Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/11 E. 2026/3937 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/11
Karar No
2026/3937
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/647 E., 2025/1623 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 4. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/428 E., 2024/127 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Oto Pazarlama A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalı ... Oto Pazarlama A.Ş.den 29.07.2021 tarihinde .......model sıfır aracı satın aldığını, ancak alındığı günden bu yana araçta birçok ayıp çıktığını, bu ayıplar giderilemediği gibi aracın defalarca servise bırakılmak zorunda kalındığını, "motor tahrik hatası, park sensörü hatası, emniyet kemeri hatası, geri görüş kamerası hatası, start-stop hatası, koltuk ısıtma hatası, digital gösterge paneli ve multimedya ekran hatası, direksiyon tuş takımı hatası, dikiz aynası hatası, sensör hatası" gibi birçok farklı ve gizli ayıp ortaya çıktığını ve aynı hatalar nedeniyle müvekkilinin aracını farklı tarihlerde olmak üzere toplam 8 kez servise bırakmak zorunda kaldığını, son olarak aynı hatalardan dolayı 31.08.2022 tarihinde aracın servise bırakıldığını, ayıplı aracın ayıpsız misli ile değişimi ve müvekkilinin aracı teslime hazır olduğu hususunda davalı şirkete ..... Noterliğinin 07.09.2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, ancak davalının misli ile değişim konusunda hiçbir girişimde bulunmadığını, bunun üzerine arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak anlaşma sağlanmadığını ileri sürerek; dava konusu aracın ücretsiz olarak aynı marka ve aynı tipte ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekilleri; müvekkili ... Oto Pazarlama A.Ş.nin dava konusu aracın ithalatçısı olmadığından husumet itirazlarının olduğunu, davacı tarafından diğer müvekkili ... Oto Servis A.Ş. arabuluculuk başvurusunda taraf olarak gösterilmediğinden davanın usulden reddinin gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının derhal ihbar şartını yerine getirmediğini, yetkili servis tarafından şikayetlerin tamamının cevaplandırıldığını, şikayetlere yönelik olarak parça değişimi, onarım vb. gibi bir işlem uygulanmadığı konularında davacının bilgilendirildiğini, araçta giderilemeyen bir arıza ve/veya servis ihtiyacının söz konusu olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere kullanım bedelinin araç bedelinden mahsubunun gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu aracın hasar kaydının bulunmadığının bildirildiği, Mahkemece üniversitelerde görev yapan öğretim görevlisi ve otomotiv alanında uzman makine mühendisi bilirkişilerden heyet ve ek heyet raporu alındığı, dava konusu aracın gerek servis girişlerinde ve aracın kullanımı sırasındaki video kayıtlarından araçtaki arızaların süreklilik gösterdiği, servisin müdahalelerine rağmen arızaların devam ettiği, araçtaki arızalar nitelik olarak zaman zaman ortaya çıkmasından dolayı arızaların tekrar edebileceğinden mutat şekilde kullanılmayacağı, araçtaki arızaların sorunların tekrar ortaya çıkması halinde tam olarak giderilmeyeceği gibi aracın bu şekilde kullanılmasının davacının isteklerini karşılamayacağı, araçta oluşan arızaların aracın elektrik-elektronik sisteminde zaman zaman ortaya çıkan geçici, süreklilik göstermeyen arızalardan olduğu, aracın elektrik elektronik kontrol sisteminin imalat kaynaklı ayıplı olduğu, arızaların kök nedeninin bulunmasının mümkün olmadığı, dolaysıyla aracın onarımın mümkün olmadığı, davaya konu araçtaki sorunların tek bir yerde olmadığı, zaman içerisinde farklı kısımlarda sorunların ortaya çıktığı ve genele yayılma eğilimi içerisinde olduğu, davacı tarafça aracın çeşitli kereler servise götürülmesine rağmen araçtaki sorunun davalı şirket tarafından tam olarak tespit edilemediği ve sorunların değişik tarihlerde çıkmaya devam edebileceği değerlendirildiğinden davacı tüketicinin misli ile değişim talebinin orantılı olduğu, 11.10.2022 tarihli "Hukuk Uyuşmazlıklarında (Tüketici) Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı"nın incelenmesinde; uyuşmazlığın sadece ... Oto Pazarlama A.Ş.ye yöneltildiği, diğer davalı ... Otomotiv Servis ve Tic. A.Ş.ye yönetilmediği ve bu şirket yönünden arabulucuya başvurmadan doğrudan açıldığı anlaşıldığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddinin gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalı ... Otomotiv Servis ve Tic.A.Ş. aleyhine açılan davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2 maddesinde hüküm altına alınan ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73/A maddesi ile 6100 sayılı Kanunun 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, diğer davalı ... Oto Pazarlama A.Ş. aleyhine açılan davanın kabulüne, davaya konu aracın davacı tüketiciden ücretsiz alınarak, aracın davalı ... Oto Pazarlama ve Tic. A.Ş. tarafından ayıpsız misli ile değiştirilerek davacı tüketiciye verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı ... Oto Pazarlama A.Ş. vekili istinaf isteminde bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı ..... Oto Pazarlama A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ..... Oto Pazarlama A.Ş. vekili; bilirkişi raporuna yaptıkları itirazlarının değerlendirilmediğini, hükme esas alınan raporun denetime elverişli olmadığını, bilirkişi raporlarının varsayımsal ve tahmin üzerine olduğunu, araç üzerinde yapılan inceleme sırasında bir arıza ile karşılaşılmadığını ancak davacının şikayetlerini iletmesinden ve şikayetleri tanımlamasından yola çıkılarak aracın gizli ayıplı olduğu şeklinde bir yorum yapıldığını, yetkili servis teknik yetkilileri tarafından yapılan incelemeler sonucunda araç üzerinde giderilemeyen herhangi bir arıza bulunduğuna dair tespite ulaşılamadığını, araçta parça değişimi, onarım gibi işlemlerin uygulanmadığı konusunda davacının bilgilendirildiğini, müvekkili ithalatçı şirket olmadığından davanın husumet yönünden reddedilmesi gerektiğini, davanın zamaşımına uğradığını ve derhal ihbar yükümlülüğüne uyulmadığını, davacının seçimlik haklarını kullanma şartlarının gerçekleşmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte kullanım bedelinin hakkaniyet gereği araç bedelinden mahsubunun gerektiğini, dava konusu araçta herhangi bir gizli ayıbın bulunmadığını ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı tüketicinin sıfır kilometre olarak satın aldığı aracın imalattan kaynaklı ayıplı olduğu iddiasıyla ayıpsız misliyle değiştirilmesi istemine ilişkindir.

Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere, özellikle alınan bilirkişi heyet ve ek raporu denetime açık, hüküm kurmaya elverişli olup söz konusu raporlarda belirtildiği üzere, dava konusu aracın servis girişleri ve aracın kullanımı sırasındaki video kayıtlarından araçtaki arızaların süreklilik gösterdiği, servisin müdahalelerine rağmen arızaların devam ettiğinin görüldüğü, araçta oluşan arızaların aracın elektrik-elektronik sisteminde zaman zaman ortaya çıkan, geçici, süreklilik göstermeyen arızalardan olduğu, teşhisi yapılamayan arızaların kök nedeninin bulunması mümkün olmadığından aracın onarımının da mümkün olmadığı, bunun sıfır kilometre araçtan beklenilen faydayı ortadan kaldıran nitelikte bir durum olduğu, dava konusu aracın gizli ayıplı olduğu, davacının seçimlik hakkını misli ile değişim şeklinde kullanmasının hakkaniyete, taraflar arasındaki hak ve menfaatler dengesine de uygun olduğu, davacının aracı, davalının da ödenen bedeli kullanması karşısında kullanım bedelinin mahsubu talebinin 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun özü ve ruhuna aykırı olduğunun anlaşılmasına göre, davalı ..... Oto Pazarlama A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/11, K. 2026/3937, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2026-11-e-2026-3937-k-0f895ffdb6cd