Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5341 E. 2026/2326 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5341
Karar No
2026/2326
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/842 E., 2025/969 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Yalova 1. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2024/1685 E., 2024/710 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında devre mülk sözleşmeleri imzalandığını, sözleşmelerin zorunlu unsurların çoğunu içermediğini, sözleşmeye uygun devir yapılmadığını, tecrübe ve muayene şartının da yerine getirilmediğini, davalılar arasında organik bağ bulunduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek sözleşmelerin geçersizliğinin tespiti ile iptaline, sözleşmeler nedeniyle ödenen toplam 10.625,00 TL'nin güncel alım gücü üzerinden değerinin hesaplanarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.625,00 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... A.Ş. vekili; uyuşmazlık miktarına göre hakem heyetinin görevli olduğunu, arabuluculuk sürecinin yapılmadığını, davalı ile yapılan herhangi bir sözleşmenin bulunmadığını, husumet itirazlarının olduğunu, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davalı ile diğer davalılar arasında organik bağın bulunmadığını, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şirketler cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında devre mülk sözleşmesi imzalandığı, tapuda devir yapıldığından sözleşmenin geçerli hale geldiği, dava konusu yerin tesliminin gerçekleşmediği, cayma hakkının dava yolu ile kullanıldığı, davacıya tapuda pay devri yapılan yerdeki hissedar sayısı nazara alındığında tatil hakkını kullanmasının fiilen mümkün bulunmadığı, davalıların tapuda devir edimini yerine getirmelerine rağmen davacının tatil hakkını kullanmasına ilişkin edimlerini yerine getirmedikleri, sözleşmenin bu haliyle ifasının mümkün olmadığı, davalılar arasında organik bağ bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, sözleşmenin iptaline, 10.625,00 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, davacı adına olan tapu kaydının iptali ile önceki malik adına tesciline kesin olarak karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi 20.05.2025 tarihli ek kararıyla; kararın kesin olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı vekili 14.05.2025 tarihinde istinaf başvurusunda bulunduğu, 2 haftalık yasal başvuru süresinin dolmasından sonra istinaf kanun yoluna başvurulması nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca süresi içerisinde yapılmayan istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekirken Mahkemece farklı gerekçeyle istinaf talebinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince davacının süresi geçtikten sonra yapılan istinaf talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; Mahkeme kararının hatalı olduğunu, taleplerinin denkleştirici adalet ilkesine göre hesaplama yapılması olmasına rağmen taleplerinin reddedildiğini, emsal Yargıtay kararı gereğince denkleştirici adalet ilkesinin uygulanmasının gerektiğini, yapılan ödemenin üzerinden uzunca bir zaman geçtiğini, bu durumun davacı yönünden büyük zarar oluşturacağını, davalılarında haksız kazanç sağlamalarına neden olacağını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, devre mülk sözleşmesinin iptali ve ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesi uyarınca iadesi istemine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde; gerekçeli kararın davacı vekiline 23.11.2024 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından iki haftalık süre geçtikten sonra 14.05.2025 tarihinde istinaf yoluna başvurulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince süreden istinaf başvurusunun reddine dair verilen karar ilamının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5341, K. 2026/2326, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5341-e-2026-2326-k-1bb410975db2