Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/1030 E. 2026/1866 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1030
- Karar No
- 2026/1866
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi(İlk Derece) SAYISI : 2025/4 E., 2025/13 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar (birleşen davada davacılar) tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı, davalı çiftçiler ile üretimini gerçekleştirecekleri hibrit yüksek verimli tohumlukların tarlalarına ekilmesi ile sonucunda elde edilecek ürünün satın alınması hususunda yazılı sözleşme yapıldığını, sözleşmede üründen beklenen referans verim değerinin belirtildiğini, davalılara ayni ve nakdi avanslar verilerek üretimin karşılandığını, üretim sonunda elde edilen tohuma sözleşmede yazılı hesaplama yöntemine göre değer biçildiğini, bu bedelden ayni ve nakdi avanslar düşüldükten sonra bakiye bedelin çiftçiye ödendiğini, davalıların öngörülen üretimi yapamadıklarını, üretilen ürünün davalılara verilen ayni ve nakdi avansları dahi karşılamadığını, diğer çiftçilerin yeterli ürün elde ettiklerini, davalıların zarara ilişkin taleplerinin haksız olduğunu, verilen karar ile en az üretim yapanın en çok tazminat aldığı bir sonucun ortaya çıktığını, davalılara verilen avans, iyileştirme bedeli olarak değerlendirilerek davalıların taleplerinden düşürülmediğini, fiilen gerçekleştirilmeyen üretimin bedelini ve masraflarını karşılamak zorunda bırakıldığını, tahkim yargılamasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun) usulüne tabi olduğunu, davalıların talepleri hakkında ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerektiğini, davalıların dava dilekçelerinde umulan hasılatın elde edilememesi sebebiyle uğradıkları zararın giderilmesini istemelerine rağmen bir bedel talebinde bulunmadıklarını, davada davalıların tazminat taleplerinin belirli hale gelmediğini, buna rağmen hakem kurulu tarafından tespit edilen alacağın kısmen kabulüne karar verildiğini, ancak hangi talebin reddine karar verildiğinin hükümde belirli olmadığını, davada tarafların talepleri ve maddi hukuk çerçevesinde karar verilmesi gerektiğini, hakem kurulunun yetkisini aşarak karar verdiğini, bu hususun iptal sebebi olarak yasada düzenlendiğini ileri sürerek; Türkiye Tohumcular Birliği Hakem Kurulunun 12.02.2025 tarihli kararının iptaline karar verilmesini istemiştir. 2.Birleşen davada, davacılar; davalı ile aralarında 30.04.20 23... .05.2023 tarihli sözleşmelerin yapıldığını, tahkim yargılaması sırasında tanıklarının beyanları alınmadan ve uyuşmazlık aydınlatılmadan karar verildiğini, davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verildiğini, taleplerinin tamamına karar verilmesi gerektiğini, katsayı hesabının hatalı olduğunu, tahkimde sürelerin aşıldığını, geç karar verildiğini, savunma hakkının ihlal edildiğini, hakem kurulunun tahkim sözleşmesi dışında kalan bir konuda karar verdiğini ileri sürerek; Türkiye Tohumcular Birliği Hakem Kurulunun 18.03.2025 tarihli kararının iptaline karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP: Asıl ve birleşen davada; davalılar ve davalı, davaya cevap vermemişlerdir. III. MAHKEME KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 436/1-c ve ç maddesi gereğince, hakem kararlarının dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesi ve bir sıra numarası altında açık ve kesin bir biçimde taraflara yüklenen hak ve borçlar ile yargılama giderlerinin hükmen gösterilmesi gerektiği, davaya konu 12.02.2025 tarihli hakem kararının hüküm fıkrası niteliğinde bulunan ''Sonuç olarak'' başlığı altında, ''davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine'' karar verilmiş ise de, asıl ve birleşen davalara ilişkin ayrı ayrı hüküm kurulmadığı, her bir davacının ne kadar miktarda talepte bulunduğu ve her bir davacının talepte bulunduğu miktarın ne kadarının kabul, ne kadarının reddedildiği anlaşılamadığı, buna göre taraflar yönünden uyuşmazlık aydınlatılmadan karar verildiği, gerekli açıklama içermeyen hükmün infazda tereddüt uyandıracak nitelikte olduğu, bu durumda asıl ve birleşen davalarda talep edilen miktarlar ve hakem kararının hüküm kısmı açık olmadığından hükmün infazında tereddüt oluşturacağı, hükmün 6100 sayılı Kanun'un 436/1. maddesi uyarınca açık ve tereddüt uyandırmayacak şekilde olması gerektiği kuralına aykırı olduğu; ayrıca, hakem kurulunun davacı yetiştiricilerin tahkim yargılamasında talep ettikleri bir alacak / tazminat miktarı bulunmazken, sözleşme hükümlerini uygulamak suretiyle tarafların alacak ve borçlarını kendiliğinden tespit ederek hesaplayıp buna göre tazminata karar verdiği anlaşıldığı, davacı üretici şirket tarafından davada iptal nedeni olarak ileri sürülen, yetiştirici çitçilerin öngörülen üretimi yapamadıkları, üretilen ürünün davalılara verilen ayni ve nakdi avansları dahi karşılamadığı, diğer çiftçilerin yeterli ürün elde ettikleri, davalıların zarara ilişkin taleplerinin haksız olduğu, karar ile en az üretim yapanın en çok tazminat aldığı bir sonucun ortaya çıktığı, davalılara verilen avans, iyileştirme bedeli olarak değerlendirilerek davalıların talebinden düşürülmediği, fiilen gerçekleştirilmeyen üretimin bedelini ve masraflarını karşılamak zorunda bırakıldığı iddiası ile davacı yetiştiriciler tarafından davada iptal nedeni olarak ileri sürülen, verimin tespitinde kullanılan katsayı hesabının hatalı olduğu iddiası yönünden; hakemin hukuku doğru uygulayıp uygulamadığı, başka bir ifade ile kararın pozitif hukuk kurallarına göre isabetli olup olmadığı iptal sebebi olmadığından, davada inceleme konusu yapılmadığı, davacı yetiştiriciler davada iptal nedeni olarak, tahkimde sürelerin aşıldığı ve geç karar verildiği iddiasında bulunmuş ise de, hakem kurulunun, Türkiye Tohumcular Birliği Tüzüğü'nün 19/A maddesinde düzenlenen "(l) Hakem Kurulu Komisyonu, cevap yazısı / yazılarının Hakem Kuruluna ulaşmasından itibaren 60 gün içinde uyuşmazlığa ilişkin kararını verir. Bu süre uyuşmazlığın taraflarının açık ve yazılı muvafakati ile uzatılabilir." hükmü gereğince, davacı üretici şirketin 22.01.2025 tarihli süre uzatım talebini uygun bularak bir ay süre vermesi nedeniyle tahkim yargılamasının 12.02.2025 tarihinde tüzükte tayin edilen süre içinde sonuçlandırıldığı anlaşıldığı, asıl ve birleşen davalarda talep edilen miktarlar ve hakem kurulu kararının hüküm kısmı açık olmadığı için infazda tereddüt oluşturacağı, hükmün 6100 sayılı Kanun 436/1. maddesine göre açık ve tereddüt uyandırmayacak şekilde olması gerektiği kuralına ve kamu düzenine aykırı olduğu (HMK md. 439/2 (ğ)); ayrıca, hakem kurulunun, davacı yetiştiricilerin tahkim yargılamasında talep ettikleri bir alacak / tazminat miktarı bulunmazken, taraflar arasında yapılan sözleşme hükümlerini uygulamak suretiyle tarafların alacak ve borçlarını talep olmaksızın kendiliğinden tespit edip hesaplayarak buna göre karar vermesinin yetki aşımı niteliğinde olduğu (HMK md. 439/2 (d)) anlaşıldığından 6100 sayılı Kanun'un iç tahkime ilişkin 407 ve devamı maddeleri ile aynı Kanun'un iptal davasına ilişkin 439/2 (d) (ğ) maddesi gereğince; asıl davanın kabulüne, dava konusu Türkiye Tohumcular Birliği Hakem Kurulu Komisyonunun 12.02.2025 tarih ve HK-2024-40 sayılı kararının iptaline, birleşen davanın kabulüne, dava konusu Türkiye Tohumcular Birliği Hakem Kurulu Komisyonu'nun 12.02.2025 tarih ve HK-2024-40 sayılı kararının iptaline karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalılar (birleşen davada davacılar) vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar (birleşen davada davacılar) vekili; yargılamada tanık beyanları alınmadan ve uyuşmazlığın aydınlatılması tümüyle yapılmadan karar verildiğini, yapılan incelemeye konu bilirkişi raporunun bildirilmediği ve hesaplamanın usulü hakkında inceleme yapılmaksızın karar verildiği, davanın ıslahı ya da bedel arttırım için süre verilmediğini, yapılan yargılamada talebe konu tohumluk kilo başına mısır miktarı katsayısı elle yazılmış olarak 12.250,00 TL bedelin müvekkillere taahhüt edildiği ve sözleşmede bu hususun açıkça yazıldığını, bu bedelin esas alınmayarak bilirkişi raporu ile tespiti ve kalan bedelin iadesine karar verilmesi gerektiğini, davanın kısmen kabulünün hukuka aykırı olduğunu, Hakem Kurulu kararında talebin tüm koşullarını normal yargılama aksine sınırları geniş olarak tartışabilecek ve konunun uzmanları ile karar vermek için davanın dayanağı olan vakıaları tespit edebilmek için uygun bulduğu tüm yöntemleri kullanacağını, Hakem kurulu kararında ilgili sözleşme hükmüne göre talebin tamamına karar verilmesi gerekirken usule aykırı olarak yargılama yapılmadığı ve ortalama ürün referans bedelinden ücret takdir edildiğini, müvekkillerin üretimdeki maliyetlerini dahi karşılamadığını, bu koşullarda müvekkillerin tarlalara sonraki dönemlerde mısır ekmediği küçülmeye giderek üretim yapamadığını ileri sürerek; asıl davada verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Türkiye Tohumcular Birliği Hakem Kurulu Komisyonunun 12.02.20 25... .03.2025 tarihli kararının iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda, tahkim yargılamasında asıl ve birleşen davalarda hüküm fıkrasının açık ve infaza elverişli olmadığı ve hakem kurulunun davacı yetiştiricilerin talep ettiği tazminat miktarını esas almaksızın sözleşme hükümlerine dayanarak kendiliğinden hesaplama yapıp tazminata karar verdiğinin anlaşıldığı, iptal davasında hakem kararının yerinde olup olmadığı veya hukukun doğru uygulanıp uygulanmadığı hususlarının değerlendirilemeyeceğinin anlaşılmış olmasına göre, davalılar (birleşen davada davacılar) vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine (İlk Derece) gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.