.01.2018 tarihinde 4.000,00 TL+06.02.2018 tarihinde 442.880,50 TL olmak üzere toplam 446.880,50 TL ödeme yaptığı ve davalının 27.08.2021 tarihinde temerrüte düştüğü, takip tarihi ile temerrüt tarihi arasındaki 133 gün için avans faiz hesaplama sonucu 27.289,30 TL işlemiş faiz yönünden davanın kısmen kabulü gerektiği gerekçesiyle; davalının icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 446.880,50 TL asıl alacak ve 27.289,30TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 474.169,80 TLyönünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, hüküm altına alınan alacağın %20'si oranındaki 89.376,10 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; sözleşmeye konu taşınmazın taahhüt edilen tarihte tamamlanarak davacıya teslim edilmediği gibi adına tapu devrinin de yapılmadığı, bu suretle davalının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmeyerek temerrüte düştüğü, bu durumda, davacının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125.maddesi hükmü uyarınca, aynen ifadan vazgeçerek ödediği bedelin iadesine ilişkin seçimlik hakkını kullanma hakkına sahip olduğu, davacı tarafça ülke parası dışında, döviz ile ödeme yapılacağına ilişkin bir anlaşma bulunduğunun ispat edilemediği, kaldı ki taraflar arasında imzalanan sözleşmede satış bedelinin TL üzerinden tespit edildiği, takip tarihinden önce davalının 17.08.2021 tarihli ihtarname ile temerrüde düşürüldüğü, muhataba ödeme için 7 gün süre verildiği dikkate alındığında, ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 19.08.2021'den itibaren 7 günlük ödeme süresi sonrasında 27.08.2021 itibariyle muhatabın temerrüde düşürüldüğü, temerrüt tarihi ile takip tarihi arasında uygulanan avans faizi oranlarının da o tarihte .... tarafından yayınlanan avans faizi oranları olduğu, bilirkişi ek raporunda yapılan hesaplamanın isabetli olduğu gerekçesiyle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davalı borçlunun borcunu ödememesi üzerine müvekkilinin takip talebinde alacağını Euro olarak talep ettiğini, davalının borcunun ifasında kusurlu olarak temerrüde düştüğünü, müvekkilinin seçimlik hakkını yabancı para borcunun aynen ödenmesi yönünde kullandığını, sözleşmede taşınmazın teslim tarihi belirtildiğinden, ifa zamanının kesin vade niteliğinde olduğunu, ayrıca bir ihtara gerek olmaksızın borçlunun temerrüdünün gerçekleştiğini, Mahkemenin 08.02.2024 tarihli ara kararının hukuka aykırı olduğunu, söz konusu ara karar uyarınca yapılan hesaplamanın hükme esas alınamayacağını, avans faizi üzerinden yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen sözleşme nedeniyle ödenen bedelin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle taraflar arasında imzalanan 24.01.2018 tarihli satış sözleşmesinde bağımsız bölümün satış bedelinin 550.000,00 TL KDV dahil olarak kararlaştırılmış olmasına, 4.000,00 TL'nin kaparo adı altında sözleşme tarihinde alındığına, 436.000,00 TL'nin 10.02.2018 tarihinde peşin, 110.000,00 TL'nin bağımsız bölümün tesliminde ödeneceğinin kararlaştırılmasına, sözleşmenin tamamı incelendiğinde taraflar arasında döviz üzerinden ödeme yapılacağına ilişkin bir düzenlemenin yer almamasına, davalının ihtarname ile temerrüde düşürüldüğünün, uygulanan faiz türünün yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.