Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5536 E. 2026/502 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5536
- Karar No
- 2026/502
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/382 E., 2024/1107 K. DAVA TARİHİ : 03.03.2017 İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/692 E., 2024/16 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; müvekkili müteahhitlik şirketi ve bu şirketin yetkilisi ve ortağı olan diğer müvekkili ... ile arsa sahibi olan davalı ... arasında ... Mahallesi 30 21... parselde kayıtlı taşınmaz için arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin yapıldığını, müvekkillerinin tefecilik yapan diğer davalı ...'den bir kısım taşınmazların teminat olarak verilmesi karşılığında 146.500,00 USD faizli para aldıklarını, daha sonra davalı ... ile aralarında yeni bir protokol yaparak borcu 550.000,00 TL olarak güncellediklerini, güncellenen bu borca teminat olarak müvekkilleri ile davalı ... arasında imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesinde müvekkillerine ait olacağı kararlaştırılan 1 ve 13 numaralı dairelerin verildiğini, yine dava dışı ... adına kayıtlı bir taşınmazın davalı ...'e devredileceğinin ve 80.000,00 TL de nakit ödemenin davalı ...'e yapılacağının kararlaştırıldığını, müvekkillerinin protokol kapsamında olan borçlarını davalı ...'e ödeyemediklerini ve davalı ... aleyhine tefecilik yaptığından bahisle, şikayetçi olmaları üzerine yapılan yargılama neticesinde tefecilik suçundan mahkum olduğunu ve kararın kesinleştiğini, müvekkillerinin davalı ...'den aldığı 146.500,00 USD'nin 1,49 TL kur karşılığından 219.750,00 TL'ye denk geldiğini, aldığı bu borçtan dolayı müvekkillerinin yaptığı tüm tapu devirlerinin, satış vaadi sözleşmesi düzenlenmesinin, temlik sözleşmesi düzenlenmesinin, kambiyo senedi düzenlenmesinin, protokollerin tek amacının tefecilik kapsamında alınan bu borcun ifası olduğunu ve geçersiz olduğunu belirterek, 30 21... parselde bulunan 1 ve 13 nolu bağımsız bölümlerin davalı ... adına olan tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili şirket adına tescilini, davalı ... tarafından davalı ... aleyhine açılan davada söz konusu 1 nolu bağımsız bölümün tapusu iptal edilerek davalı ... adına tescil edilir ise bu defa bu tapunun iptal edilerek yine müvekkili şirket adına tescilini, söz konusu 1 nolu bağımsız bölüm için davalı ... ile davalı ... arasında yapılan ve müvekkilleri aleyhine gizli borç doğuran ... Noterliğinin 18.02.2009 tarihli satış vaadi sözleşmesinde davalı ...'nün borçlu olmadığının tespitine, müvekkillerinin davalı ...'e gerçek borcunun tespiti ile gerçek borç miktarının 219.750,00 TL olduğu gözetilerek 30 37... parselde kayıtlı 13 nolu bağımsız bölümün davalıya devir tarihindeki değerinin belirlenip 219.750,00 TL'den mahsup edilerek bakiye kısmın davalı ...'e devir tarihi olan 27.10.2008 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline, bu mahsuplaşma yapılarak bakiye bedel tespit edilirken davalı ...'e elden ödenen ve davalının icra takipleri ile elde ettiği miktarın da gözetilmesine, Gaziantep 13. İcra Müdürlüğünün 2016/78301 E. sayılı (Gaziantep 5. İcra Müdürlüğünden aktarılan) ve 2016/78331 E. sayılı takiplerden davacıların borçlu olmadıklarının tespitine, Gaziantep 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/635 E. sayılı dosyasından açılan dava sebebi ile ve bu dosyadan kaynaklanacak hacizlerden müvekkillerinin sorumlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili; davacıların müvekkilinden 146.500,00 USD borç aldığını, borç ödenmeyince davacılar aleyhine Gaziantep 5. İcra Müdürlüğünün 2010/4100 E. ve 2010/4373 E. sayılı dosyalarından ve Gaziantep 3. İcra Müdürlüğünün 2010/225 E. sayılı dosyalarından takip başlattıklarını, davacıların taraflar arasında düzenlenen protokol ile müvekkiline 550.000,00 TL borçlu olduklarını ve 53.200,00 TL ödeme yaptıklarını ikrar ettiklerini, aynı protokol ile müvekkili avukatına 60.000,00 TL vekalet ücreti ödeneceğinin kararlaştırıldığını, 13 nolu bağımsız bölümün davacılar ile diğer davalı ... arasındaki Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi uyarınca zaten yüklenici/davacılara ait olduğunu, başlattıkları icra takibi dosyalarından (2010/4373 E.) İİK 94/2 maddesi uyarınca yetki alıp Gaziantep 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/635 E. sayılı dosyasından diğer davalı ... aleyhine tapu iptali ve tescil talepli dava açtıklarını, davanın kabul edilerek 13 nolu bağımsız bölümün davacı şirket adına tescilinin sağlandığını, bu bağımsız bölümün sonradan davacı şirket tarafından 19.02.2009 tarihinde 270.000,00 TL bedel ile müvekkiline satıldığını/ temlik edildiğini, 1 nolu bağımsız bölümün ise diğer davalı ... adına tescilli olduğunu, 18.02.2009 tarihinde noter satış sözleşmesi ile müvekkiline satıldığını, diğer davalı ...'nün taşınmazı devre yanaşmayınca açtıkları tapu iptal ve tescil davası ile taşınmazın müvekkiline geçtiğini, davacı tarafın 54.000,00 USD bedelli senedi 146.500,00 USD bedelli senedin teminatı olarak verildiği iddiasını da kabul etmediklerini, neticede her iki kambiyo senedinden kaynaklanan borcun ödenmediğini, davalı müvekkilinin tefecilik ile suçlanıp borcun hükümsüz olduğunun kabul edilemeyeceğini, her iki senet için ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğunu, davacı tarafların dava dilekçesinde 146.500,00 USD borç aldıklarını kabul ederek o günkü kur üzerinden TL ye çevirip 219.750,00 TL borçlu olduklarını bildirdiğini, 26.08.2010 tarihli protokolde ise borçlarının 470.000,00 TL olduklarını kabul ettiklerini, davacıların beyan ve iddialarının çelişkili olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
2. Davalı ... vekili; davacılar ile diğer davalı ... arasındaki ilişkinin tarafı olmadığını savunarak, davanın müvekkili yönünden husumetten reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. Davanın açıldığı Gaziantep 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.12.2019 tarihli kararıyla; görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle, görevsizlik kararı verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 17.12.2020 tarihli kararıyla; tapu iptal ve tescil talebine ilişkin davanın mevcut esas üzerinden yürütülmesi, diğer taleplere ilişkin davaların ayrılarak ayrı bir esasa kaydedilmesi ve bu davalar yönünden görevsizlik kararı verilmesi, bu davalar sonucunda verilecek kararın sonucunun eldeki tapu iptal ve tescil davası yönünden bekletici mesele yapılıp varılacak uygun sonuç uyarınca tapu iptal ve tescil talebi ile ilgili bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; Gaziantep 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.03.2021 tarihli kararıyla; tapu iptal ve tescil talebine ilişkin davanın mevcut esas üzerinden yürütülmesine, diğer taleplere ilişkin davaların ayrılarak ayrı bir esasa kaydedilerek bu davalar yönünden Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğundan görevsizlik kararı verilmiş, talep üzerine dosya görevli Mahkemeye gönderilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tefecilik suçunu oluşturacak şekilde bağıtlanan tüketim ödüncü sözleşmesinin "kesin olarak hükümsüz" olacağı, davacıların gerek ceza yargılamasında gerekse hukuk yargılamasının her aşmasında 146.500,00 USD borç aldıklarını ikrar etmiş oldukları, bu durumda her ne kadar tefecilik kapsamında düzenlenen senetler geçersiz ise de davacının ikrarı gözetildiğinde davacıların davalı ...'e karşı 146.500,00 USD borçtan sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, herkesin aldığını geri vermesi gerektiğinden davacıların davalı ...'e 146.500,00 USD ödüncü iade edeceği, davalı ...'in ise teminat olarak aldığı taşınmazları iade edeceği, dava konusu 13 nolu bağımsız bölüm ilk olarak davacı ... adına kayıtlı iken 26.09.2008 tarihinde davalı ... adına satış sözleşmesi ile tescil edildiği, davalı ...'in ise taşınmazı dava dışı üçüncü kişiye 02.02.2011 tarihinde sattığının anlaşıldığı, bu durumda iade imkanı ortadan kalkan taşınmazın bedelinin tespit edilerek davacıların 146.500,00 USD borcundan mahsubunun gerektiği, tarih olarak da tasarruf tarihi olan 26.09.2008 esas alınacağı, Gaziantep 5. İcra Müdürlüğünün 2010/4100 E. sayılı takip dosyasına yönelik menfi tespit istemi yönünden, ceza yargılamasında bu dosyada takibe konulan bononun ve bonoda mündemiç borcun tefecilik kapsamında alındığının hüküm altına alındığı, ceza hakimin bu kararının hukuk hakimini bağlayacağı, dolayısıyla bu takip dosyasından davacıların borçlu olmadıkları, Gaziantep 5. İcra Müdürlüğünün 2010/4373 E. sayılı takip dosyasına yönelik menfi tespit istemi yönünden, her ne kadar davalı vekili cevap dilekçesinde bu taşınmazı alacağın temliki hükümleri kapsamında davacılara 270.000,00 TL ödeyerek temlik aldığını ifade etmişse de, savunmalarına göre bunun kabulünün mümkün olmadığı, 146.500,00 USD ve 54.000,00 USD alacaklı olduklarını iddia ettikleri davacılara, taşınmaz satın almak için yeniden 270.000,00 TL ödemeleri hayatın olağan akışına uygun olmadığı, ceza yargılamasında açıkça bu dosyadan başlatılan takibin de tefecilik kapsamında değerlendirildiği, davalı ...'nün satış vaadi sözleşmesinden borçlu olmadığının tespitine yönelik istem yönünden, 11.01.2024 tarihli celsede davacılar vekilinin bu talebe yönelik eldeki davadaki isteklerinin bahsi geçen satış vaadi sözleşmesinin hükümsüz olduğunun tespitine yönelik olduğunu beyan ettiği, 1 nolu bağımsız bölümün gerçekte dosya davacılarına ait iken davalı ...'den tefecilik kapsamında alınan borcun teminatı olarak devredildiği kanaatine ulaşıldığı, taşınmazı devreden davalı ...'nün açıkça davalı ... ile aralarında hiçbir alışverişin olmadığını beyan ettiği, 1 nolu bağımsız bölümün arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davacı ...'e isabet ettiği, davacıların bu istemde hukuki yararlarının bulunduğu, tefecilik kapsamında düzenlendiği anlaşılan Gaziantep 7. noterliğinin 18.02.2009 tarihli ve 4269 yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesinin geçersiz/ hükümsüz/ batıl olduğunun tespitine karar verildiği, Gaziantep 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/635 E. sayılı dosyasından açılan dava sebebi ile ve bu dosyadan kaynaklanacak hacizlerden sorumlu olmadıklarının tespitin yönelik talep yönünden, bahsi geçen davanın eldeki dosya davalısı ... tarafından İİK 94/2 uyarınca alınan yetkiye dayalı olarak açılmış tapu iptali ve tescil davası olduğu, dava sonunda taşınmazın davacı şirket adına tescil edildiği, bu dosya kapsamında davacılar aleyhine verilmiş bir ihtiyati haciz kararı da olmadığından bu talep bakımından hüküm tesis edilmediği,davacı tarafın 71.349,65 TL'nin istirdadına yönelik istemi yönünden, 13 nolu bağımsız bölümün 2008 yılındaki değerinin 285.085,64 TL olduğu, devir tarihi olan 26.09.2008 tarihindeki USD/TL satış kurunun, TCMB sitesinden yayınlanan verilere göre 1,2375 olduğu, davalı ...'e taşınmazın devredildiği tarihteki değerinin 230.372,23 USD olacağı, bu taşınmaz yönünden dahi mevcut borcun karşılandığı, hatta 83.872,23 USD fazla ödeme yapıldığı, SMMM bilirkişisi raporuna göre, davacının protokol kapsamında davalı ... vekiline yaptığı ödemelerin ödeme tarihindeki kurlara göre yapılan hesabında, davacının davalı ... 267.784,23 USD-146.500 USD=121.284,23 USD fazla ödeme yaptığı, davalı ... hakkındaki tefecilik suçundan mahkum olduğu için iyi niyetli kabul edilmediği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde iddia ettiği gibi zaman aşımı definin yerinde olmadığı, davacılar için geri isteme hakkına yönelik zaman aşımı süresinin davalı ...'in tefecilikten mahkumiyet kararının kesinleştiği 18.09.2020 tarihinde başlayacağının kabulü gerektiği, davalı ...'nin davacılara tefecilik kapsamında ödünç vermesinin aynı zamanda bir haksız fiil olduğu, TBK 72. maddesi uyarınca davacıların doğan zararlarını isteyebilecekleri zaman aşımı yönünden ceza kanunlarında öngörülen uzamış zaman aşımının uygulanacağının kabulü gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile; davacıların Gaziantep 5. İcra Müdürlüğünün 2010/4100 E. sayılı takip dosyasından borçlu olmadıklarının tespitine, davacıların Gaziantep 5. İcra Müdürlüğünün 2010/4373 E. sayılı takip dosyasından borçlu olmadıklarının tespitine, Gaziantep 7. Noterliğinin 18.02.2009 tarihli Satış Vaadi Sözleşmesinin mutlak butlan ile batıl olduğunun tespitine, Gaziantep 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/635 E. sayılı dosyasından açılan dava sebebiyle ve bu davalardan kaynaklanan hacizlerden sorumlu olmadıklarının tespitine yönelik talep yönünden hüküm tesisine yer olmadığına,71.349,65 TL'nin 27.10.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine, karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı ... vekili istinaf yoluna başvurmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporu, toplanan deliller, Gaziantep 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/383 E., 2017/18 K. sayılı dosyası dikkate alınarak Mahkeme kararının isabetli olduğu gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı ... vekili temyiz yoluna başvurmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili; davacıların talep sonuçlarının açık olmayıp birbiri ile çeliştiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, 2008 yılından bu yana davacıların aleyhlerine yapılan takip ve açılan davalara itirazlarının olmadığını, müvekkilinin tefecilik yapmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, takip dosyalarından davacıların borçlu olmadıklarının tespiti, satış vaadi sözleşmesinin mutlak butlanla batıl olduğunun tespiti ve alacak istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle davalı ... aleyhine tefecilik suçundan yapılan yargılama sonucunda kesinleşen ceza dosyasında davacılar aleyhine takibe konulan bononun ve bonoda mündemiç borcun tefecilik kapsamında alındığının hüküm altına alınmış olduğu, ceza yargılaması neticesinde kararın 18.09.2020 tarihinde kesinleştiği, zaman aşımının henüz dolmadığı, davacıların davalılar arasında imzalanan 18.02.2009 tarihli Satış Vaadi Sözleşmesinin hükümsüzlüğünü istemekte hukuki yararları olduğunun anlaşılmasına göre, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.