Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5664 E. 2026/2352 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5664
Karar No
2026/2352
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1065 E., 2025/1570 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2010/427 E., 2025/233 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin eczane sahibi ve mesul müdürü olduğunu, davalı Kurum tarafından müvekkilinin fatura ettiği 82 adet SSK, 8 adet Bağ-Kur hak sahiplerine ait olmak üzere toplam 90 adet reçetenin sahte olduğu iddiası ile imzalanan Protokolün 2 yıl süreyle feshedildiğini ileri sürerek, davalı Kurumun 20.09.2010 tarihli yazısıyla bildirdiği fesih işleminin ve bilahare belirlenecek olan cezai şartın iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu, davacının da aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan 19.02.2025 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı tarafın eczanenin kayden üzerine olmasına rağmen işleriyle fiilen dava dışı eşi T.K.'nın ilgilendiği, dava dışı ilaç mümessili Ö.K. ve S.M.A. beyanlarında davacıyı tanımadıklarını açıkça ifade ettikleri, bu itibarla davacının sahte reçete düzenlediğine ilişkin bir delilin bulunmadığı gerekçesiyle, davalı Kurumun 20.09.2010 tarihli yazıyla bildirdiği 2 yıl süre ile sözleşmenin feshedildiğine dair kararın ve bu karara bağlı olarak belirlenen cezanın da iptaline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının da yargılandığı ceza mahkemesi dosyasında, davacının sahteliği iddia olunan ve davalı Kuruma fatura edilen son reçete tarihinden itibaren özellikle dava dışı doktorlar ile bağlantısı tespit edilememekle, üzerilerine atılı TCK'nın 204/1-43 kapsamında kalan sahtecilik suçuyla ilgili olarak zamanaşımı sürelerinin dolduğu gerekçesiyle CMK'nın 203/8 maddesi gereğince düşme, nitelikli dolandırıcılık suçundan ise delil yetersizliğinden beraat kararı verildiği ve kararın kesinleştiği, davacı eczacının sahte olarak düzenlenen reçeteleri düzenleyen dava dışı 3. kişilerin eylemlerine dahil olduğu ispatlanamadığı, Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; Mahkeme kararının eksik incelemeye dayalı olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, Ceza Mahkemesince delil yetersizliğinden kasıt yokluğu gibi nedenlerle verilen beraat kararlarının ve usulden verilen düşme kararlarının hukuk mahkemelerini bağlamayacağını, müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemin yerinde olduğu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sağlık hizmeti satın alma sözleşmesine aykırılık nedeniyle uygulanan cezai şart işleminin iptali istemine ilişkindir. 1. Davaya konu 20.09.2010 tarihli davalı Kurum işleminde; davacı eczacının davalı Kuruma teslim ettiği 20 05... yıllarına ait bazı reçetelerin incelenmesi sırasında 82 adedi SSK, 8 adedi Bağ-Kur hak sahiplerine ait olmak üzere toplam 90 sahte reçeteyi; fatura edip bedelini davalı Kurumdan tahsil ettiği tespit edildiğinden 2010 yılı Protokolünün (6.3.19.) maddesindeki; ''... Eczacı ya da eczane çalışanlarınca Kurumu zarara uğratmak amacıyla kasıtlı olarak Kuruma sahte ilaç fiyat kupürü veya sahte reçete veya sahte rapor fatura edildiğinin tespiti halinde reçete bedelinin 10 katı tutarında cezai şart uygulanarak sözleşme feshedilir ve 2 yıl süre ile sözleşme yapılmaz. Uygulanacak cezai şart 10.000 TL'den az olamaz...'' hükmü gereğince, 2010 yılı SGK Eczane Sözleşmesinin 2 yıl süreyle feshedildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Davacının da sanık olarak yargılandığı Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/41 E., 2021/348 K. sayılı ve 04.10.2021 tarihli kararının incelemesinde; davacının sahteliği iddia olunan ve davalı Kuruma fatura edilen son reçete tarihinden itibaren özellikle dava dışı doktorlar ile bağlantısı tespit edilememekle üzerilerine atılı TCK'nın 204/1-43 kapsamında kalan sahtecilik suçuyla ilgili olarak zamanaşımı sürelerinin dolduğu gerekçesiyle CMK'nun 203/8 maddesi gereğince düşme, nitelikli dolandırıcılık suçundan dolayı delil yetersizliğinden beraat kararı verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında hükme esas alınan 19.02.2025 tarihli bilirkişi raporunda; davaya konu edilen aynı içerikteki Protokol hükmünün güncel 2020 yılı Protokolün (5.3.10.) maddesinde aynen muhafaza edildiği, ceza davası neticesinde davacı hakkında düşme ve beraat kararı verildiği, bu kararın eldeki davaya etkisine Mahkemece itibar edilmesi durumunda davacıya davalı Kurum tarafından uygulanan fesih ve cezai şarta ilişkin işlemlerin iptali gerektiği, ceza yargılamasının eldeki davaya etkisi olmadığı yönünde karar verilmesi durumunda ise, davalı Kurum müfettiş raporuna konu ve raporda 8 ve 9. sayfalarda yer alan somut tespitlerden yola çıkarak sahte olduğu nitelendirilen reçete bedellerinin ancak davacı eczane tarafından tahsilinin mümkün olabileceği, bu durumda davacının fesih ve cezai şartın iptal talebinin yerinde olmayacağı, davalı Kurumun uyguladığı işlemlerin taraflar arasında imzalanmış sözleşme hükümlerine uygun olduğu belirtilmiştir. Somut olayda İlk Derece Mahkemesince; hükme esas alınan 19.02.2025 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı tarafın eczanenin kayden üzerine olmasına rağmen işleriyle fiilen dava dışı eşi T.K.'nın ilgilendiği, dava dışı ilaç mümessili Ö.K. ve S.M.A. beyanlarında davacıyı tanımadıklarını açıkça ifade ettikleri, bu itibarla davacının sahte reçete düzenlediğine ilişkin bir delilin bulunmadığı gerekçesiyle, davalı Kurumun 20.09.2010 tarihli yazıyla bildirdiği 2 yıl süre ile sözleşmenin feshedildiğine dair kararın ve bu karara bağlı olarak belirlenen cezanın da iptaline karar verilmiş ise de, davacının sahte reçete düzenlediğine ilişkin yeterli araştırmanın yapılmadığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; davacının da sanık olarak yargılandığı ceza dosyası getirtilip delil olarak değerlendirilmek suretiyle, dava dışı hastaların reçetelere konu ilaçları alıp almadığının tespit edilmesi ve davalı Kurum soruşturma dosyası ve müfettiş raporu da değerlendirilerek, davacı eczacı ya da dava dışı eczane çalışanlarınca davalı ... zarara uğratmak amacıyla kasıtlı bir eylem gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği belirlenmek suretiyle, taraflar arasındaki Protokol hükümlerine göre dava konusu uyuşmazlığa ilişkin değerlendirme yapılması ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve Kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozma sebebine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, 3. Bozma sebebine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5664, K. 2026/2352, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5664-e-2026-2352-k-1f55f0e54edd